Atatürk’e ayyaş diyenlerin, milyonlarca mülteciyi ülkeye getirenlerin, domuz bağıyla insanları öldürenleri yüce meclise sokanların safına iki koltuk için geçenlerden alacak ne Atatürkçülük ve milliyetçilik dersimiz yok, hadi başka kapıya
Yok 49 olmuş..
Yok 50 olmuş..
Yok 51 olmuş...
Yemin ederim umurumda değil artık.
Benim emekliliğim dolmuş. Eşimin emekliliği dolmuş.
Tek çocuğum var.
Eşimle benim kazancımın toplamından daha çok kazancı var oğlumun.
Dünya sikime. Minare gözüme.
Bu ne amk?
Sizinle mi uğraşacağım? Ne haliniz varsa görün.
Koca bir ömrü "Solcu" olma adına "Halkçı" olma adına heder etmişim.
Köyde harika bir evim var. Gider arka balkonunda, Karadeniz ve orman manzarası ile rakımı içerim.
Canım sıkıldıkça Batum'a geçerim.
Fakirinin, cahilinin, aç açıkta olanın, çocuğuna tecavüz edilenin, karısını dövenin, açlıktan ağzı kokanın, asgari ücretle çalışanın, emekli maaşı ile yaşamaya çalışanın... Alayının....
Acıyorsam namerdim.
Beter olun.
Kim kazanırsa kazansın. Benden bu kadar.
Restoran ve kafeler , artık bulaşma kaynağı olduklarına ilişkin kanıtı sormalılar
Dünya'daki çalışmalardan söz etmiyorum, Türkiye'de 13 aydır salgının, yalnızca ve birincil olarak, restoran ve kafelerden kaynaklandığını gösteren FİLYASYON verimiz ne ?
Herkesin koşarak uzaklaştığı yere sağlıkçı koşarak gidiyor ama karşılığı almaya gelince kimsenin umurunda olmuyor. Hak edilen tek kalem zamlı maaş bizlerin hakkıdır. #SağlıkçıyaYüzde50Zam