Sevgili Fenerbahçeliler,
Çok yakında YouTube yayınlarımızla karşınızda olacağız. Fenerbahçe’ye dair her şeyi birlikte konuşacak, birlikte tartışacak, birlikte yorumlayacağız.
📌 Maç analizleri
📌 Teknik ve taktik değerlendirmeler
📌 Taraftar sohbetleri
📌 Tartışmalı pozisyonlar
📌 MHK ve TFF kararları
📌 Transfer gündemi
📌 Kulüp gündemi ve özel konular
Kısacası, Fenerbahçe’nin konuşulduğu her yerde biz de olacağız.
Bu yolda siz değerli Fenerbahçeli abilerimizi, kardeşlerimizi ve tüm taraftarlarımızı yayınlarımıza bekliyoruz. Birlikte daha güçlü, birlikte daha sesli olacağız.
Çünkü futbol sadece 90 dakika değildir; tribünde, sokakta, ekranda ve yürekte yaşanır.
Yakında YouTube’da buluşmak üzere… 💛💙
https://t.co/HOoGMIow0C
@Asgard1907@ZiyaBeyDerler@OkechukwuuUche@hasanceey
🇹🇷🏆 Şampiyonlar, bir kez daha tarih yazdınız!
Ay-yıldızlı formayı son ana kadar büyük bir inançla taşıdınız, her sayıda yüreğinizi ortaya koydunuz ve bu ülkeye bir kez daha tarifsiz bir gurur yaşattınız.
Bu başarı, emeğin, azmin ve sarsılmaz inancın zaferidir.
Bugün sadece bir kupa kazanmadınız…
Milyonların kalbini bir kez daha aynı heyecanla attırdınız.
Ülkemize yaşattığınız bu unutulmaz gurur için teşekkür ederiz.
İyi ki varsınız #FileninSultanları.
VNL kupası ülkemize çok yakıştı!
Değerli Fenerbahçe Ailemiz,
Bugün 3 Temmuz. Alın terimizi, emeğimizi, onurumuzu ve haklılığımızı savunduğumuz büyük mücadelemizin 15. yıl dönümündeyiz.
Bu mücadele yalnızca birkaç kişinin değil Fenerbahçe’nin mücadelesidir. Maça çıkmadan önce mahkeme koridorlarından gelecek haberleri beklemek zorunda kalan futbolcularımızın, Aykut Hocamızın, kazandıkları kupayı mahkeme salonuna götürmek zorunda bırakılan voleybolcularımızın ve 12 Mayıs’ta, ülkemizin varlığına kasteden bir terör örgütünün devlet içine sızmış militanlarına karşı canı pahasına direnen büyük Fenerbahçe taraftarının mücadelesidir.
Özellikle 3 Temmuz sonrasında Fenerbahçe’yi itilmek istendiği uçurumun eşiğinden döndüren hocamız Aykut Kocaman’a; kaptanlarımız Alex de Souza, Volkan Demirel ve Emre Belözoğlu şahsında o dönemin tüm sporcu evlatlarımıza; kulübümüzün o dönem Asbaşkanı olan önceki başkanımız Sayın Ali Koç’a ve bu büyük direnişe omuz veren herkese bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. O karanlık dönemde baskıya rağmen hakikatin ve haklının yanında durmayı tercih eden bir avuç şerefli gazeteciye, büyük cesaret ve fedakârlıkla mücadele eden efsanelerimiz rahmetli Ogün Altıparmak ile Rıdvan Dilmen’e de ayrıca teşekkür etmek isterim. Tarih, zor zamanlarda sessiz kalmayı değil, dik durmayı seçenleri hatırlayacaktır.
Mazisi şan ve şerefle dolu Fenerbahçemizin 2010-2011 sezonunda alın teriyle kazanılmış şampiyonluğu, tarihimizin kocaman gururudur. 2010-2011 şampiyonluğumuz özeldir ve daima çok özel kalacaktır.
Geçtiğimiz 15 yıl boyunca Fenerbahçe; yöneticileriyle, sporcularıyla, çalışanlarıyla ve milyonlarca taraftarıyla stadyumlarda, sokaklarda ve adliye koridorlarında büyük bir mücadele verdi. Önceki Başkanlarımızdan Sayın Ali Koç’un da isabetle ifade ettiği gibi, organize kötülüğün farklı yüzleriyle tanıştık. Her geçen sezon kumpasın değişen yöntemleriyle karşı karşıya kaldık. Ancak Fenerbahçe hiçbir zaman zulme boyun eğmez, hiçbir bedbahta teslim olmaz. Biz birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz sürece karşımızda durabilecek hiçbir güç yoktur.
Bugün 3 Temmuz mücadelesi, tamamlanmayı bekleyen büyük bir zaferdir. Bu kumpası planlayanlar ve uygulayanlar ya cezaevindedir ya da firar ettikleri yerlerde sığınmacı bir hayat sürmektedir. Kulübümüzün uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesine ilişkin hukuki süreçler ise kararlılıkla devam etmekte; son 15 yılda görev yapan tüm yönetimler tarafından büyük bir titizlikle takip edilmektedir.
Bu vesileyle, Sayın Başkan Aziz Yıldırım’a, değerli kardeşim İlhan Ekşioğlu’na, çocukluk kahramanım Cemil Turan’a, Tamer Yelkovan’a ve bu zorlu süreçte büyük fedakârlık gösteren ailelerine bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Sayın Başkan Aziz Yıldırım, Silivri’de süren yargılamalarda “Ne şikesi, memleket elden gidiyor” derken, terör örgütünün yarattığı tehlike potansiyelini açıkça tespit etmiş; kulübümüze yönelen saldırının esasen ülkemize yönelik hain planların bir parçası olduğunu ortaya koymuştur. Bu kumpas, örgütün yargı kanadının diğer eylemlerinden ayrı okunamaz. Bu kumpası terör örgütünün bir eylemi olmaktan farklı bir bağlama çekenler, örgütün suçlarına ortaktır.
Fenerbahçe, 15 yıldır olduğu gibi bugün de haklı mücadelesinden asla vazgeçmeyecektir, vazgecersek kimlerin bizlere hakkını helal etmeyeceğini çok iyi bilmekteyiz. Canımız Fenerbahçemize kurulan kumpas için adalet yerini bulana kadar yürüyüşümüz kararlılıkla devam edecektir.
Müzede camekanı kıran,dalından çiçeği koparan,piknikte çöp bırakan,denize plastik atan, açık büfede tabağını tepeleme dolduran,sıra beklenen yerde iterek öne geçen insan prototipiyle dolu burası…Varlığınızın tek kanıtı arkada bıraktığınız o çöp izi!Pisletmeden gidemiyorsunuz.🤏