Sevgili dostum ve kıymetli kardeşim Hasan Arslan "naçizane" yazdığım şiirleri büyük bir özveri ve şahane yorumlarıyla ayağa kaldırmış, kendisine çok teşekkür ediyorum ve minnettarlığımı arz ediyorum...
Ey anne sesli şehir
Ey yıkık minareler
Biz bu çağın kirlenmiş sularında unuttuk saflığımızı
Bu kör kuyuda ömür törpülemektense
Ölüm bir merhamettir belki erguvan vaktinde
Göğün en mahzun yerinde açan bir zambaktır beliki de
Bir masa
Ve iki sandalye
Biri boş
Biri yorgun
Konuşulmayan ne çok şey var
Konuşulanların arasında
Sanki bütün kelimeler
Bizden önce tükenmiş
Ve sadece
Sessizlik kalmış payımıza
Çünkü sevgilim bu dünya
Uçsuz bucaksız bir tenha
Ne kadar kalabalık görünürse görünsün sokaklar
Herkes kendi yalnızlığının çarmıhında
Sen bana bak
Yalnızca bana
Gör ki o zaman
Nasıl da dökülür üzerimizden bu paslı boya
Ne tuhaf bir hayat değil mi
İğne deliğinden deve geçirmek kolay da
Şu kırık gururu bir cümleye sığdırmak ne zor
Yine de sığdırıyoruz işte
Gecenin bu saatinde
Kendi sesimize sarılıp
Kendi masalımızın kötü kalpli üvey annesi olmak
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu çerçevesinde kurmay (Harp Akademisi / kuvvet harp enstitüleri komuta ve kurmay eğitimi almış) olmayan subayların general/amiral rütbelerine terfi etmesi Temel hukuki çerçeve Tuğgeneral / Tuğamiral ve Tümgeneral / Tümamiral rütbelerine terfi için kurmay olma şartı zorunlu değildir. Kanun, bekleme sürelerini tamamlamış olmak, yeterli sicil, kıt’a hizmeti, kadro açığı ve Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararı gibi genel şartları arar (Madde 47).
Ağlamayın efendiler ağlamayın
Hüzün yakışmaz size
Bir mendil sallıyorum penceremden
Üzerinde eski şarkılardan kalma bir leke
Ve yüreğimde yamalı bir çocukluk peleriniyle
Daha ölmedik ya buradayız işte
Hayatın o huysuz ve tatlı orta yerinde
Bütün o riyakar yüzler
Bütün o sahte gülüşler
Bırak boğulsun kendi cehennemlerinde
Bakma dışarıya
O hınçla örülmüş pazar yerlerine
Biz seninle bu harabeler arasında
İki saf su damlası gibi duralım öylece
@Kpehlivanoglu zaten 100 kişinin terfi ettiği bir dönemde üç beş kişi de kurmay olmayan subaylardan general yaparlar, onlarda ancak tümgeneralliğe kadar yükselir, baktım bu dönem terfi edenlerden 10 kişi kurmay değil..
Hayır efendiler
Ben bu evin ne uslu kedisi
Ne de masallarınızın kurşun askeri değilim
Alın o cilalı cümlelerinizi
Cebinde haram kokan gömleklerinizi
Bana aç kalan çocukların
Ve yarım kalmış şiirlerin
O vahşi adaletini bırakın
Yine de düşer yola yürek
Bile bile ateşe yürüyen bir pervane gibi
Suskunluklar birikir sedirin köşesinde
Çay soğur
Hırka eskir
Zaman erir
Biz ise hala o eski kapı eşiğinde
Gelmeyen baharı bekleriz