Batman Özel şifa bakım evinde yaşanan şiddet, taciz,tecavüz, kürtaj ve zorla alıkoymaya karşı adliye önünde oturma eylemi sürmektedir.Toplum vicdanını derinden yaralayan bu olayın etkin bir şekilde soruşturulmasını talep ediyoruz ve soruyoruz ADALET NEREDE!!!!!!!
Yıllarca sistematik bir şekilde,bu bakım evinde kalan zihinsel engelli kadınlar ve çocuklar şiddet, taciz ve tecavüz ile karşı karşıya bırakıldı. Dosyanın içeriği çok derin, kan donduran görüntüler mevcut. Hesap soruyoruz!!!!!
Kullanılan dil büyük birhayal kırıklığı. Yıllardır kadın mücadelesi içerisinde yer alıp,yanıbaşındaki arkadaşının acılarından ve yaşadıklarından bihaber olmak ve bunu vaktim yoktuşeklinde ifade etmek tam bir hayal kırıklığı.Hepimizi yoldaşlık temelinde kendisini sorgulaması lazım
Dilan için kurulan komisyon çalışmasını bitirip kamuoyuna raporunu paylaştı. Öncelikle belirtmek isterim ki Komisyon çalışmasına gölge düşürmemek , yaptıkları çalışmanın bağımsız yürümesi adına kamuoyuna özellikle tek kelime etmedim .Şimdi Dilan’ın çalışma arkadaşı olarak bu konuya ilişkin kamuoyuna bir şeyler söylemeyi bir borç bilirim.
11 Kasım saat 18.59 da aldığım bir telefonla sevgili Dilan ın bir kaza sonucu hastanede olduğu bilgisini aldım.Hemen hastane yetkilileriyle görüşüp durumunu öğrenmeye , yapılması gerekenler için konuştuğumda aslında o tatlı canına kıydığını öğrendim. Telefonun ucundaki acil sorumlusu doktor Dilan’ın hastaneye geç getirildiğini ifade etmişti. Ben Ankara daydım ve sabahı Diyarbakır a gelip hastaneye geçtim . Aynı gün Dilan’ ı ziyaret ettim bilinci bulanık olmakla beraber sesli uyarılarıma cevap vermesi büyük umut oluşturdu . İlk günden 27 Kasım gününe kadar hep “ Dilan gençtir toparlar” umuduyla uyanmasını aile, sevenleri, yoldaşları olarak bekledik .Ama maalesef olmadı ve Dilan’ ı 16 gün sonra 27 kasımda kaybettik .
Komisyonun tespitleri ve ortaya koyduğu durumlar karşısında yaşadıklarını göremediğimi , hissiyatla değil teknik yaklaştığımı, günlük yoğunluklar içerisinde özel zaman ayırmadığımı belirtmek isterim. Bir ekip olma yaklaşımıyla çalışalım dediğim halde bu ekip olma durumuna sadece iş odaklı yaklaştığımı belirtmeliyim .
Her şeyden önce ben 2,5 yıldır birlikte çalıştığım danışmanımın, kadın arkadaşımın içinde bulunduğu sorunlarını bilmediğim , yanında olamadığım için bu sonuçtan bende sorumluyum. Çalışma koşullarımız yoğun ve zaman zaman stresliydi. Ben bu yoğun ve stres içinde Dilanı anlayan , zaman zaman sohpet eden olmadım .
Dilan’ ı kaybettikten sonra yaşadıklarını , ilişikimizi, çalışma şeklimizi, beraber geçirdiğimiz zamanı çok düşündüm. İçinde kopan fırtınalar olmasına rağmen cıvıl cıvıl, özveriyle çalışma azmi vardı.
Çoğu zaman yaptığı çalışmalara, özverisine teknik yaklaştığımı , yoğunluk ve koşuşturma içinde görmezden gelmiş olduğumu düşünmekteyim. Yani bunca zaman birlikte çalış ama hasassiyetlerini , beklentilerini anlamamış olmak Dikan’la arkadaş olamamış olduğum gerçekliğini açığa çıkarmıştır. Bunları yeterince yapmış olsaydım, arkadaş olabilseydim, iş dışında daha fazla zaman ve mekan paylaşsaydım belki sonuç böyle olmayacaktı.
Dilan ‘ın o hep gülen yüzü artık olmayacak. Bu çok ağır.
Bu kadar kadın hakları mücadelesi veriyorken yanı başımdaki kadın arkadaşı görmemiş olmak kendimi , kurduğum ilişki şeklini sorgulatmıştır.
Bu ağırlığı Dilan’ın vefatından buyana hep yaşadığımı , yaşamayada devam edeceğimin bilinmesini isterim .
Önemli olan ağır ve bir o kadar sarsan bu durum karşısında birlikte çalıştıklarım, yaşadıklarımla kurduğum ilişkilerde daha hassas ve duyarlı olmayı kendime destur ettiğim ve edeceğimdir .
Çok üzgünüm. Kişileri ve kurumları aklama üzerine yazılmış bir yazı. Dilan’ın yaşadığı travmaları ve acıları yazıp zaten intihara meyilliydi izlenimi verip kişi ve kurumları korumak ne kadar vicdani? Bu mu kadın özgürlük mücadelesi?
Kolektîfa Rîtmên Azad - Li Pey şopê di weşanêda ye hûn dikarin li ser qenala me ya youtubê dikarin temaşe bikin..
Spas ji bo kesên ku alîkarî ya me ji bo sitran û qlîbê kirin..
https://t.co/hdXVOfM5ta
Bugün Anneler Günü... Biz bu Anneler Günü’ne de içimizde derin bir acı ve kapanmayan bir boşlukla girerken, Devleti yönetenler ise yine kamuoyuna “her daim hürmetlerin en büyüğünü hak eden annelerimiz” diyen kutlama mesajları yayınlayacak. Ama yıllardır evlatlarını arayan, adalet için mücadele eden anneleri görmezden gelmeye devam edecekler. Gözaltında kaybedilenlerin anneleri, aileleri için Anneler Günü, bir kez daha tarifsiz bir boşlukla geçecek.
#CumartesiAnneleri1050Hafta