@YildizFeti Sayın vekilim kıymetli ağabeyim toplum sizden ısrarla detaylı bir açıklama bekliyor TBMM Başkanı Sayın Kurtulmuşun muamma muallak ve yuvarlak konuşmaları Terör örgütü ile sanki bir al ver pazarlığı yapılmış ve anlaşılmış algısı yaratıyor bizler sahada zor durumda kalıyoruz.
Türkiye ,TBMM çatısı altında “Terörsüz Türkiye” süreciyle milli, özgün ve etkin bir model ortaya koymuştur.
Demokratik meşruiyet ve toplumsal katılımı hukuk çerçevesinde başarıyla bütünleştirmiştir.
Milli egemenlik,milli birlik ve toplumsal bütünleşme ilkesine dayalı, bize özgü bir model inşa edilmiştir.
Yapılan kapsamlı toplantılarda müşterekleri önceleyen,farklılıklara
hürmetkar bir anlayış ön plana çıkarılmıştır.
Biz Türk milletinden aldığımız yetkiyi,
Türk Milletinin gösterdiği istikamette kullanırız.
Aziz milletimiz her işimizin hakemi ve hâkimidir.
Bir tüzel bir kişilik olarak Milliyetçi Hareket Partisi,
Kişiliğini sadece hukuki var olma gerçeğinden değil,
Türk Tarihinin sorumluluğundan ve
Türk milletinin tarihsel hikâyesinden almaktadır.
Milliyetçi Hareket Partisi, olağanüstü bir tecrübenin,
Milli bir birikimin, imrenilecek bir disiplinin merkezidir.
Binlerce yıllık tarihi-kültürel bir mirasa,200 yıllık pratiğe,
57 yıllık yiğit bir siyasal mücadele geleneğine sahiptir.
Birinci vazifemiz ;
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü korumak,
Türk Milleti’nin maddi ve manevi gelişmesinin önündeki engelleri kaldırmak,Hürriyet, adalet, hakkaniyet ve fırsat eşitliğini esas alan toplumsal barışı ve huzuru hâkim kılmaktır.
Temel hak ve hürriyetleri, kardeşlik hukukunu ve dayanışma kültürünü geliştirmek, terörü tarihin çöplüğüne göndermektir.
Bunlar teorik ifadeler değil, elli yedi yıllık pratik,somut ve davranışa dönüşmüş her sağduyulu Türk vatandaşının tanıklık ettiği gerçeklerdir.
Ülkemizin birliği ve dirliğine kast etmiş her odağın karşısında gördüğü yıkılmaz bir kaledir.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin işaret ettiği gibi;
Yıllar boyunca terör ve şiddetle mücadeleye ayrılmak zorunda kalınan devasa kaynakları artık çocuklarımıza okul;
Yaşlılarımıza hastane ve bakım hizmeti;
Çiftçimize sulama kanalı, tarımsal destek, kırsal kalkınma;
Gençlerimize teknoloji merkezi, üniversite yatırımı, gençlik projesi;
Kadınlarımıza istihdam ve sosyal refah;
Esnafımıza kredi, sanayicimize yatırım;
Şehirlerimiz altyapı, köylerimize yol;
Tarlalarımıza bereket olarak döndürmeliyiz.
22 Ekim 2024 tarihinden bugüne “Terörsüz Türkiye “süreci uyum içinde ilerlemiş o günden bugüne evlere, yüreklere çok şükür yeni ateşler düşmemiştir.
Siyasi,ahlaki ve vicdani hiçbir ölçüyü tanımayan,ilkesi, iradesi ve heyecanı olmayan, yalan, riya ve İstismardan başka sermayesi kalmayanların ne söylediğine bakmayız.
Türkiye'de siyasi partilerin temelli kapatılması nedenleri Anayasa'nın 68. ve 69. maddelerinde düzenlenmiştir.
Siyasi Parti Kapatma nedenlerine “ rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak” da eklenmelidir.
Mevcut Kapatma Nedenleri;
Tüzük ve Program Aykırılığı: Siyasi partilerin tüzük ve programlarının Anayasa'nın 68. maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen esaslara aykırı olması.
Eylemlerin Odağı Olma: Partinin üyelerinin Anayasa'ya aykırı eylemler işlemesi ve bu eylemlerin parti organlarınca odak haline getirilmesi.
Devletin Bütünlüğü: Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı hareket edilmesi.
Suç İşleme ve Şiddet: Suç işlemeyi teşvik etmek, suç işlemek veya şiddeti savunmak.
Yabancı Yardımı: Kanuna aykırı olarak yabancı devletlerden veya kurumlardan maddi yardım almak.
Terörsüz Türkiye.
Dün Sayın Cumhurbaşkanımızın, “Terörsüz Türkiye” hedefinin mutlaka başarıya ulaşacağı yönündeki kararlı mesajı, bu sürecin devlet politikası olarak sürdürüldüğünü bir kez daha ortaya koymuştur.
Cumhur İttifakı’nın bu konudaki ortak iradesi ve kararlılığı; Türkiye’nin ikinci yüzyılını kendi değerleri doğrultusunda inşa etme, dünyadaki gelişmeleri doğru okuyarak ülkemizi doğru konumlandırma ve her adımı Türkiye’nin milli menfaatleri doğrultusunda atma anlayışının bir yansımasıdır. Bu nedenle sürecin hedefine ulaşacağına ilişkin güçlü bir inanç bulunmaktadır.
Bu bağlamda, 22 Ekim 2024 tarihinde Sayın @dbdevletbahceli’nin kamuoyuyla paylaştığı çağrının ardından başlayan süreçte, Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan ’ın ortaya koyduğu kararlı liderlik büyük önem taşımaktadır.
Aynı şekilde, Adalet Bakanımız Sayın @abakingurlek ’in hukuki zeminin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları, MHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın @YildizFeti ’in sürece sunduğu katkılar ve Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı Sayın @ikalin1 ın devlet aklıyla yürüttüğü çalışmalar da bu sürecin önemli yapı taşları olarak tarihe not düşmektedir.
Bu vesileyle başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Sayın Devlet Bahçeli’ye, Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’e , Sayın Feti Yıldız’a, Sayın İbrahim Kalın’a ve siyasetin içinde ki sürece inanan samimi kadrolara ve devletimizin ilgili kurumlarında görev yapan, sürece samimiyetle katkı sunan tüm kadrolara teşekkür ediyoruz.
Bütün yakından uzaktan engelleme girişimlerine, provokasyonlara ve süreci içeriden ya da dışarıdan sabote etme çabalarına rağmen, devletimizin kararlılığı ve milletimizin desteğiyle #TerörsüzTürkiye hedefine ulaşılacağına olan inancımız tamdır.
Temennimiz; birlik ve beraberliğin güçlendiği, terörün tamamen sona erdiği, huzurun, güvenliğin ve kardeşliğin kalıcı hale geldiği güçlü bir Türkiye’nin hep birlikte inşa edilmesidir.
Siyasi Parti Kapatma nedenlerine 'rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak' da eklenmelidir.
Öncelikle belirtmek gerekirse,
X hesabımdan yaptığım paylaşımda herhangi bir Siyasi Parti işaret edilmemiştir.
Medyada konu hakkında görüş bildiren bazı kişilerin “Odak olmak”kavramını kavramadıkları görülmüştür.
Bu şahıslar için “Odak olmak”nedir kısaca izah etmeye çalışacağım.
Bir siyasî partinin
Anayasanın 68’inci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı eylemlerinden dolayı kapatılabilmeleri için, siyasî partinin “tarif edilen nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline” gelmiş olması gerekir.
3 Ekim 2001 tarih ve 4709 sayılı Anayasa Değişikliği Kanunu kapsamında,Anayasasının 69’uncu maddesinin altıncı fıkrasına göre:
“Bir siyasî parti, tarif edilen fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, sözkonusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır”.
Şimdi anlayabildiniz mi.?.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli,
“Burada ilk olarak ‘Devlet’ tasavvurumuzu ve devletin temel dayanaklarının ne olduğuna ilişkin düşüncelerimizi açıklamaya, ‘Biz devletten ne anlıyoruz?’ sorusuna cevap vermeye ihtiyaç vardır.”
“İnsan, öncelikle öz varlığını, sonra malını güvenceye almak ister ve tercihlerinden dolayı bir haksızlığa maruz kalmamayı arzu eder.
İnsanı devlet dediğimiz kurumsal varlığı kurmaya iten, onun doğasında var olan bu eğilimlerin sağladığı motivasyondur.”
Devlet, düzene dayalı yaşayış biçimini organize eden kişiliktir.
Bu nedenledir ki ‘devlet’ denildiğinde aklımıza gelen ilk şeylerden biri hiç şüphesiz kanun, bir başka ifade ile hukuk ve düzen kavramlarıdır.
Devlet, düzenin kurulması, yani barış ve huzurun tesisi için hukuk ve kanunları uygulayacak organların bütünlüğüdür.”
Devletin vatandaşlarını yalnızca dış tehditlere karşı değil, toplum içerisindeki haksızlıklara karşı da koruma görevi bulunduğunu ifade etti.
devletin temel amacı adaleti gerçekleştirmek, hukuk ve adalet devlet meşruiyetinin temel unsurlarıdır.
“Devletin bu düzeni sağlarken ilk amacı, adalet ilkesini gerçekleştirmektir.
Adaletin, adaletsizliğin düşmanı olduğu, adaletin tesisinin devletin çekirdeğini meydana getirdiği tarihsel bir hakikattir.”
“Hukuk ve adalet; devletin hem varlık nedeni hem meşruluk aracı hem de eli, kolu ve silahıdır.”devlet ile vatandaş arasındaki güven ilişkisinin adalet anlayışıyla doğrudan bağlantılıdır.
“Halk, kendisine devletin adil davrandığına inanmazsa, o zaman koruma görevini yerine getirmek amacıyla kurulmuş olan bir sisteme itaat sağlanır, ama bağlılık sağlanmaz.”
PERDE ARKASI…
10 yıldır aranan firari vatan haini FETÖ’cü Burkay Karatepe’nin Ö.A. isimli şahısla irtibatına dair bilgiye ulaşan Emniyet İstihbarat Dairesi, 2025’te aldığı ama hiç aktive etmediği telefon hattını takibe aldı. Ö.A. sabırla yakın takibe alındı. Karatepe arandığı sırada FETÖ’nün mahrem yapı tedbir kurallarına uyarak saklanmayı başardı. Hayatını adeta yaşayan ölü gibi sürdürdü.
Dijital her şeyden uzak duran Karatepe dün akşam Ö.A.’nın alıp kendisine 2025’te verdiği hattı ilk kez açınca Emniyet baz bilgilerinden adrese ulaştı. Böylece FETÖ’cü fare saklandığı delikte ele geçirildi.
SİLİVRİ'DEN GELEN YENİ PARTİ MÜJDESİ
CHP içinde beklenen finali, Özgür Özel şu sözlerle duyurdu: “Yeni partimizi, milletimizin seçtiği ve yetkisini emanet ettiği milletvekillerimizle birlikte ilk adımını atarak kuruyoruz.”
Daha doğrusu, Ekrem İmamoğlu’nun yeni partisini kuracağı yönündeki müjde Silivri’den geldi.
Ekrem İmamoğlu’nun partisi kurulduğunda CHP’deki tablo daha da netleşecek…
“Mutlak Butlan” kararı sonrasında CHP içindeki manzara, biraz “Yağmurda ağlayanla gülen belli olmaz.” deyişini andırıyordu. Asıl şimdi Anya mı Konya mı belli olacak…
CHP içinden kaç milletvekili, kaç yönetici ve kaç üye yeni kurulacak partiye katılmak için istifa edecek?
“Evdeki hesap çarşıya uymaz.” derler…
CHP’nin köklü kurumsal kimliği farklı bir mıknatıs işlevi görebilir.
“Giderim.” diyen kalabilir, “Kalabilirim.” diyen gidebilir…
Siyasetin doğası bu tür örneklerle doludur.
Özgür Özel taraftarları sokaklarda, anketlerde ve medyada bir balon şişirmeye çalışsa da bazen sonuç ağır bir hüsran olur. Hatırlarsanız, CHP’deki Mutlak Butlan kararı sonrasında 7 Haziran 2026 tarihinde Tokat’ta 4, Gümüşhane’de 1 ve Nevşehir’de 1 olmak üzere toplam 6 beldede ara seçim yapılmıştı. Özgür Özel bu seçim bölgelerine gitmiş, mitingler düzenlemiş ve çeşitli ziyaretlerde bulunmuştu.
Özgür Özel’in güdümündeki medya ve troller, bu mitinglerin ardından adeta “Bu iş bitti, tüm seçimleri CHP alıyor.” havası estirdi. Neler yazdılar, neler söylediler…
Sonuç ise Cumhur İttifakı’nın 5, CHP’nin ise 1 belde kazanması oldu. CHP, Yolüstü Beldesi’nde (Reşadiye/Tokat) kazandığı tek beldeyi yalnızca 72 oy farkla elde edebildi. Bir belde seçiminde de 2 oy alabildiler.
Sonuçlar açıklandıktan sonra o seçimlere dair tek kelime bile edemediler. Daha doğrusu, yapamadılar. Çünkü çok büyük konuşuyorlardı. Kendi propagandalarının altında kaldılar.
Özgür Özel’de ne bir vizyon ne de güven veren bir liderlik anlayışı var.
En büyük handikabı ise Ekrem İmamoğlu’nun gölgesi altında genel başkanlık yapmaya çalışmasıdır. CHP’de kısa bir dönem geçirdi, şimdi ise o gölge yeni partide de devam edecek…
Hatırlayın, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları bile CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyareti sırasında, Ekrem İmamoğlu’nu da kastederek, Özgür Özel’e “Eş başkan diyesim geldi.” sözleriyle bir bakıma bu durumla ilgili bir nevi dalga geçmişti.
Ekrem İmamoğlu’nun gölgesini taşıyan bir partiden ne hayır beklenebilir ki?
Hizmet mi, vizyon mu, dürüstlük mü, vatanseverlik mi?
İBB Başkanlığı dönemi bunun herkes için çok net bir ölçüsüdür.
Özgür Özel, CHP tarihine; CHP’yi yolsuzluğa, rüşvete ve çeşitli ahlaksızlıklara batıran genel başkan olarak geçmiştir. Tarih sorgulandığında karşımıza hep Özgür Özel çıkacak ve ortada bu kadar rezalet varken onun çaresizce yaptığı, “Bizde rüşvet yok, irtikap yok, yalan yok, zimmet yok, yolsuzluk yok.” şeklindeki savunmalar ile daha sonra CHP’li Uşak, Antalya ve Manavgat belediye başkanlarının Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu hakkında itiraflarda bulunmalarının ardından onlara yönelik başlatılan linç kampanyaları aklımıza gelecek…
Özgür Özel denildiğinde benim aklıma ilk gelenler…
Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adaylığı için CHP Grup Toplantısı’nda veda konuşması yaparken onun arkasından timsah gözyaşları dökmesi…
Kamer Genç’in mezarı başında rakı bardağıyla verdiği poz…
Sinop Füze Test Merkezi’nde (ROKETSAN ve ASELSAN tarafından kullanılan) yapılan füze testleri için, “Füzeleri durdurun, balıklar ürküyor.” açıklamasını yapması…
Seçim döneminde, “İnanamayacaksınız ama CHP’den her çiftçiye bedava traktör.” vaadinde bulunmasının ardından, bu vaat kendisine hatırlatılınca, “O cümleyi çarpıcı olsun diye yazdık.” itirafında bulunması…
BBC’ye verdiği, “Terk edilmiş hissediyoruz! Bu nasıl dostluk?” demeciyle İngilizlere yalvarması…
Daha çok başlık var ama bunlar bile onun zihnimizde oluşturduğu algıyı anlatmaya yetiyor.
Bakalım, Ekrem İmamoğlu’nun vesayetinde kurulacak yeni partide daha neler göreceğiz…
Çünkü CHP’de yaptıkları, yeni partide yapacaklarının da garantisidir…
Tek üzüldüğüm, her şeyi bu kadar net görünen Ekrem İmamoğlu’nun ve onun siyasi yaveri Özgür Özel’in peşinden gidenlerdir.
Ne diyelim :Allah akıl, fikir versin…
https://t.co/KmoT7XjjUt
ÇİZİM : @ErhanYalvac1
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin yetiştirdiği evlatları; devletimizin ve milletimizin ihtiyaç duyduğu her yerde fedakârca mücadele ediyor.
Bugün orman yangınlarıyla mücadelede de ilgili devlet kurumlarımızın koordinesinde görev yapan tüm Ülkü Ocaklı kardeşlerimizden Allah razı olsun.
Rabbim, devletimize güç, görev başındaki tüm kahramanlarımıza kolaylık ve muvaffakiyet ihsan eylesin.
📍Kayseri
Ülkü Ocakları Kayseri İl Başkanlığı tarafından, Eğribucak Mahallesi’nde meydana gelen yangında devletimizin ilgili kurumlarıyla koordinasyon sağlanarak; söndürme, soğutma ve yardım çalışmalarında bulunuldu.
📍 İzmir
Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanlığı tarafından, Menderes Kısıkköy’de meydana gelen yangında devletimizin ilgili kurumlarıyla koordinasyon sağlanarak; söndürme, soğutma ve yardım çalışmalarında bulunuldu.
🇹🇷 Batman'da yere düşen Türk bayrağını gören bir işçi, yoğun araç trafiğine aldırış etmeden bayrağı yerden alıp yeniden yerine astı.
O anlar cep telefonu kamerasına yansıdı.
Anayasanın ilk dört maddesi değişecek dediler, Türkçe resmi dil olmayacak dediler, Türklük kavramı kaldırılacak dediler ama hiçbiri olmadı..
Çünkü MHP ve Cumhur İttifakının olduğu yerde sadece Türk Devleti kazanır..🇹🇷
Gazeteci Güngör Yavuzaslan:
Türkiye'de çok ciddi bir Türk milliyetçiliği kesimi var. Ülkü Ocaklılar var.
Yani, onlar aynı zamanda bir bilim ve eğitim şeyi. Orada yapılan çalışmalar, sizin dediğiniz gibi Türk kültürüne kadar hepsi yapılıyor.
2026 FIVB Voleybol Kadınlar Milletler Ligi final maçında Brezilya Millî Voleybol Takımı'nı yenerek şampiyon olan A Millî Kadın Voleybol Takımımızı tebrik eder başarılarının devamını dileriz. #FileninSultanları