Ülkemizin, milletimizin, tüm bölgenin kaderini değiştirecek, coğrafyamıza huzur ve istikrar getirecek Terörsüz Türkiye sürecinin kimleri rahatsız ve tedirgin ettiğinin farkındayız.
Yarım asırlık bir tezgâhı bozma çabalarımızın hangi güçleri telaşlandırdığını çok iyi biliyoruz.
Bugün Türk siyasi tarihine “Anadolu ihtilali” olarak geçen 3 Kasım 2002 seçimlerinin 23’üncü seneidevriyesi…
Bundan tam 23 yıl önce, milletimizin sandıkta teveccühüne ilk defa mazhar olduğumuzda hangi duyguları taşıyorsak bugün de aynı heyecanı ve gururu hücrelerimize kadar taşıyoruz.
Bugün itibarıyla iktidardaki 23’üncü yılımızı şanla, şerefle geride bırakıyor, 24’üncü yıldan gün almaya başlıyoruz.
Çok partili demokrasi tarihimizde yeni bir rekora daha imza atmanın haklı kıvancını yaşıyoruz.
58’inci Hükûmetten bugüne kadar bakanlar kurulu ve kabinelerimizde görev alan tüm arkadaşlarımızı canıgönülden tebrik ediyor; her birine ülkemize, milletimize ve davamıza olan hizmetleri dolayısıyla ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.
Girdiğimiz tüm seçimlerde desteğini ve duasını bizden esirgemeyen aziz milletimizin her bir ferdine aynı şekilde teşekkür ediyorum.
Biz ilk günkü gibi Türkiye’ye ve Türk milletine hizmet sevdalısıyız.
İnşallah daha nice yıllar azimle, aşkla, şevkle, tutkuyla milletimize hizmet üretmeye, Türkiye’yi büyütmeye devam edeceğiz.
Asırlar boyunca ila-yi kelimetullah davasının sancaktarlığını yapmış; barışın, huzurun, iyiliğin ve adaletin hamiliğini üstlenmiş bir millet olarak bugün de aynı hassasiyetle hareket ediyoruz.
Dostlarımızı en zor zamanlarında yalnız bırakmıyor, dünyanın neresinde olursa olsun mazlumların imdadına koşuyoruz.
Savaş ve çatışmaların sona erdirilmesinden insani kriz ve afet bölgelerindeki yardım çalışmalarına kadar kurumlarımızla, kadrolarımızla hem sahada hem de masada güçlü bir varlık gösteriyoruz.
102 yıllık Cumhuriyet tecrübemizin ışığında tüm bu başarıları inşallah çok daha yüksek seviyelere çıkartacağız.
Terör tehdidinin tamamen sıfırlandığı, her metrekaresinde güvenliğin ve huzurun en üst seviyede egemen olduğu bir Türkiye’yi inşallah sabırla, azimle, sağduyu ve soğukkanlılıkla inşa etmekte kararlıyız.
Birbirimize her zamankinden daha sıkı kenetlenerek, kardeşliğimizi perçinleyerek, özellikle farklılıklar yerine müşterek noktalara odaklanarak bu hedefimize hep beraber vasıl olacağız.
Millet olarak birlikte kurduğumuz ve tam 102 yıl boyunca yine birlikte yaşattığımız Cumhuriyetimizi 86 milyon el ele, gönül gönüle vererek daha da yüceltmek için çalışmaya inşallah devam edeceğiz.
ABD Başkanı Sayın Trump, Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Es-Sisi, Katar Emîri Sayın Şeyh Temim’le birlikte imzaladığımız dörtlü deklarasyonun bölgemizde kalıcı barışa giden yolda yeni bir kilometre taşı olmasını ümit ediyorum.
Allah’a hamdolsun bugün Gazze’de çocukların yüzü gülüyor, yardım görevlileri şükür secdesi yapıyor, anneler iki yıl sonra ilk defa çocuklarını sokağa yukarıdan bomba yağar korkusu olmadan gönderebiliyor.
Geride 68 bin şehit, 170 binden fazla yaralı, yıkılmış şehirler, paramparça olmuş hayatlar, yetim ve öksüz çocuklar bırakan soykırımın yol açtığı tahribatı ortadan kaldırmak belki de hiçbir zaman mümkün olmayacak.
Annesi, babası, kardeşi gözlerinin önünde canice katledilen o masum yavrular hayatları boyunca bunun ıstırabını hep yüreğinde hissedecek.
Gazze’nin yeniden ayağa kaldırılması muhtemelen yıllar alacak.
Ama bütün bunlara rağmen iki yıllık acının, katliamın ve zulmün ardından Gazze’de ateşkesin sağlanmasını çok kıymetli buluyoruz.
Şimdi hep beraber Filistin’in yaralarını sarmamız, Gazze’yi yeniden ayağa kaldırmamız ve Gazzeli kardeşlerimize can suyu olmamız gerekiyor.
Türkiye olarak bunun için çalışacak, bu anlayışla sürecin her aşamasını yakından takip edeceğiz.
Filistinli kardeşlerimizin istikbali için bu süreci sabırla, basiretle, dirayetle ve suhuletle yönetmeye gayret edeceğiz.
Arzumuz, dün atılan adımın kalıcı ve adil bir barışla taçlanmasıdır.
Hiç şüphesiz bunun tek yolu da 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasıdır.
İnşallah o güzel günleri de göreceğimize tüm kalbimle inanıyorum.
Bu ülkenin halkın oylarıyla seçilmiş cumhurbaşkanını Batı başkentlerinde yoldaşlarına yuhalatmanın adı siyaset değildir.
Türkiye’nin ana muhalefet partisine ve liderine yakışan, bırakın böyle bir rezalete zemin hazırlamayı, tam aksine buna karşı siper olmaktır.
Birleşmiş Milletler 80’inci Genel Kurul Toplantısı vesilesiyle düzenlediğimiz Amerika Birleşik Devletleri ziyaretimizi çok verimli programlar, temaslar ve görüşmelerle başarılı bir şekilde tamamlayarak ülkemize döndük. Türkiye, tüm dünyada vicdanın sesi olmaya devam edecek. 🇹🇷
Değerli dostum @Muhmmtvanlioglu@halilvanlioglu1@Enesvanlioglu61 kıymetli anneleri vefat haberi bizleri derinden üzdü..Bu mübarek günde rabbim nurlar içinde yatırsın inşallah. Tüm ailenin başı saolsun inşallah