“Güzel olarak yaratıldım ve mahir bir okçu gibi talim ettirildim.
Onun için bir an bile vuruşmaktan geri durmuyorum.
Şu iki gözümle yapmaktayım,
Ok atarak elimin yaptığı şeyi.”
Geçmiş sabit değildir; anlam değiştikçe geçmiş de değişir. Yaşadığınız bir kayıp o gün bir yıkımdır; beş yıl sonra "Beni olgunlaştıran dönüm noktası" olur. Zihin, hafızasını ve geçmişini “şimdiye” göre yeniden anlamlandırır.
“Hatırlamak, bir tür yaratmadır” | Proust
Kedilerde en güldüğüm özelliklerden biri, büyük bir özgüvenle bir işe girişip sıfır başarıyla sonuçlanınca Dedektif Clouseau gibi hiç bozuntuya vermemeleri. 50 kere kendinden emin kuş yakalamayı deneyip başaramamış mesela ama 51. kez denerken gene aynı.
Carl Jung’a göre, birçok insanın mutsuzluğunun nedeni, olması gereken kişi olmaya cesaret edememesidir. Bireyleşme süreci, insanın gösterebileceği en büyük cesareti gerektirir. Çünkü insanın en önemli meselesi, kendine özgü bir şahsiyet geliştirmektir.
hayatin siradanliginin cok guzel olusu…her gun ayni kaldirimlari yuruyup ayni vitrinleri gormek, ya da her gun ayni saatlerde bebegini gezdiren kadina rastlamak..ayniligin icindeki degisimleri hemen hissetmek sonra onun da bi zaman sonra aynilasmasi…
Gençliğinde çekicilikten uzak olmanın ıstırabını entelektüel birikimle telafi etmeye çalışan erkekler çalışıp “büyük hoca” olduğunda buradan devşirdiği cazibeyle kendine umutsuzca yeniden “flörtöz bir gençlik” icat etmeye çabalıyor