Yanlışlıklar komedyasından sahte kahramanlar yaratılıyor.
Madem o kadar laiktiniz, neden kabul ettiniz Suud'da maç yapmayı?
Protokole neden yazdırmadınız marşımızı ve tabii ki Atatürk'ü?
Alayınız sahtesiniz, tek gerçek
#Atatürk !
O'nun da mirasını sömüre sömüre bitiremediniz!
“Aşırı bağımsızlık, yani neredeyse hiç kimseden yardım istememe durumu, hiç kimsenin bizi umursamadığına ve eninde sonunda terk edileceğimize inandığımız için herhangi bir bağ kurmaktan ümidimizi kestiğimiz bir travma tepkisidir.”
— Dr. Nicole Lepera
“Bir kimse derin bir anlam duygusu bulamadığında kendini haz ile oyalar.” diyor Viktor Frankl.
Ruhunu tatmin ve teskin edecek güçlü bir anlamdan yoksun her insanın azgın haz arayışları bundan. Kana kana içilen ama daha da hararetlendiren kirli bir deniz suyu gibi tıpkı.
Kaçırılmış bir yaşamın ağırlığı altında öyle bir ezilir ki insan, sözler anlamını yitirir. Artık parçalanmış bir iç dünya ve hayata öfkeyle uğraşmak zorunda kalacaktır. Çünkü insan; yaşayamadığı her şey için kırgın, var edemediği her şey için de öfkelidir.
Dişilin ruhsallığına ve kaotik dünyasına yetişemeyen Eril oradan hızla uzaklaşıyor. Dişildeki Er Rahim esmasını anlamıyor.
Anlaması imkansız değil ama çok zor...
Dişiliğin göstergesi olan Er Rahim esması, Er Rahman gibi zahir değil batındır. Yani gizli ve bir kısmı gayb olduğu için çoğu zaman ürkütücüdür... Ve Eril için bu bilinmezlik ve kaostur ve kişi bilmediğinin düşmanıdır...
Bununla birlikte Erildeki Rahman enerjisini küçümsemek de haddimiz değil. Dünyanın buna ihtiyacı var. Ama önce erkek olmak için kendisinin ihtiyacı var...
Er Rahman esması içinde hem El Hakim, hem El Kayyum, Hem Er Rab esması var... Bu isimler sadece erilin değil kainatın dengesini koruyor..
Besmelede önce Rahman sonra Rahim geliyor...
Bu da bize kadın yada erkek herkesin önce eril taraftan mutlaka geçeceğini gösteriyor. Zaten ergenliğe kadar kız da olsa erkek de olsa herkes erilliği tadıyor.
Erilin yollarından geçmiş olan Dişil, Erilin dünyasını kısmen tanıyor. Ama Eril, Dişili hiç tanımıyor...
Küçümsemesi de anlamaması da düşman olması da bilmemesinden...
O yüzden Erili deccal gibi görmektense ona da merhamet gerekiyor...
Bir Esma başka bir esmaya muhalefet etmez...
3B deki yüzeysel tanımlamalar bu yüzden aldatıcıdır.
"Erkek şöyle kadın böyle" diye yapılan tanımların hepsi nazairidir... Esmalar açısından incelenirse daha derin tanımlar yapılır...
Eril dünya hem erkeklerin hem kadınların eril olması ile güçlendiği için Dişil enerji yerlerde...
Feminizim bile kadını korumak için çıktığı yolda Erilleşti ve Eril enerjiyi destekledi. Çünkü savaştı. Hatırlayın... Dişil savaşmadan fethedendi... O dönüştürendi...
Feminizimden nur topu gibi bir eril dünya doğdu.
Bu floodu lütfen okuyun ( https://t.co/m1KagVSfVu )
Eril enerji erkekleri "erkek" eder ama, Erkeği Adam edecek olan Dişil enerjidir. Kadın değil. Çünkü Eril olan bir kadın da erkeği adam edemez...
Tüm kainatın dengesini bozduğumuz ve "kabul bilincine" geçemediğimiz ve elimizle ürettiğimiz şu manipülatif sistemde Dişillere çok iş düşüyor...
Erilde ve güç savaşlarında kalmış, Ayakta durabilmek için erilleşmek zorunda kalmış, "kimseye muhtaç olmayayım" derken için kendi içindeki dişil dünyadan uzaklaşmış kadınlarımızın özüne dönmesi gerekiyor...
Zaten biz insanoğlu bu hakikati idrak edip düzeltmezsek İlahi sistem çok temiz bir şekilde düzeltiyor... Tarihte özellikle erkek nüfusunun azaltıldığı savaşlar insan eliyle gerçekleşti evet...
Peki sistemin bundan haberi olması mümkün müydü?
Elbette hayır. Peki neden müsade etti?
Onu da biz düşünelim diye...
Gerçek bir dişil Rahman enerjisini de Rahim enerjisini de bilir tanır...
Erilin yollarını bildiği için öfke yerine merhametini, savaş yerine barışı, nefret yerine sevgiyi, haklılık yerine mutluluğu, kıskançlık yerine kabulü ve tüm dönüşütürücü esmalarını kullanır...
Taslaklarda kalmış kısa bir bilgiseldi
Bugün arayan bir dostumuzun merakı üzerine yayınlamam için işaret gelmiş oldu...
Son söz akaşadan gelsin
Erkek yada kadın herkes Eril ve Dişilin yollarından geçirilecek...
Ve herkes "Rahman ve Rahim" esmasını böyle öğrenecek...
Dişe diş, kana kan diyen, haklılık ve güç davasında olan herkes bir gün tüm hikayenin bir "kibir" savaşından ibaret olduğunu öğrenecek..
Ve "Zerre kadar kibri olan Cennete giremeyecek" kontratı gereği herkes ilahi sisteme teslim olacak..
Ve sistem "zaferle geçtiğim" dediği yolları gözyaşları ile yeniden yürütecek..
Buna emin olabilirsiniz.
Dişillerin (dişilerin değil) konuyu çok iyi anladığını tahmin ediyorum...
Sevgilerimle
~akaşa~
İkiz alevlerde derin sohbetler önemlidir, bu sohbetler kendi özlerine inmeleri, kendilerini keşfetmeleri için sihirli bir alan açar.Bu sohbetler ne kadar şeffaf olursa farkındalıkları ve keşifleri o kadar artacak, çözümleme süreçleri kolaylaşacaktır.
Bu sohbetlere bir de Allah eklendiğinde, aşk ve gönül sohbeti yapılmaya başlandığında ise keşif alanları kendilerinden ilahi olana çevrilerek aşkla mühürlenir.Yaradan kendisinden aşkla bahseden aşıkların muhabbetini de arttırır.
İkiz alev yolculuklarında kendi karanlıklarınızla yani gölgelerinizle tanışmamanız neredeyse imkansızdır.
Çoğu insanda bu gölgeler uyuyordur ya da hayatlarında hiç bu alanla yüzleşmeden yani negatifle doğrudan karşılaşmadan gelişmeyi seçerler.
Ama dünyada karanlık, negatif gerçeği vardır.İkiz alevlerde bu ortaya çıkar ki önce bunu kendilerinde şifalandırmaları ve doğal olarak kolektif enerjide de şifayı açabilmeleri sağlanır.Yani kendilerini şifalandırırken diğer insanlara da etki eder.Çünkü ikiz alevler ışığı yaymakla görevlidirler, ışığı yaymak için ise karanlıktan geçmeleri kaçınılmazdır.
Saldırgan insanı sevmiyorum. Çok net bi duygum bu. Sözü iğneler gibi, sevgisi ödünç gibi, beğenisi küçümseyerek ve kıyaslayarak. İstemem. Ne sev ne de çevremde bulun. Enerjim ancak iyilere ve iyiliklere yetiyor.
Evrensel düzen hiyerarşik olduğu için en yaygın olarak piramitle temsil edilir. Eğer bulunduğunuz basamak kalabalık bir yerse, piramidin altlarındasınız demektir. Şuurlanın...
Buraya,çok boyutlu olan kendi öz bilincimizin yani ruhumuzun bir vehçesini,sanal madde simülasyon oyun alanında evrimleştirmek ve bu deneyimlerden kazanacağımız bilgi ve duygularla daha üst boyutlara yükselerek oradaki diğer varoluş katmanlarını deneyimleyebilmek için geldik..