deü gsf zorla tınaztepe’ye taşınırken yanımızdaki isimlerdendi.mezunumuz avukat Yelda Kullap ile birlikte hep yanımızda olan önceki dönem baro başkanımız özkan yücel’i bugün yitirmişiz. her zaman şehrine ve değerlerine sahip çıkan sorumlu bir insan, bir aydındı. unutmayacağız.
İzmir Barosu önceki dönem başkanı, hukukçu ve adalet mücadelesinin değerli savunucularından Özkan Yücel’i, İzmir Barosu önünde düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurladık.
Ömrünü hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, eşitliğe ve insan haklarına adayan Avukat Özkan Yücel; yalnızca bir hukuk insanı değil, haksızlığa karşı cesaretle ses yükselten, adalet arayanların yanında dimdik duran bir mücadele neferiydi.
Geride bıraktığı onurlu yaşamı, kararlılığı ve adalet için verdiği emekler, bizlere yol göstermeye devam edecek. Kendisini saygı, minnet ve özlemle anıyor; ailesine, sevenlerine ve hukuk camiasına bir kez daha başsağlığı diliyoruz.
Anısı, adalet ve demokrasi mücadelemizde yaşamaya devam edecek.
Efeler diyarı İzmir, hazır mıyız?
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, yarın Cumhuriyet’in kalbi İzmir’de olacak.
Demokrasinin, özgürlüğün ve millet iradesinin sesi bir kez daha güzel İzmir’den yükselecek.
Tüm İzmirlileri omuz omuza olmaya davet ediyoruz.
🗓️ 26 Mayıs Salı
🕗 12.00
📍 Cumhuriyet Meydanı
Kimse beni inandıramaz Fatih Altaylı'nın sözlerinin Cumhurbaşkanı'nı korkuttuğuna. Bir gazetecinin fikrini ve sözünü söylemesi tehdit değil bir Anayasal haktır.
Cem Küçük, Fatih Keleş’in evindeki parkenin altında 2 milyon dolar bulunduğunu iddia etti. Ancak bu fantastik senaryo, iddianamede yer almadı
https://t.co/MM7ZjBKnZT
Yaklaşık 1 buçuk aydır hakkımda dedikodu, iftira ve aşağılık ithamlarla itibar suikastı yapmaya çalışanlar var. Bunların arasında gazete diyemeyeceğim bir paçavranın haber müdürü de var, masum insanlardan iftiracı yaratmak için borsacılık yapan sözde avukatlar da, dolandırıcılık ve şantaj suçluları da, troller de.
Hayatım boyunca emek vererek mücadele ettim. Partimin gençlik kollarından bugüne, 15 yıldır verdiğim mücadele de, yaptığım çalışmalar da ortadadır. Olduğum yer bir anlam ifade ediyorsa eğer, bunu önce emeklerime, sonra da bu 15 yılın tamamında önce arkadaşım, sonra hayat arkadaşım olan eşime ve yol arkadaşlığı duygusuyla bana destek veren partililerime borçluyum.
İftiracıların hedefleri belli. Aynı kanserle mücadele eden sevgili arkadaşım Gülşah Durbay’la başlattıkları ve birçok genç kadın arkadaşıma yaptıkları gibi alçakça iftiralarla yıpratmak, kadınların siyasette varlığını hedef alarak onuruna saldırmak.
Siyasetin belki de en çirkin yapılan hali, aileyi hedef almak. Bu şekilde insanlıktan çıkanlara tek sözüm var. O tweetleri silmeyin, yüreğiniz varsa kastınızı da açık açık yazarak tekrar paylaşın. Yarın mahkemede “ben bir şey demedim” diye savunma yapabilmek için iğrenç imaların ve ailemi de hedef alan tweetlerin arkasına sığınarak korkaklık etmeyin. Hepinizle ilgili tek tek suç duyurusunda bulunuyorum. Yaşadığınız müddetçe bu alçaklığınızın da peşini bırakmayacağım.
Bu ülkede kadınların özgürce yaşadığı bir gelecek inşa edebilmek için mücadelemden de bir adım geri atmayacağım.
6 ay önce “hiçbir CHP’li kayyum olmayı kabul etmez” dedi, 6 ay sonra kayyum olmayı kabul etti…
Polis, CHP İl Başkanlığını kendisi için ablukaya alınca, “polis varken oraya gitmem” dedi ama meğer CHP İl Başkanlığına gidip koltuğa kayyum olarak oturabilmek için “valilik ve emniyet müdürlüğü görevini yapsın” talebiyle mahkemeye başvurmuş. İşte belgesi 👇🏽
Ben Kanapiçe’de asker Musa’yı İngilizlere vermeyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğunda oturuyorum!
Hiçbir yol arkadaşımızı kimseye teslim etmeyiz.
İcap ettiğinde bedel ödedik, ödüyoruz, ödeyeceğiz!
Ama asla baş eğmeyeceğiz!
Şimdide kolluk güçleri ile il binasını sardılar. Olay yandaş medya ile lanse ettiklerinin aksine CHP nin iç meselesi değildir olay yurttaşların oylarının gasp edilmesi ve hukuka aykırı antidemokratik uygulamalardır! Cumhuriyet Halk Partisi - İstanbul İl Başkanlığı
İstanbul CHP İl Başkanlığı'na polis ablukası kabul edilemez. Yargıyı siyasallaştırdılar,bu sayede ülkemizin en güçlü muhalefet partisi olan CHP'yi bölmek için yargıyı silah olarak kullandılar. Yine yargı ve kolluk güçleri ile CHP'yi bölmek amacı ile bir CHP'liyi kayyum atadılar.
Yüksek Seçim Kurulu’nun kararı, tüm taleplerimiz kabul edilmemiş olsa da olumludur. Ancak bir Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yetki ve görev kurallarına aykırı olarak İstanbul İl Başkanlığımıza yönelik kayyum ataması yok hükmündedir.
Cumhuriyet Halk Partisi, savaş meydanlarında kurulmuş bir parti olarak çok partili sisteme geçme cesaretini göstermiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi, çok adayla, çok listeyle, rekabet içinde kongrelerini yapan ve bu kongrelerde seçilmiş olan siyasetçilerin kurullarda görev alabildiği tek partidir.
Cumhuriyet Halk Partili olan herkes bu demokrasi bilincine sahiptir.
Demokrasiyi Savunmaya Devam Edeceğiz!
CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde başkan seçilen Özgür Çelik ve yönetiminin, mahkemenin ihtiyati tedbir kararıyla görevden uzaklaştırılmasının ve İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum atanmasının demokrasi ve hukuk açısından kabul edilebilir bir yönü yoktur.
Hakimlerin seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük veya kanuna aykırı uygulama nedeniyle seçimlerin iptaline karar verebilmesi ilgili parti teşkilatına kayyum atayabileceği anlamına gelmez.
Açıkça Anayasa’ya, Siyasi Partiler Kanunu’na, hukuka ve demokrasiye aykırı olan bu “tedbir” kararı, ayrıca görevsiz bir mahkeme tarafından verildiğinden yok hükmündedir. Nitekim Siyasi Partiler Kanunu’nun 21. maddesi açıktır: Herhangi bir asliye hukuk mahkemesinin böyle bir karar vermesi, usul ve esas yönünden hukuken mümkün değildir. Parti kongrelerinin ilçe seçim kurulu hakimi gözetiminde yapılacağı, bu süreçte alınacak kararların kesin olduğu ve yalnızca YSK tarafından kaldırılabileceği açıktır. Bu nedenle bir asliye hukuk mahkemesinin verdiği kararın yok hükmünde olduğu tartışmasızdır.
Demokrasinin, halk ve delege iradesinin ortadan kaldırılmasına yönelik; kanuna ve usule aykırı böylesi kararlara karşı demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz.
İstanbul Chp İl kongresi davasında tedbir kararı verilerek İstanbul CHP İl Başkanlığına kayyum atanmış. oturmuşlar senaryo yazmışlar yargı ellerinde tüm kurumlar ellerinde. Cumhuriyet rejimine özgürlüklerimize adalet duygumuza açıkça saldırı var! Bu oyunu bozmalıyız. Ama nasıl?