İnsan için can alıcı soru şudur: Sonsuzluğun bir parçası mısın, yoksa değil misin? Bu yaşamda, yani buradayken sonsuzlukla bir bağlantımız olduğunu anlayabilirsek yaşamımız boşa geçmemiş olur.
Carl Gustav Jung
Sevdiğimiz için mi özen gösteriyoruz yoksa özen gösterdiğimiz için mi seviyoruz?
Genellikle bakım vermenin ve bir başkasının sorumluluğunu üstlenmenin, halihazırda var olan yoğun bir sevginin doğal bir sonucu (bir zorunluluk) olduğu düşünülür. Tam aksini söyleyeceğim : Sevgi bir başlangıç noktası değil, verilen emeğin, gösterilen şefkatin, dökülen alın terinin ve kurulan bağın bir sonucudur. Selvi Boylum Al Yazmalım’ı hatırlayalım : ‘Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti.’
Bir insana emek verdikçe, onun kırılganlığına ortak olup ihtiyaçlarını giderdikçe ona olan sevgimiz ve bağlılığımız derinleşir. Dolayısıyla emek verdiğimizi, ihtimam gösterdiğimizi, üzerine titrediğimizi severiz.
Musterl temsilciniz bir haftadır mağdur olduğumu söylediğim halde x yetkili servise kargo parası vererek gönderin diyerek para talep ediyor @Apple@AppleSupport
6 aydır kullanmakta olduğum iPhone 15 telefonum kendi kendine kapanıyor, telefon görüşmelerinde ses gelmiyor ve telefonun batarya tarafı şişmeye başladı. Apple müşteri hizmetleri tarafından bir haftadır oyalanıyorum ve verdikleri yetkili servis numaralarına ulaşamıyorum @Apple
Yaşamın garip yanı bu; Hayat, sana onu nasıl yaşaman gerektiğini en sonunda öğretir; ama artık o bilgiyi kullanacak zamanın kalmamıştır. Ömrünün sonuna geldiğinde sadece şunu düşünürsün: 'Keşke bunları daha önce bilseydim’.
📌 Louis C.K.: Ridiculous ✍🏻
Çocukluk döneminde anksiyete yaşayan birçok insanın fark etmediği bir şey vardır. Sessiz olduğun için, sorun çıkarmadığın için, dikkat çekmediğin için ve duygularını belli etmediğin için çevrendekiler seni “yaşına göre çok olgun” biri olarak görür. Sen de zamanla bunun güçlü bir yönün olduğuna inanmaya başlarsın. Oysa çoğu zaman bu bir olgunluk değildir. Bu, anksiyetenin geliştirdiği bir hayatta kalma biçimidir. Kendini ifade etmezsin, duygularını bastırırsın ve hata yapmaktan kaçınırsın. Yıllar sonra ise sosyal ve duygusal gelişiminin bazı alanlarda yaşıtlarının gerisinde kaldığını fark edebilirsin. Çünkü olgun görünmek ile duygusal olarak sağlıklı gelişmek aynı şey değildir. Bazen çocukken “çok uslu” diye övülen çocuklar, aslında sadece çok kaygılı çocuklardır.
Bencillikten uzak olarak verdiğimiz her şey dünyamızı dışarı doğru büyütür. Hayatlarımız bize ait olduğu kadar başkalarına da aittir, bu yaşama ait olduğu kadar bir başka yaşama da aittir.
Koşulsuz sevgi, başarısızlık ve düş kırıklıklarına rağmen sevgi adına sevmeye, hayat adına hayatın hediyesine şükran duymaya, insanların içinde iyiliğin olduğuna inanmaya devam etmeyi taahhüt etmek demektir.
Sevmek sevinç duymaktır.
Osmanlı çınarı, bayrağımızı 7 iklimde gururla dalgalandırmıştır.
Osmanlı’nın yerini alan Türkiye Cumhuriyeti bu topraklardaki ilk değil, son devletimizdir.
Devlet-i ebet müddet, aziz milletimizin bizatihi kendisidir.
Türk milleti var oldukça devletimiz var olmaya devam edecek.
Nasıl bugün Hürmüz’deki çözümsüzlüğün bedelini tüm dünya ödüyorsa, şayet İsrail haydutluğunun önü kesilmezse bunun ceremesini de bölgeyle birlikte tüm insanlık çekecektir.
Avrupa’da İspanya’nın gösterebildiği cesaret ve sağduyulu tutumu başka ülkelerin de göstermesi tarihî bir sorumluluktur.
Bugün Gazze’de devam eden soykırımın kanı, buna tepkisiz kalanların eline yüzüne bulaşmıştır.
İran’da, Lübnan’da başlayan; Suriye’yi, Akdeniz’i, Afrika’yı tehdit eden bu saldırganlığın sonuçlarından da yine tepkisiz kalanlar mesul olacaktır.
İsrail durdurulmalıdır.
Bu, insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir.
Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir.
Türkiye, İsrail’in tüm sabotajlarına rağmen bölgesinde barışın ve huzurun ikamesi için elinden geleni yapacaktır.
Rahmi Koç’un bir Kürt kadın üzerinden sarf ettiği çirkin ifadeler; insan onurunu inciten, kadınları aşağılayan, toplumsal barışı zedeleyen ve ayrımcı anlayışları normalleştiren bir zihniyetin yansımasıdır.
Ülkemizin her ferdi; kimliği, kökeni, cinsiyeti ne olursa olsun eşit değere ve aynı saygınlığa sahiptir. Hiç kimsenin milletimizin herhangi bir kesimini aşağılamaya, ötekileştirmeye veya alay konusu yapmaya hakkı yoktur.
Zamanında devletin sağladığı ekonomik ve ticari zeminde palazlanarak küresel ölçekte güç kazanan büyük sermaye çevrelerinin millete tepeden bakan, vatandaşları kökeni ve kimliği üzerinden küçümseyen bir dil kullanması kabul edilemez. Milletimiz; emeğiyle, alın teriyle bu ülkeyi büyütmüş, hiçbir ayrıcalıklı zümrenin kendisini aşağılamasına sessiz kalmamıştır.
Servet, makam ve nüfuz insana üstünlük değil sorumluluk yükler. Bazı insanlar servetlerini miras alabilir; ancak karakter, görgü ahlak ve insanlara saygı mirasla edinilmez. Toplumun herhangi bir kesimini küçümseyerek yapılan sözde mizah; nezaketle, ahlakla ve vicdanla bağdaşmadığı gibi, sahip olunan imkânların insana gerçek bir erdem kazandırmadığını da gösterir. Gerçek asalet ve büyüklük; servette, unvanda veya soyadında değil, insana gösterilen hürmette saklıdır.
Nefret diline, ayrımcılığa ve toplumu kutuplaştıran söylemlere karşı gerekli hukuki sürecin işletilmesi önemlidir. Bu nedenle soruşturma başlatılması yönündeki talimatı dolayısıyla Adalet Bakanımız Akın Gürlek’e teşekkür ediyor, hukukun karşısında herkesin eşit olduğu ilkesinin tavizsiz şekilde korunmasını temenni ediyorum.
#RahmiKoçÖzürDile
@Akingurlek_
“Sonunda bir kişinin davranışının, sizinle olduğundan çok kendi iç mücadelesiyle ilgili olduğunu öğrendiğinizde, zarafeti öğrenirsiniz.”
—Paulo Coelho
Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Kahramanmaraş ve Mardin’de etkili olan aşırı yağış ve fırtınadan dolayı yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyor, afetten etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Devletimizin ilgili tüm kurumlarının sahada yürüttüğü çalışmaları yakından takip ediyor; yaraların en kısa sürede sarılacağına inanıyoruz. Bu zorlu süreçte görev yapan tüm ekiplerimize kolaylıklar diliyor, hayatın bir an önce normale dönmesini temenni ediyoruz.
#Gaziantep #Şanlıurfa #Diyarbakır #Kahramanmaraş #Mardin
🎙️ 1 MAYIS’TA ÇORUM’DAYIZ
Emeğin hakkı, adil paylaşım ve dünyada barış için #1Mayıs’ta Çorum’da buluşuyoruz.
🕙 10:00
📌 Çorum Saat Kulesi Meydanı
Paylaşımda adalet, dünyada barış!”
Sendikal Hareket Olarak Farkımız Tarzımızdır, Tavrımızdır
Bizim diğer örgütlenmelerden ayrılan yanlarımız var;
▫️Biz, hiçbir zaman kavga zemininden beslenmedik,
▫️Kaldırım taşı sökmedik,
▫️Esnaf canı kırmadık,
▫️Milletin aracını darp etmedik,
▫️Devlet varlığımıza kast etmedik,
▫️Değerlerimize düşmanlık etmedik,
Çünkü, bizim işimiz, kendimiz, derdimiz millet ve yükümüz yeniden güçlü medeniyettir.
▪️Eğitim-Bir-Sen demek; Anadolunun mesuliyet yurdu olduğunu bilmek ve mesuliyet duygusuyla hareket etmek demektir.
▪️Eğitim-Bir-Sen demek; “Her fikre saygım vardır, yeterki dinime küfretmesin, vatan haini olmasın” diyen M.Akif İnan tarafından kurulduğunu bilmek ve ilkelerine sadık kalmaktır.
▪️Eğitim-Bir-Sen demek; kavga zemininde rekabet sendikacılığı değil, rekabet zemininde akademik hizmet sendikacılığı yapmaktır.
▪️Eğitim-Bir-Sen demek; Sendikacılığı, korsan gemilerin limanı, köhne zihniyetlerin sopası yapmamak, vandalizmi saflarına sokmamaktır.
▪️Eğitim-Bir-Sen demek; eğitim-öğretim ve bilim çalışanları için toplu sözleşme marifetiyle 100 Kazanımın, 📌 https://t.co/30LSHgxVqs kamu görevlileri için Memur-Sen eliyle Emek Mücadelemizle 1124 Kazanımın 📌 https://t.co/V9SmK6ZYtF altında yeri, teri, imzası olmak demektir.
▪️Eğitim-Bir-Sen demek; sorunlardan beslenmek değil çözümleriyle güçlenmek, kazanımların merkezi olmak demektir.
35. Yılımıza yürüyoruz.
Kurulduğumuz andan geldiğimiz zamana, ilkelerinden ödün vermeden, istikametinden dönmeden yürüyen, her geçen gün daha da büyüyen sendikamızla gurur duyuyoruz,
“Diğerlerine göre değil değerlerine göre sendikacılık” yapan teşkilatımızla varız ve var olmaya devam da edeceğiz.
İyi ki Eğitim-Bir-Sen var
İyi ki Memur-Sen var