Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Nato Zirvesi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne “Ne gerek var? İktidara gelirsek yıkacağız” diyen vizyon fukaralarına bu eserin ne amaçla inşa edildiğini çok net biçimde göstermiştir.”
15 Temmuz'a "tiyatro" diyen, 15 Temmuz'un adını anmaktan hicap duyan anlayışı aziz milletimizin vicdanına havale ediyoruz.
Şehitlerimizin hatırasına, gazilerimizin fedakârlığına ve milletimizin iradesine saygısızlık eden bu zihniyeti en güçlü şekilde kınıyoruz.
📍Bahçelievler Belediye Meclisi
#15Temmuz
The stage is set in Ankara.
Under President Erdoğan’s leadership, Türkiye stands ready to welcome NATO members at a moment that will define the Alliance’s future.
The decisions taken in Ankara will not merely address immediate challenges — they will shape the Euro‑Atlantic security environment for the years ahead.
Collective defense remains the core of NATO, yet the strategic environment is shifting. Threats are multi‑domain, faster, and more complex. Traditional metrics no longer capture this reality. What matters now is output: deployable capability, industrial capacity, and operational readiness.
A stronger European contribution is essential — but restrictions on defense‑industrial cooperation undermine efficiency and slow response. These constraints have become strategic liabilities. European defense initiatives must remain fully inclusive of all NATO Allies.
The real issue is not only how we respond, but how we organize cooperation in a way that reflects today’s realities. The Ankara Summit will guide the Alliance in aligning its structures with the world it faces.
Türkiye’s objective is clear: a more coherent, more capable, and more resilient Alliance.
Netanyahu is the PM of an apartheid state that has occupied a defenseless people's lands for 60+ yrs in violation of UN resolutions.
He has the blood of Palestinians on his hands and can't cover up crimes by attacking Turkey.
Want a lesson in humanity? Read the 10 commandments.
Gazze'de idam öncesinde "Baba ve kızın vedası".
Son kez babalarını gören bu evlatların ahı bir ömür peşimizi bırakmayacak yazıklar olsun ki bu acıya tanık olmak da bize düştü.
#genocidelaw
Bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen Leyle-i Kadir vesilesiyle şunu ifade etmek isterim:
Zifirî karanlıkların inşallah kardan aydınlık günlere dönüşeceği dönemler yakındır.
İnşallah uzak olmayan bir tarihte coğrafyamızda çiçeklerin açtığı, yüzlerin güldüğü, kalplerin huzurla dolup taştığı o barış iklimini Müslümanlar olarak hep birlikte inşa edeceğiz.
Türkiye Cumhuriyeti her alanda güçlüdür, muktedirdir; her türlü saldırıyı püskürtecek, bekasına uzanan kirli elleri kıracak kudrete sahiptir.
Ortada durumu içler acısı halde olan tek bir kişi ve yapı vardır, o da ana muhalefet partisi ile onun genel başkanı ve yoldaşlarıdır.
Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye’nin dostluğunu zora sokacak son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediliyor.
Milletimizin kalbinde ve zihinde derin yaralar açacak, bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemelidir.
Türkiye’nin yeri de tavrı da bellidir; ateşin daha fazla yayılmaması, daha fazla kan dökülmemesi için gösterdiği olağanüstü çabalar da ortadadır.
Bugünkü hadise bağlamında yanlışta ısrar ve inat edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum.
Gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle eş güdüm içinde takip edecek, güvenliğimizi tahkim edecek ilave önlemleri almayı sürdüreceğiz.