Gerçek yatırım, dövizi kasaya, altını çekmeceye koymak değil; Türk şirketlerine, üretime ve istihdama ortak olmaktır. Şirketler büyür, fabrikalar kurulur, ihracat artar ve istihdam oluşursa Türkiye ekonomisi de büyür.
Biz paramızı atıl duran varlıklara değil, üreten Türk şirketlerinin geleceğine yani borsaya yatırdık.
Şimdi soruyoruz: Türk ekonomisine güvenip bu ülkenin şirketlerine ortak olmak mı hataydı?
#Borsa #Türkiye #İstihdam #Hisse #Altın #Döviz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika’da kendisini karşılamak için Türkevi önüne gelen vatandaşlarla arasındaki bariyerleri kaldırttı.
—Erdoğan, “Halkın adamı” ve “Çok yaşa Cumhurbaşkanım” sloganlarıyla karşılandı.
Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturma, vatandaşlarımızın haklarının korunması, suçtan elde edilen kazancın ortaya çıkarılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi amacıyla çok yönlü olarak sürdürülmektedir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca, Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ (KTLEV) payına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah 25 şüpheli hakkında adli işlemler başlatılmış; 15 şüpheli gözaltına alınmış, firari 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar ise devam etmektedir.
Soruşturmanın mali boyutunda; Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım Menkul Değerler, Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi, Hedef Holding, Hedef Portföy Yönetimi, Bulls Yatırım Menkul Değerler, Bulls Portföy Yönetimi ve Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul ile bağlantılı yönetici ve yetkililerin para ve malvarlığı hareketleri dondurulmuştur.
Bu kapsamda; soruşturma konusu malvarlıklarının kaçırılmasının, üçüncü kişilere devredilmesinin veya azaltılmasının önlenmesi amacıyla; Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Türkiye Noterler Birliği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Denizcilik Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve MASAK’a müzekkereler yazılmıştır.
Adı geçen fon şirketlerinin yönetim kurulu başkan ve üyeleri, imza yetkilileri ile bunların eşleri ve birinci derece kan hısımlarının malvarlığını azaltıcı nitelikteki işlemlerinin Cumhuriyet Başsavcılığının bilgisi ve görüşü dışında gerçekleştirilmemesi hususu ilgili tüm kurumlara bildirilmiştir.
Soruşturmalar tüm yönleriyle titizlikle devam etmektedir. Hukuken sorumluluğu tespit edilen her kim olursa olsun, hesabı yargı önünde sorulacak; mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması ve suçtan elde edilen kazancın izinin sonuna kadar sürülmesi için bütün adli ve mali imkânlar kullanılacaktır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan BM genel kurulunda 16. kez konuşma yapacak..
Erdoğan, Dünya'da seçilmiş liderler arasında BM'de en çok hitap eden lider konumunda.
Filistin lideri Mahmut Abbas da 1'i video konferans olmak üzere 19 kez konuşma yaptı.
Yönetemeyecektiniz, Bist'i bir süre kapatabilirdiniz.
Kimse de niye kapattınız demezdi, Yine kepazelik akıyor, yazık bu millete..
Fona bulaşmayanları da yaktınız.
Finansal piyasalardaki en büyük tehlike, portföylerdeki kırmızı rakamlar veya maddi kayıplar değildir; sisteme olan güvenin ve yatırım ahlakının çökmesidir.
Kaybedilen sermaye doğru stratejiyle yeniden kazanılabilir. Ancak paraya değer katan kolektif inanç ve adalet duygusu buharlaştığında, bunun ağır faturasını sadece mağdurlar değil, tüm finansal sistem ve ülke ekonomisi öder.
#Ykaraca1907 #Borsa #Ahlak #Finans #Bist
@yatirimcikesis Daha fazla kar verdiği için tera fonları tercih edilmiştir ülkemizde. Ne demiş bir açık oturumda yöneticileri biz kazandırmadan kazanamayız önce kazandirmaliyiz . Sonuç ortada buyurun kazandırdilar ama kendileri daha cok kazanıp yurt dışına milyarlar ca lira aktarmislar malesef
Yasin Hocam Tam 9 ay önce bu Milli Yerli Yalanlarıyla süslü kelimeler kuran tahtacilik yapan vurguncu lardan olan tezmenin Karnesini Çıkarmış aslında. Ama duymadılar malesef Hocam sizi duymadılar. Duyanlar aldırış etmedi. Allah eksikliğini göstermesin.
#Tera#Tehol#Trhol#Pekgy
Sayın Tezmen, açıklamayı okurken arkadan gizlice Kurtlar Vadisi müziği çalmaya başladı sandım. 'Şer cephesi' dediğiniz grup kim tam olarak? Eğer her hissesi düşen 'milli sermaye yürüyüşü' yapıyorsa, borsa İstanbul şu an komple Malazgirt Meydan Muharebesi alanına dönmüş demektir. Biz sadece portföyde kırmızı renk görüyoruz, meğer Viyana kapılarına dayanmışız da haberimiz yokmuş!
Emre Tezmen’in metni teknik bir açıklama olmaktan çok; öfke, kuşatılmışlık hissi ve duygusal bir savunma barındırıyor. Bu durum, piyasa profesyonelleri tarafından "kontrol kaybı" olarak algılanabilir.
Bu tablo bize şunu söylüyor: Emre Tezmen şu an bir şirket yöneticisi gibi değil, saldırı altında olduğunu düşünen bir siyasetçi gibi konuşuyor.
Yatırımcı ise cebindeki paranın "milli duygularla" değil, "doğru yönetimle" geri döneceğini bildiği için bu açıklamaları muhtemelen inandırıcı bulmayacaktır.
Bu dil yatırımcıyı sakinleştirmez. Aksine;
• Panik yaratır: "Bir şeyler gerçekten ters gidiyor ki bu kadar sert bir savunma yapılıyor" hissini güçlendirir.
• Gerilimi artırır: Piyasa gerçekleriyle yüzleşmek yerine, piyasayı eleştirenleri suçlamak bir nevi "ayna tutmak yerine aynaya taş atmak" gibidir.
Özetle:
"Piyasa beni haksız buluyor ama ben piyasayı değil, piyasayı eleştirenleri suçluyorum."
Finansal piyasalar ajitasyonla değil, rasyonel verilerle nefes alır; duyguların konuştuğu yerde gerçekler sağırlaşır. Profesyonellikten uzak her savunma, yatırımcıda güveni değil, kuşkuyu büyütür.
Piyasa 'milli duygularla' değil, nakit akışıyla çalışır. Yatırımcının beklediği 'destansı bir savunma' değil, istikrarlı bir performanstır. Edebiyat kütüphanede, gerçekler hisselerin yükselişi ve düşüşlerinden belli olur.
Bilanço ve rakamın sustuğu yerde ajitasyon başlar. Ancak unutulmamalıdır ki; piyasa beni haksız buluyor diye piyasayı suçlamak, kaptanın fırtınaya küsmesinden farksızdır.
#Ykaraca1907 #Borsa #Hisse #Yatirim
@neyindatasi@KorkutataAykut 30 küsurden 15 lere gelmiş halka arz sonrasi o güven bitti. Sahip cikam olmadi Geri alim yapiyorsa bir gun yükselir. Ben guvenenmem. Güvenen varsa güvenebilir ytd
🔴SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ OYUNU GÖRDÜ, DÜĞMEYE BASTI HESAPLARI ALTÜST ETTİ!
Ben yaşananları sadece birkaç fonun, birkaç borsa oyuncusunun meselesi olarak görmüyorum. Bana göre burada daha büyük bir hesap vardı.
Sayın Cumhurbaşkanımız sonrası hesap yapanlar bu oyunun içindedir.
Sayın Cumhurbaşkanımıza direk operasyon planlıyorlardı ..
Şöyle bir analiz edelim:
Önce reklam yaptılar, algı oluşturdular, yüksek kazanç hayalleri sattılar. Çiftçinin, işçinin, memurun, esnafın yıllarca dişinden tırnağından artırdığı küçücük tasarrufları sistemin içine çektiler.
Para büyüdükçe cesaretleri de büyüdü.
Sonra parayla nüfuz satın alabileceklerini, siyasetin çevresine yaklaşabileceklerini, Cumhurbaşkanımızın yakınındaki bazı insanlara ulaşarak kendilerine bir dokunulmazlık zırhı örebileceklerini düşündüler.
Hesapları basitti:
“Doğru insanlara ulaşır, bazılarına para kazandırır, güçlü isimlerle yan yana görünürsek bize kimse dokunamaz.”
Hatta Cumhurbaşkanımız sayesinde makam ve mevki sahibi olmuş bazı isimleri kendi gelecek hesaplarının parçası hâline getirebileceklerini düşündülerse, bunun da sonuna kadar araştırılması gerekir.
Fakat unuttukları bir şey vardı:
RECEP TAYYİP ERDOĞAN.
Benim gördüğüm şudur: Cumhurbaşkanımız bu oyunun devletin ve siyasetin etrafında örülmesine müsaade etmeyecek bir irade ortaya koydu.
Devletin kurumları harekete geçti, soruşturmalar başladı ve kurulan hesaplar bozulmaya başladı.
Şimdi mesele bunu sonuna kadar götürmektir.
Kim kime para kazandırdı?
Kim kimin kapısını çaldı?
Kim siyasi nüfuz satın almaya çalıştı?
Kim “Cumhurbaşkanına yakınım” diyerek kendisine kalkan oluşturdu?
Kim Cumhurbaşkanımız sayesinde bir yere gelip Cumhurbaşkanımız sonrasının hesabın�� yapmaya kalktı?
Savcılık bunların tamamının üzerine gitmeli, delili ortaya koymalı ve gerçek bağlantıları tek tek açığa çıkarmalıdır.
Çünkü Cumhurbaşkanımızın etrafında bulunmak kimseye suç işleme imtiyazı vermez.
Onun en yakınındaki kişinin yakını dahi olsanız, milletin alın terine el uzattıysanız hukuk önünde hesabını vermelisiniz.
Asıl temizlik de budur.
Kendi adamını korumak değil; kendi adını kullanarak korunmaya çalışanlara da dokunabilmektir.
Cumhurbaşkanımızın kararlılığının sınandığı yer tam burasıdır.
Dosyanın ucu kime giderse gitsin hukuk geri dönmemelidir.
Çünkü burada mesele birkaç zenginin kaybettiği para değildir.
Tarladaki çiftçinin parasıdır.
Fabrikadaki işçinin alın teridir.
Memurun yıllarca biriktirdiği üç kuruştur.
Çocuğuna ev almak isteyen annenin, babanın geleceğidir.
Kimse bu insanların parasını toplayıp yatlarda, katlarda, özel uçaklarda yaşayamaz; sonra da siyasetin gölgesine saklanarak kurtulacağını düşünemez.
Bu pilav daha çok su kaldırır.
Gerçek oyun kurucular kimse ortaya çıkarılmalı, para trafiği son kuruşuna kadar takip edilmeli ve siyasi bağlantı iddiası bulunan herkes hakkında deliller konuşmalıdır.
Ve herkes şunu bilmelidir:
SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN ADINI KULLANARAK CUMHURBAŞKANIMIZI KUŞATAMAZSINIZ.
MİLLETİN PARASIYLA NÜFUZ SATIN ALAMAZSINIZ.
DEVLETİN İÇİNDE KENDİNİZE SIĞINAK KURAMAZSINIZ.
OYUNU KURDUĞUNUZU ZANNEDERKEN, DEVLET O OYUNU BOZAR.
MİLLETİN PARASI KİMSENİN OYUN PARASI DEĞİLDİR!
Kim nehesabı yaparsa yapsın, hangi siyasi oyunu kurarsa kursun,kim kendisini ne kadar güçlü ve dokunulmaz zannederse zannetsin,devletin sabrını acizlik, sessizliğini de habersizlik sanmasın.
Ve rahmetli babamın yıllar önce söylediği o sözü hiç unutmayın:
“DEVLET TAVŞANI ÖKÜZ ARABASIYLA YAKALAR.”
Bugün kaçtığını, kurtulduğunu, izini kaybettirdiğini düşünenler yarın bu sözün ne anlama geldiğini çok iyi anlayacaktır.
DEVLET ACELE ETMEZ,
AMA UNUTMAZ.
GÜNÜ GELİR, HESABI DA DEFTERİ DE ÖNÜNÜZE KOYAR.