Dedikodunun gönüllü havarilerine, fesadın canlı cesetlerine, FETÖ’cü hainlerin yalan ve iftira dolu sözlerine eyvallah edersek, Türk ve Türkiye Yüzyılından dönersek, kaynağını Türk-İslam ülküsünde bulan Türk milliyetçiliğinden ödün verirsek, şimdi birileri kulağını açıp dinlesin, gök girsin kızıl çıksın.
İsrail’in durdurulması masa başında olmuyorsa sahada ve silahla yapılması tarihin kırılma anı olarak karşımıza çıkabilecektir.
Dünya ve insanlık vicdanı sayıları 20 bini aşan çocuk katliamına, toplamda 70 bine yaklaşan masum ölümüne daha fazla sabır gösteremeyecektir.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Ülkü Ocakları Şişli İlçe Başkanlığı geleneksel iftar programına MHP Şişli İlçe Başkanımız Oğuz Tolga Cabbar, Teşkilat Başkanımız Kamran Yazkan ve KAÇEP Kolumuz olarak katılım sağladık. Aynı sofrada edilen duaların kabul olması dileğiyle
@_MHPistanbul_@sertel_selim@YasarKaba17@AhmetBilgic1453@ouz_cabbar
MHP Genel Başkanımızın talimatları doğrultusunda KAÇEP Başkanımız Zeynep Ayfer Sarıkaya ile yönetimi İlçemizde bulunan Şehit Nuri Şener ve Engelli kardeşimizin yakını Yener ve Hatice Bodur ailesini ziyaret ettiler. Bu mübarek günün nezdinde gönüllerini aldık.
@_MHPistanbul_@sertel_selim@YasarKaba17@AhmetBilgic1453@ouz_cabbar
TERÖRSÜZ TÜRKİYE'NİN UFKU GÖRÜNDÜ
Terörü ön şartsız bir şekilde hayatımızdan çıkarıyoruz. Terörle pazarlık yok. O silahlar ya bırakılacak, ya bırakılacak. Bırakılmazsa bırakmayan elleri kıracağız.
Dr. İzzet Ulvi Yönter @UlviYonter
Genel Başkan Yardımcımız ve İstanbul Milletvekilimiz
▪️YÖK’ten sonra İ.Ü. Rektörlüğü de İmamoğlu’nun yatay geçişte dekanlığa uzanan usulsüzlük zincirini tespit etti. CİMER’e 2020’de 1 ve 2025’te verdiği 4 cevapta YÖK ve İ.Ü’nin usulsüz bulduğu yatay geçişi aklamaya kalkan Dekan Prof. Dr. Köse istifasını verdi.
▪���YÖK’ün raporu ve savcılığın yazısı üzerine İnceleme Komisyonu kuran İ.Ü Rektörlüğü şu ana kadar özellikle mason ve roteryenlerin, iş insanı, avukat, subay, siyasetçi, akademisyen çocuklarından oluşan 100 kişinin usulsüz yatay geçiş yaptığı belirledi.
▪️Usulsüz yatay geçişle edinilen diplomaların geri alınması için rapor dekanlığa gönderilecek. Rapor savcılık ve YÖK’e de yollanacak. Ardından üniversitede soruşturma komisyonu kurulacak.
Bazı öğrencilerin mason olduğu bilinen kişileri ve rotary kulüp yöneticilerini ve üyelerini referans gösterdiği de belirlendi.
▪️Usulsüz yatay geçiş yaptığı belirlenen 100’den fazla kişiden bazıları şu anda büyük holdinglerde yönetici, üniversitede öğretim üyesi, medya çalışanı, yazar ve başka meslek dallarında görev yapıyor.
▪️İşte bunlardan birisi de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu.
O da usulsüz yatay geçişle sahip olduğu diplomasıyla Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olma hayalleri kuruyor.
6 Mart 2025 tarihinden itibaren özellikle Suriye’nin Lazkiye ve Tartus kentlerinde patlak veren, müteakiben Hama, Humus ve Dera kentlerine de sıçrayan silahlı ve sipariş çatışmalar komşu coğrafyaların huzur ve istikrarı kadar ülkemizin de iç asayiş ve barış ortamını tehdit edici kıvam ve kırattadır.
Dışarıdan kumanda edildiğine dair en ufak kuşku duyulmayan etnik ve mezhep temelli cepheleşmeler kabus senaryolarına maalesef işlerlik ve ilerleyiş kazandırmıştır. Suriye’nin küllerinden yeniden doğuşuna direnen ve böylesi müessir doğruluşa engel çıkarmayı hedefleyen bölgesel ve küresel husumet mekanizması taşeronları eliyle kaos imalatına girişmiştir.
Her ne kadar Suriye’de nispeten sular durulmuş ve iç kanama kontrol altına alınmış olsa bile dip dalga halindeki kriz ortamının yatıştığını söylemek için vakit daha çok erkendir. Mezhep ihtilafını kaşıyan ve kurcalayan, bu yolla Suriye’yi ateşe verip bölge ülkelerini köşeye sıkıştırmayı amaçlayan ilkel ve iğrenç bir tertip gözle görülür şekilde mesafe kaydetmektedir. Baas kalıntılarının kukla işlevi gördüğü, yabancı istihbarat örgütlerinin faaliyet halinde bulunduğu, Siyonist barbarlığın devrede olduğu karanlık tablo tüm vahametiyle ortadadır.
Bu kapsamda Cumhuriyet Halk Partisi’nin Baas zihniyetinin tetikçisi gibi hareket edip Alevi kardeşlerimiz üzerinden istismar kampanyasına tevessül etmesi hastalıklı ve hasmane siyasetinin yeni bir türevidir. CHP’nin mezhep provokasyonu sadece Türkiye’ye değil, şu mübarek günlerde İslam toplumlarına, bölgesel denge ve dinamiklere yapılabilecek en vahim kötülüktür. CHP’nin Baas artığı ve uzantısı gibi pozisyon alması çok tehlikeli bir kırılma ve kopuştur.
Alevi kardeşlerimiz bizim canımız ve ciğerparemiz; milletimizin ve İslam aleminin ayrılmaz, ayrılamaz ve ayrı görülemez inanç ve insanlık değerleridir. Bizim nezdimizde Alevi ile Sünni arasına uçurum kazanlar, bunlar arasında ikilik çıkaranlar, yetmezmiş gibi birbirine uzak ve yabancı gibi takdim edenler din, diyanet, millet ve ümmet düşmanlarıdır. Ne Alevi kardeşlerimiz ne de Sünni kardeşlerimiz ölümcül oyunlara aldanmayacak, buna da asla kanmayacaktır. CHP’nin yolu yol değildir. CHP’li yönetici ve milletvekillerinin açıklamaları fitne ve fücura ön açmak, öncü olmak manasından başka yorumlanamayacaktır.
Siyasi mezhepçilik ve etnik ayrımcılık peşinde koşanlar hem insanlık suçu işlemekte hem de yasa ve anayasaya aykırı emel ve eylemlere ortak olmaktadır.
DEM Parti’nin de bu gelişmeler karşısında duruşunu ve tutumunu netleştirmesinde yarar vardır. CHP veya diğer partilerle temaslarında 27 Şubat İmralı çağrısını mı konu��acaklar, yoksa etnik ve mezhebi hassasiyetleri tahrip edici adım ve arayış halinde olan partilerin fason ve fosilleşmiş ezberlerini dinleyip ortak mı olacaklar? PKK’nın kurucu önderi tarafından hazırlanan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın gereğini mi ifa edecekler ya da Suriye bahanesiyle Türkiye’nin iç kargaşa ve karışıklığa düşmesini projelendiren çürümüş siyasi zihniyetlere aracılık mı yapacaklar? DEM Parti’nin bu çerçevede kararını billurlaştırması acil ve amik bir ihtiyaçtır.
Türkiye, kalıcı ve kategorik ölçüde terörü millet ve devlet hayatından çıkarmanın arifesindeyken etnik ve mezhebi tahrikleri siyasi araç ve argüman olarak kullanan fırsatçı, fırıldak ve fikirsiz siyasetçileri ne Allah affedecek ne de aziz Türk milleti hoş görecektir.
Milliyetçi Hareket Partisi, bir beladan kurtuluşun mücadelesi verilirken, diğer ve daha dehşet uyandıran nevzuhur sorunların yeşertilmesinden kaygılıdır ve herkesi, bilhassa siyasi partileri ahlaklı, duyarlı, milli ve sorumlu olmaya davet etmektedir.
Unutulmasın ki, ateşe dökülen benzin ilk dökeni yakacak; rüzgardan kim medet umuyorsa önce onun çatısı uçacaktır.
Kadınlar kadar medeniyiz, kadınlar kadar insanız, kadınlar kadar güçlüyüz, kadınlar kadar haysiyetliyiz.
Tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.
TBMM Başkanvekilimiz ve İstanbul Milletvekilimiz Sn. @celal_adan; İl Başkanlığımızın iftar çadırına ziyareti sonrası basın mensuplarıyla bir araya geldi.