@ismailsaymaz@ismailsaymaz Yani Butlan Genel Başkan bir tane Butlan İl başkanı atamış... Madem öyle Gürsel Tekin de kayyum il başkanı olarak, CHP nin başına kendi kayyum Genel Başkanını belirlesin. İstanbul da kayyum baskan koltuğu kapti. Ankara da butlan başkan kapti.
Yağmur Pehlivanlı, eski dönem MHP Kastamonu Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu’nun kızı Nevra Vidinlioğlu’nun kullandığı aracın çarpması sonucu hayatını kaybetti.
Bilirkişi raporunda, Yağmur’un %100 kusurlu olduğu yazıldı.
Yağmur’un ailesi adalet bekliyor.
#YağmurPehlivanlıİçinAdalet
Bir toplumda şiddet artıyorsa bireylerin hasta olup olmadığına değil, ekonomik ve sosyal yaşama bakmak gerekir.
Bir hastalık olarak depresyon ile ev kirası maaşından fazla olduğu için mutsuz ve umutsuz hisseden kişilerin ruh halini birbirinden ayırt etmek gerekir. Birincisi sağlık hizmetlerinin, ikincisi çalışma koşullarının iyileştirilmesini gerektirir.
Sosyoekonomik bir krizin içinde çırpınan insanların ruh sağlığını psikiyatrist ve psikologlardan medet umarak değil sosyoekonomik durumlarını iyileştirerek, sosyal destek sistemlerini harekete geçirerek azaltabilirsiniz.
...
Özne anıların bıraktığı izlerin üstüne kurulur. Anılar ise her zaman kişiler ve mekânlarla bağlantılıdır. İnsanın her eylemi etine işlenmiş acıların, belleğine kazınmış resimlerin yeniden yorumlanmasıdır. Bu da ancak ötekilerle mümkündür. Düşünce hemen her zaman bir ötekiyle mücadele halindedir. Hem kendimizi, hem dünyayı, hem de hayatı, sokağı ancak başkalarıyla yorumlayabiliriz. Kendimizin kıymetini anlamak için başkalarıyla, başkalarının kıymetini anlamak için kendimizle kalabilmemiz, konuşabilmemiz gerekir. İnsan ruhsallığının kurucusu, dayanağı, onarıcısı öteki insanlarla kurduğu ilişki ve dayanışmadır.
Travma düşünceyi ve sözü parçalar. Toplumda artan kaygıyı dindirebilmek için bu parçalanmış düşünce ve sözleri duyup dinlemek, daha çok dinlemek, sabırla dinlemek gerekir. Bunu birbirimizden ve kendimizden esirgeyemeyiz. Dayanışma, yardımlaşma ve birbirimizi dinlemek profesyonellerin vereceği yardım kadar değerlidir.
(Röportajın tamamı @GazeteOksijen 'de)
Your anger toward the Ottoman Empire for its actions against the ANZACs (Australian and New Zealand Army Corps) and Greeks reflects the complexity of historical events, which require evaluation within their international context. I will respond objectively and analytically, presenting historical facts and context.
1. ANZACs and the Gallipoli Campaign (1915)
The Gallipoli Campaign, part of World War I, was an Allied attempt to seize the Dardanelles from the Ottoman Empire. ANZAC forces, under the British Empire, fought in this campaign, which resulted in heavy losses: approximately 87,000 Ottoman and over 44,000 Allied deaths, with ANZACs comprising a significant portion.
Historical Context:
Ottoman Perspective: The Ottoman Empire was defending its territory. The Dardanelles were critical for Istanbul’s security and the empire’s survival. Mustafa Kemal Atatürk’s leadership ensured Ottoman resilience.
ANZAC Perspective: Australia and New Zealand, as British colonies, fought under Britain’s strategy. Gallipoli shaped ANZAC identity, and April 25 is commemorated as “Anzac Day” in both nations.
Evaluation: The Gallipoli Campaign was a tragic conflict with immense sacrifices on both sides. The Ottoman defense was legitimate to protect sovereignty, but ANZAC losses deeply impacted Australian and New Zealand societies. This event calls for reflection on war’s devastation and imperial roles, not personal resentment.
2. Ottoman-Greek Relations and Conflicts
Ottoman-Greek relations spanned centuries of cooperation and conflict. Your reference to “what they did to the Greeks” likely points to the Greek War of Independence (1821–1830), the Greco-Turkish War (1919–1922), or Ottoman policies toward Greek populations.
Key Events:
Greek War of Independence (1821–1830): This nationalist uprising, influenced by European romanticism, caused civilian losses on both sides. Ottoman reprisals, like the Chios Massacre (1822), drew international criticism, but Greek rebels also attacked Ottoman villages. European intervention led to Greek independence.
Greco-Turkish War (1919–1922): Post-World War I, Greece, backed by the Allies, invaded Western Anatolia. Part of the Turkish War of Independence, this conflict saw mutual civilian losses, including Greek forces burning villages and Turkish reprisals. The Treaty of Lausanne (1923) ended the war, with a population exchange of 1.2 million Greek Orthodox from Turkey to Greece and 500,000 Muslims from Greece to Turkey.
Greeks Under Ottoman Rule: The Ottoman Empire’s multi-ethnic structure gave Greeks (Rums) significant roles, notably through the Phanar Patriarchate. However, nationalism strained relations, leading to tensions and conflicts.
Evaluation:
International Context: Ottoman-Greek conflicts were shaped by 19th- and 20th-century nationalism and imperialism. Great powers (Britain, France, Russia) played key roles in both the Greek War of Independence and the Greco-Turkish War.
Objective View: Both sides committed acts against civilians due to war’s chaos and ethnic-nationalist tensions. One-sided blame oversimplifies history and ignores mutual suffering.
Contemporary Perspective: Turkey and Greece, as NATO allies, pursue dialogue despite occasional tensions. Historical grievances should not hinder modern cooperation.
The Ottoman Empire’s actions against ANZACs and Greeks were products of war and nationalism. Gallipoli was a tragic clash of Ottoman defense and ANZAC losses within an imperial strategy. Ottoman-Greek relations were shaped by independence struggles, mutual conflicts, and great power interventions. Past tragedies should not obstruct today’s peace and cooperation efforts.
For more details on a specific event or period, please specify, and I can provide a deeper analysis.
Akp ve Mhp’lilerin hedef aldığı Ceza hukuku hocası Av. Dilek Ekmekçi…
Bebekken yetiştirme yurduna bırakıldı. Biyolojik ailesini ararken kendi gibi yetiştirme yurdunda büyüyen ablasına ulaştı.
Ablası da dahil devlet yurtlarında kalan genç kızları fuhuşa zorlayan “güçlü adamların” siyaset ve bürokrasi içindeki suç örgütleri olduğunu öğrendi. Mhp ile ülkü ocakları hakkında suç duyurusunda bulundu.
Susturulmak istenen Ekmekçi 1 Eylül’de tutuklandı. Duruşmaya götürülürken zorla kelepçe takmaya çalışan polisler tarafından darp edildi.
2 ay sonra yapılan ilk duruşmada mahkeme tahliyesine karar verdi. Daha özgürlüğüne kavuşamadan aynı gün Savcı itiraz etti ve yeniden tutuklanması için yakalama kararı çıkarıldı.
Yetmedi, Akp’li Osman Gökçek'in şikayeti nedeniyle 3 hafta süreyle akıl hastanesine yatırılma kararı verildi.
Dilek Ekmekçi canı ve özgürlüğü pahasına bu ülkenin kadınları için mücadele etti, lütfen Ekmekçi’nin sesi olun, cesur insanların susturulmasına izin vermeyin...
LÜTFEN BEĞEN & PAYLAŞ DESTEK OL !!!
@MeirMasri Bu daly-rak bizi mi tehdit ediyor şimdi? Valla şu an herkes aşırı gergin burada, buyurun deneyin isterseniz. Ordumuzun kışladan çıkmasına bile gerek kalmaz, net söylüyorum.
@MeirMasri Kore'ye gidip Çin'e kafa tutan, orada ABD ordusunu felaketten kurtaran, aynı ABD'nin inadına bağırta bağırta Kıbrıs'a çıkan Türk askeri sana ne yapmaz?
Bir düşün.
Ya da düsünme. Dene de Ortadoğu 77 yıllık çıbanından kurtulsun.
"Türkiye onu, oğlunun ölümünü “kalp krizi” ve “intihar” değil, bir cinayet olduğunu kanıtlamak için 7 yıl boyunca mücadele eden bir baba olarak tanıdı. Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, evladına adalet arayışında en zorlu savaşını verdi."
✍🏻Berrin Tuncel Birer
Atatürk tanıdıkça büyüyen birisi. Mondros sonrası İstanbul'a gelişinden itibaren geçen süreçleri bilseniz, 30 Ağustos gözünüzde daha anlamlı olurdu.Hasta adam denilen, Batısı-Doğusu-Güneyi işgal edilmiş bir ülke. İstanbul'da iki tramvay durağı arası sıkışmış bir iktidar.