Bu akşam Sözcü TV yayınında 16 Eylül’den beri yürütülen 7 kuruluşa ait fon soruşturmaları ile alakalı olarak şahsımı hedef alan ve “fonda parası olup, krizden önce çekti, hesabı kapattı”, “fona 400 koydu, krizden önce çekti, 800 aldı” şeklinde başta Murat Ağırel’in haysiyetsizce iftirasına konu olan açıklamalar konusunda, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve tümüyle mesnetsiz, yalan yanlış iddialara açıklık getirilmesi amacıyla aşağıdaki hususları ifade etmek istiyorum:
Fon krizinde sonuç olarak şunu anladık:
Bir kısmımız, “Büyük Türkiye, adil dünya, Terörsüz Türkiye, Filistin’e özgürlük, Suriye devrimi, Müslüman birliği, İsrail’e karşı direniş” diyerek mücadele edip hayatlarını riske atarken,
Arkamızda organize bir ekip aynı kavramları kullanıp çalmış, yolsuzluk yapmış, servetine servet katmış…
Yaşadığımız hayal kırıklığı ve öfkenin sebebi bu ihanettir…
Yeni Şafak yazarı Serdar Tuncer:
"Bunca varlık içinde bir şeylerin yok olmaya başladığını gördük, hüzünle.
Tevazumuzun yittiğini, şükrümüzün hırpalandığını, samimiyetimizin örselendiğini, adalet duygumuzun yaralandığını, tevekkülümüzün zayıfladığını, hassasiyetlerimizin kaybolduğunu, umudumuzun kan revan içinde kaldığını gördük.
Varlık da bir imtihandı sanki ve biz kaybediyorduk bu imtihanı.
Yokken sabretmiştik, yetinmeyi bilmiştik ama paramız var olunca önce artırmanın derdine düştük sonra helali haramı umursamaz olduk.
Belediye otobüslerinde, ellerindeki poşetlere gizlenmiş parti bayraklarını asmaya giden mahzun ama onurlu insanlar ciplere binmeye başlayınca bir şeyler yitip gitti avcumuzdan.
O babaların çocukları bir başkasının hakkı hukuku demeden ihale kovalamaya başlayınca ahlakımız yitip gitti. 28 şubatlarda tesettürü için sokaklarda joplanan annelerin evlatları artık modern tesettüre bürünmüş annelerinin yanında taytla arz-ı endam etmeye başlayınca onurumuz yitti.
Bir de baktık ki ortada bizden eser yok, biz yittik! Dün yok muamelesi görüyorduk yokluk içindeydik ama bütün heybetimiz ve vakarımızla biz vardık.
Bugün her yerde biz varız güya ama ortalıkta bizden eser yok!"
Bu hayatta üç şey sizi asla pişman etmez. Bir, sıkı çalışmak. İki, en ufak bir saygısızlığı sineye çekmemek. Üç, başkalarının sevgisi, onayı veya yargısını bırakıp inatla, tavizsizce ve keskin bir bıçak gibi kendiniz olmak. Deneyin, hayatınızın nasıl güzelleştiğini görün.
Fon krizi, örgütlü, organize ve bilinçli olarak devletin kaynaklarını sömürme, milletin parasını çalma eylemidir.
Bu bir ekip işidir.
Yarattığı ekonomik zarardan çok sosyal tahribatı daha fazla oldu.
Şimdi insanlar hesap sorulmasını, çalınan paraların geri getirilmesini istiyor.
Bu süreçte ucu eş dost tanıdık birine dokunur da örtbas edilirse bunun tahribatı daha büyük olur.
Bu arada sosyal medya hesapları kapatılarak insanların öfkesini daha arttırmanın da mantığı yok.
Fon meselesiyle ilgili çok net tavır koymak lazım.
Çalandan alacaksınız. Kimin cebinden alındıysa para oraya iade edeceksiniz
Çalmaya ve çalana kim göz yumduysa onun kulağından tutup yargı karşısına çıkaracaksınız
Suçla itham edilen herkese “eşitlik” ilkesi uygulayacaksınız
Siyaseten kimsenin gözünün yaşına bakmayacaksınız, bakarsanız bu halk sizin gözünüzün yaşına bakmaz ve sizi sandıkta cezalandırır
Kul hakkı ve kamu hakkına kim el uzatıyorsa o eli devlet kırmalı
Fon soruşturmasında "gönüllülük esası" tamam LAKİN;
Borsada düşüşün müsebbibleri, "içeriden tüyo alma" ihtimali olanlar, SPK ve BDKK'nın içindeki denetleyiciler ve yetkililer, bu işin bizzat içindeki siyasi aktörler hukuki olarak hesap vermedikçe vatandaş teskin olmaz.
Milletin kafasında binlerce soru var. İnsanlar günlerdir uyku uyuyamıyor. Etkilenen kişi sayısı 455 bin, dolaylı etkilenen insan 2-3 milyon. Bu sabah yazılan bir yazıya saniyesinde cevap yapıştırılıyor. Süreci anlattığınız, kim ne alacak, ne alamayacak anlattığınız bir basın toplantısı yapmak zor olmasa gerek. Merkez Bankası üç ayda bir güven tazelemek için enflasyon raporu toplantısı yapıyor. SPK da piyasalarımıza, kurumlarımıza sarsılan güvenin tekrar tesisi içün çıksın basın toplantısı yapsın...
Bir kaç cümle insanların içindeki yangına su serpecek.
"Milletimiz müsterih olsun süreci çok sıkı şekilde takip ediyoruz, kimsenin 1 kuruşu başka bir kimseye geçmeyecek şekilde tasfiye sürecini yürütüyoruz. Diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla eşgüdüm içerisinde süreci yönetiyoruz." demek zor olmasa gerek.
Bu mümkün değilse Merkez Bankası'nın yaptığı gibi bir çizgi video kim ne alacak, verilen emirlerin hükmü nedir? Kamuoyunda kafa karışıklığına neden olan tüm soruları tek videoda anlatacağınız, ardından gelen sorulara da cevap vereceğiniz yapay zeka kullanacağınız bir çizgi video en azından fonzedelerin kafasında oluşan sorular giderilebilir. Fonlarda mağdur olanlar Sermaye Piyasası Avukatıyım hemen dava açın diyenlere karşı da alacağınız bir aksiyon olur. Sizin cevaplamadığınız soruları, insanlar mağdurlar üzerinden çıkar sağlamaya çalışıyorlar.
@spkgovtr