Bu ülkede 86 bin ücretli öğretmenin görev yaptığı, bunların önemli bir kısmının eğitim fakültesi mezunu olmadığı, hatta ön lisans mezunlarının dahi sınıflara girdiği bir düzende; yıllarca eğitim alan, formasyon sahibi, sınavlarda derece yapan öğretmenleri kontenjan yok denilerek kapıda bekletmek kabul edilemez.
Madem ihtiyaç var, çözüm de belli: Ücretli öğretmenliğe son verin, Akademiye 50 bin öğretmen alın!
#ÜcretliyeSonAkademiye50Bin
gümdem yarattığı için ruhi çenet'in
hasidik yahudilerini konu alan youtube programını izledim, ama öğrendiğim yeni bir şey olmadı. çarşamba sokaklarında gezmiş gibi, menzil cemaatinin herhangi bir kurumunda dolaşmış gibi hissettim kendimi. erkek eğemen din anlayışı, haremlik selamlık uygulamaları, giyim kuşamda birtakım standartlar, şekilcilik, cemaatin tepesine sonsuz sadakat, şifreler ve semboller, cemaat şirketleri ve paranın cemaat içinde dolaşımı, kadının alanının daraltılması, çok çocuk yaparak cemaate asker kazandırma stratejisi, katı hiyerarşi, sonsuz disiplin, siyah beyaz hayat, korku ve gizem. güneşin altında yeni bir şey yok. dünyanın tüm dinleri de, dindarlıkları da, dinsizlikleri de birbirine benziyor.
MEB-AGS sonuçlarına ilişkin bu kadar soru işareti varken optik formlardaki işaretlemelerin sonradan silinmediğini, değiştirilmediğini veya üzerinde herhangi bir müdahale yapılmadığını nereden bileceğiz? Adayların elinde sınav çıkışındaki optiklerinin bir kopyası yok. Şeffaflık, yalnızca sonucu göstermek değil, sürecin doğrulanabilir olmasını sağlamaktır.
Kürt sorunu diyerekten komisyon kurdular. Komisyon sonucunda apo ile yasa hazırlayıp dağdaki pkklı teröriste af getirdiler.
Kürtlerin sorunu bu muymuş?
Ben Kürt sorunu deyince doğu illerimizdeki eğitim, alt yapı, sağlık kurumları sorunu, işsizlik ve ekonomi sanıyordum.
LGS’de kimsenin konuşmadığı veya fark etmediği bir gerçek var.
Çocuklar bir yıl boyunca MEB’in yayımladığı örnek sorularla hazırlanıyor.
Öğretmenler derslerini buna göre anlatıyor.
Yayınevleri denemelerini buna göre hazırlıyor.
Kurslar programlarını buna göre yapıyor.
MEB’in denemeleri çözülüyor.
Milyonlarca öğrencinin hazırlık süreci aynı referans üzerinden ilerliyor.
Sonra sınav geliyor.
Ve binlerce öğrencinin ağzından aynı cümle çıkıyor:
“Bu sorular örnek sorulara ve MEB denemelerine benzemiyordu.”
Peki neden?
Çünkü örnek soruları hazırlayan ekip başka.
Sınav sorularını hazırlayan ekip başka.
Öğrenciye yıl boyunca yön veren ekip başka.
Öğrenciyi sınav günü değerlendiren ekip başka.
Sorun sınavın zor olması değil.
Sorun, öğrencinin bir yıl boyunca hazırlandığı anlayış ile sınavda karşılaştığı anlayışın aynı olmaması.
Bir tarafta rehber var.
Diğer tarafta sınav var.
Ama ikisi her zaman aynı dili konuşmuyor.
Aradaki farkın bedelini ise 13-14 yaşındaki çocuklar ödüyor.
Eğer örnek sorular gerçekten rehber olacaksa, o rehberi hazırlayan ekip ile sınavı hazırlayan ekip arasında tam bir uyum olmak zorundadır.
Aksi halde her yıl sınavdan sonra aynı tartışmayı yaşamaya devam ederiz. #LGS2026
Bu fil kostümünü icat eden kişi ödülü hak ediyor! 🐘📷Sadece anne babalar, yana bakıp bebeklerinin kulağının seğirdiğini görmenin verdiği huzuru anlar. Sabahın erken saatlerinde gerçekten önem taşıyan tek "hareket sensörü" budur.
Trabzon , büyük şehir olduktan sonra köy isimlerini mahalle olarak değiştirip dağdan babamın dedemin açıp kendi imkanları ile getirdiği suyu ücretli yaptılar. Tamam dedik. Zam üstüne zam yaptılar. Niye? Türk düşmanı kahpelere hizmet etmek için mi? Trabzon’un çocukları ne olacak?
Değil maaşımın iki katı, on katını da verseler milli eğitim akademisinde görev almam. O kamu israfının içinde de bulunmam.Eğitimini tamamlamış öğretmenlere neyin eğitimini vereceğim? Bu sistemi getirenler bu süreçlerden mi geçti? Beslenme çantası boş çocuklara, yetim öğrencilere, okuldan koparılan kız çocuklarımıza verilmesi gereken o para benim inancıma ve değerlerime göre bana haramdır. Ben bu güzel devletimin sadece bir bursuyla, zorluklar içinde okuyarak üniversite eğitimimi bitirdim. Ve o bursun da etkisiyle öğretmen oldum. Sonra okul müdürü ve ardından akademisyen oldum. Akademilerin tüm kalemlerinde harcanacak o paralarla benim gibi başka nice yetim çocuk, nice yoksul çocuk daha öğretmen, doktor, polis, savcı olur…. Kaldı ki benim gibi düşünenleri de zaten akademiye almazlar. Kendimi bu kadar düşürmem. Benim abdestimden şüphem yok ki namazımdan da olsun. Ben, öğrencilerime verdiğim eğitimin ve emeğin arkasındayım. Eğitimini tamamlamış öğretmenlerin karşısına çıkmak da benim kanıma dokunur.
Milli Eğitim Akademisine geçecek üniversite hocalarına soruyorum: Üniversitede neyi öğretemediniz? Niçin öğretemediniz? Akademide, üniversitede öğretemediğiniz neyi öğreteceksiniz? Öğretmen adaylarının yüzüne nasıl bakacaksınız? Bu israfa ne zamana kadar paydaş olacaksınız?
Yönetmenliğini Suha Arın’ın yaptığı “Sisler Kovulunca”, Doğu Karadeniz bölgesinin geleneksel mimarisini ve eski ustaların son temsilcilerini, onların yöreye özgü malzemeleri kullanarak yarattıkları mimari ile birlikte belgeler. Doğu Karadenizde “Güneş Duası”, “Kuçkuçura”, “Gus Gus Tera”, “Babra Bubrik”, ya da “Sis Kovma” denilen törenlerin yapıldığı görülür. Günümüze gelmeyen o törenden bir kesit.
Karadeniz’in üstüne “yobaz, kadın düşmanı, gerici” gibi bir etiket yapıştırıldı ama istatistikler bunun tam tersini gösteriyor.
Mesela Türkiye’de kız çocuklarının okutulma oranının en yüksek olduğu il Rize.
Kadın intihar oranlarının en düşük olduğu il de Rize.
IQ ortalaması hiç fena değil, Trabzon ilk 10’da.
Kadın cinayetleri oranı Doğu Karadeniz’de çok düşük. 2024 yılı için 5 kadın cinayeti olmuş. Trabzon ve Rize ve Ordu’da hiç olmamış.
Doğu Karadeniz’de kız çocuklarının evlilik oranı Türkiye’ye göre bir hayli düşük.
Kadınların evlilik yaşının en yüksek olduğu 3 il; Tunceli, Artvin, Rize.
Kadın istihdam oranının en yüksek olduğu bölgelerden birisi yine Doğu Karadeniz.
Ve onlarca istatistik… Bakıldığında kadınların hakkını en çok alabildiği, en feminist diyebileceğimiz bölge Doğu Karadeniz. Gel gelelim sosyal medyada “kadın düşmanı, gerici” olarak bilinen bölge de Doğu Karadeniz. Bunun sebebini ben söylemiyorum, siz zaten biliyorsunuz:D
Türkiye'nin en güvenli şehirleri listesinde ilk beş sıranın dördünde Karadeniz şehirleri yer alıyor:
5. Trabzon
4. Giresun
3. Rize
2. Tunceli
1. Artvin
Listenin oluşturulmasında; suç oranları, yaşam standartları gibi etkenler yer alıyor.
Çocuğun çıkan ilk dişi için buğday kaynatılarak yapılan hedik kültürü eski bir Şaman inancıdır.
Rus Türkolog ve bilim insanı Radi Fiş: "Türkler islama geçmedi, islamı Gök Tengri inancına getirdiler" demişti
Selim Sırrı Atay
AGS bugüne kadar gördüğüm en saçma sapan sınav sistemiydi. Hiçbir ayırıcılığı olmayan ölçme değerlendirme niteliği çok kötü bir sınavdı. Ama böyle iddia edilen sınavı yapmak da mümkün değil. 20 dersten 24 tane soru sormak hakikaten çok komik absürt bir şey olur
Öğretmen ihtiyacının ücretli ve geçici çözümlerle değil, kadrolu atamalarla karşılanması gerekmektedir. Atama bekleyen öğretmenler için adil, şeffaf ve ihtiyaç temelli bir atama politikası bekliyoruz.
#CBÖğretmenlerAtamaBekliyor
Ocak ayında sınavın kapsamını genişletmek, AGS’ye eğitim bilimlerinin neredeyse tamamını yüklemek ölçme değil, mağduriyet yaratmaktır.
Plan yapan, kitaplarını ona göre alan binlerce öğretmenin emeği hiçe sayılıyor. Sınava sayılı günler kala kural değişmez.
@afarici@OSYMbaskanligi@BayramAliErsoy
Tuhaf zamanlar!!
1. Eğitim fakülteleri hiçbir şey olmamış gibi, kulağının üstüne yatmış devam ediyorlar!
2. Bir devlet kurumu olan bakanlığın kararları bir gazeteciden öğrenilmeye çalışılıyor! Ve bu kurumun bu amaç için kurulmuş bölümleri var!
3. Bir bilinmezlik, belirsizlik, kaos, alacakaranlık sürüyor!
4. Sınav kapsamına yeryüzündeki tüm konuları alın! Ve yine de atama yapmayın!
#CBÖgretmenlerAtamaBekliyor