@h_k_benzemez@bpthaber Ben, neye yeteneğim vardı da çıkmadı ortaya acaba derim hep 😏çünkü her insanın bi yeteneği olduğuna inanıyorum. Sonra da “ yeteneğim olsa mutlaka çıkardı ortaya” diye kendimi avutuyorum 😁
@227_sm Benim de yüreğim ağzımda, yeğenim “hala ne yapalım kanımız deli akıyor, genciz” diyor. Hız yaptığı videoları paylaşıyor çok korkunç. Başınız sağolsun 😔😔
@nilayornek çocuklarda ciddi bir öğrenme güçlüğü yoksa eğer, yaşadığı ülkenin ve ev de konuşulan dilin ayrımını yapıp ikisini de öğrenebiliyorlar. Bize çocuk doktoru “hangi dili konuşmalarını istiyorsanız ev de onunla başlayın, okulda zaten buranın dilini öğrenecekler” demişti,öyle de oldu.
Ben üniversite mezunu, 20 yaşında #Otizmli bir evlat annesiyim.
Oğlum 18 yaşına kadar %80 ÇÖZGER raporuyla Evde Bakım Yardımı alabiliyordu.
18 yaşını doldurdu. Engel oranı yine %80. Otizmi aynı. Üstelik bakım ihtiyacı azalmadı; aksine yaşı ve bedeni büyüdükçe bakım, gözetim ve destek ihtiyacı da arttı.
Ama ÇÖZGER'den Erişkin Engelli Sağlık Kurulu Raporuna geçince rapora “KISMİ BAĞIMLI” yazıldı ve Evde Bakım Yardımı kesildi.
Soruyorum:
17 yaş 364 günlükken bakıma ihtiyacı olan evladım, 18 yaşına bastığı gün nasıl birden bakım desteğine ihtiyacı olmayan bir bireye dönüştü?
1 GÜNDE NE DEĞİŞTİ?
Üstelik yaşadığımız adaletsizlik bununla da bitmiyor.
20 yaşında, %80 engelli oğlum Engelli Aylığı alamıyor.
Ben oğluma bakım verdiğim için çalışma hayatına katılamıyorum.
Sosyal güvencem yok, GSS primimi cebimden ödüyorum.
Bakım veren anne olarak emeklilik güvencem de yok.
Ve bütün bunların üzerine oğlumun babasına açtığım nafaka davasında karşı tarafın avukatı savunmasına şu başlığı koyabiliyor:
“DAVACININ ANNESİNİN ÇALIŞMAMASININ MADDİ YÜKÜ MÜVEKKİLE YÜKLETİLEMEZ.”
Bunu söyleyen tarafın müvekkili ise 20 yaşındaki engelli oğlunu bugüne kadar hiç görmemiş, bakımında hiçbir sorumluluk almamış ve manevi olarak hiçbir destekte bulunmamış bir BABA!
Ben 20 yıldır evladımın bakımını, gözetimini, eğitimini, hastanesini, krizini, gecesini, gündüzünü üstlenirken; onun hayatında fiilen hiç bulunmamış bir babanın tarafından bana:
“Anne çalışmıyor.” deniliyor.
Üstelik benim “iş bulamamam veya çalışmayı tercih etmememden” söz ediliyor.
TERCİH Mİ?
20 yaşında otizmli bir bireye 7/24 bakım vermek ne zamandan beri “çalışmamayı tercih etmek” oldu?
Ben keyfimden çalışmıyor değilim.
BEN ZATEN ÇALIŞIYORUM!
Hem de 20 yıldır,
haftanın 7 günü,
günün 24 saati,
mesaisi bitmeyen, yıllık izni olmayan, emekliliği olmayan ve karşılığı ödenmeyen bir işi yapıyorum:
EVLADIMA BAKIYORUM.
Devlet bakım desteğimi kesiyor.
Engelli aylığı bağlamıyor.
Beni sosyal güvenceye almıyor.
Emeklilik hakkı vermiyor.
GSS'yi cebimden ödetiyor.
Sonra da mahkeme dosyasında karşıma:
“Anne neden çalışmıyor?” denilebiliyor.
O halde ben de soruyorum:
BEN ÇALIŞMAYA GİDERSEM OĞLUMA KİM BAKACAK?
Engel değişmedi.
Otizm değişmedi.
Bakım ihtiyacı azalmadı; AKSİNE ARTTI.
Bakım veren annelerin emeğini artık görün!
Biz “çalışmayan kadınlar” değiliz.
Biz emeği çalışma sayılmayan, görünmeyen BAKIM EMEKÇİLERİYİZ.
Sadaka değil; sosyal güvence, emeklilik, bakım desteği ve çocuklarımız için insan onuruna yaraşır bir gelecek istiyoruz ve hepsinden de ötesi, "BİZ ÖLDÜKTEN SONRA BİZİM ÇOCUKLARIMIZ NE OLACAK" ?!
BU BİR LÜTUF DEĞİL, HAKTIR!
#EngelliHaklarıİçinBirlikte
#Otizm365GünBizimle
@ayferinanc28931@Bulvarpress Bu her zaman doğru değil. Spectrumunun ne durumda olduğuna bağlı. Başka bir oyunla ilgilenirken, bitirilemeyen puzzle’ı görüp gelip bitiren var. 3 yaşına kadar 3 dil konuşanları var, var da var.
@cihancelik3 Yurtdışındaki sistem uygulanmalı, kaynaştırma öğrencisinin yanında devletin atadığı, eğitim verdiği yardımcısı olmalı, öğretmen de sınıfta daha rahat ders işlemesi için.