@Sakaryabld Elinize sağlık. Bir de otobüs bekleme alanlarında sigara içmeyi yasaklasanız çok güzel olur. Hem yerler çabuk kirlenmez hem de içmeyenler rahatsız olmaz.
Tarık'ı okul yıllarından tanıyorum. Kendisi öğrenciyken asp(dot)net anlatan video serisi çekmişti. Tabiki de YouTube filan değil direk CD'ler ile paylaştı. O zaman çok faydasını görmüştüm. Şimdi daha derin konularda paylaşımlar yapıyor, faydalı olmaya devam ediyor.
2026’ya girerken sizlere birkaç şey söylemek isterim.
Birincisi: Twitter’a geri döndüm.
Bu kadar süre uzak kalmamın sebebi, öğrenmek istediğim bazı şeylerin olmasıydı.
Hem kendimle alakalı,
hem iş dünyamla,
hem de dış dünyayla ilgili konular��
Bunları gerçekten öğrenmek, keşfetmek, yaşamak istedim.
Sadece okumak değil; uygulamak, faydasını görmek, eksikliğini fark etmek istedim.
Şunu baştan söyleyeyim:
Yıllardır Twitter’da, çoğu kişinin değinmediği ya da konuşmadığı konuları yazdım.
Derinlemesine inceledim.
Yaşamadığım şeyleri yazmamaya özellikle dikkat ettim.
Belki de tam bu yüzden, yazdıklarımın etkisi ve anlaşılırlığı arttı.
İnsanlar “okumak” için geldiler.
Güzel olan taraf şu oldu:
Beni takip eden insanlar
kavga için gelmediler,
dedikodu için gelmediler,
saldırganlık, linç ya da polemik aramadılar.
Çünkü yazdıklarımda bunlar yoktu.
Benim yazdıklarım;
insanın kendini keşfetmesi,
daha ileri gitmesi,
yanlışlarını görmesi,
doğruyu daha net anlayabilmesi içindi.
Bu yüzden buraya magazin arayanlar değil,
derinlik arayan insanlar geldi.
Belki yazdıklarım milyonlara ulaşmadı,
ama derinliği olan insanlara ulaştı.
Hatta bazılarıyla tanışma fırsatım bile oldu.
Gelen yorumlardan,
insanların düşüncelerinden,
danışmanlık verdiğim kişilerin anlattıklarından
bunu çok net görebiliyorum.
Zaten benim hedefim de hiçbir zaman milyonlara ulaşmak olmadı.
Hedefim şuydu:
Yazdıklarımın,
okuyan kişinin hayatında bir şeyleri gerçekten değiştirebileceği,
onu iyileştirebileceği,
ve onun da başkalarına faydalı olabilecek bir derinliğe ulaşmasına katkı sağlayabileceği insanlar.
Bu konuda da epey yol aldığımı düşünüyorum.
Bir süredir Twitter’dan, genel olarak sosyal medyadan uzaktaydım.
Arada yazıyordum ama çok paylaşmıyordum.
Sebep yine aynıydı:
anlamak, öğrenmek, yaşamak.
Bu süreçte;
kendi iç dünyamla,
işle,
insanlarla,
hayatla ilgili birçok konuyu büyük ölçüde netleştirdim.
Uyguladım,
işe yarayanı gördüm,
yaramayanı ayıkladım.
2026 yılında,
işte tam da bu konular hakkında burada konuşmaya başlayacağım.
Yazdıklarımın İngilizce versiyonlarını ve daha profesyonel içerikleri blogumda bulabilirsiniz.
Bazı teknik ve profesyonel konuları orada yazıyorum.
Ama Twitter ve Türkçe…
Benim için hâlâ vazgeçilmez.
Burada anlatacaklarımın;
gerçek anlamda değişim yaratacağına,
insanlara somut fayda sağlayacağına inanıyorum.
Çünkü bugün dünyada;
magazin,
şovmenlik,
popülerizm,
kavga ve gürültü
çok daha görünür ve popüler hale geldi.
Bunun gölgesinde ise,
gerçekten değerli olan bilgiler yavaş yavaş geri planda kalıyor.
Kaybolmuyor belki,
ama görünmezleşiyor.
Biz bu bilgileri yeniden açmaya çalışacağız.
Akademik, kuru bilgiler anlatmayacağım.
“Okudum, kapattım, belki bir gün konuşurum” tarzı şeyler değil.
Direkt kullanabileceğiniz,
düşünce biçiminizi değiştirecek,
yarın işe gittiğinizde,
yarın ailenizle vakit geçirirken
size fayda sağlayacak şeyler anlatacağım.
Eğer şimdiye kadar yazdıklarımın faydalı olduğunu düşünüyorsanız,
hesabı paylaşın.
Aynı derinliğe,
aynı bilgilere ihtiyacı olan insanlar varsa
onlar da gelsin, okusun.
Umarım 2026 yılı,
benim bu serüveni anlatırken
çok insana fayda sağlayabildiğim bir yıl olur.
Kendinize iyi bakın.
@sbYusufAlemdar@Sakaryabld
Sayın başkanım. Terminaldeki sigara problemine bir çözüm bulmanızı istiyorum. Yolcu bekleme alanlarında sigara içilmemeli. Bir de yere atılan izmaritlerden dolayı çok kötü bir koku var. Sakaryamız daha temiz olabilir.
Eğer bir iş, istediğim hayatı yaşamama izin vermiyorsa, o zaman sorgularım.
Sürekli yaratıcılık beklentisi kulağa romantik geliyor ama dürüst olalım — her meslek bizi “yaratıcı enerjiyle patlatmak” zorunda değil.
Bazen iş, sadece istikrar sağlamak, ayaklarımızı yere bastırmak ya da hayatın başka alanlarında yaratıcılığımızı özgürce yaşamak için bir araçtır. “Doğru meslek enerji veren iştir” iddiası, modern zamanların süslü bir koşturma tuzağı gibi duruyor.
Kimimiz enerjiyi parlak patlamalarda değil, dinginlikte, düzende ya da başkalarına sessizce hizmet ederken buluruz.
Her ateş parlamak zorunda değil, ama bu onu gerçek olmaktan çıkarmaz.