The US government, citing national security authorities, has issued an export control directive to suspend all access to Fable 5 and Mythos 5 by any foreign national, whether inside or outside the United States, including foreign national Anthropic employees.
The net effect of this order is that we must abruptly disable Fable 5 and Mythos 5 for all our customers to ensure compliance.
Access to all other Claude models is not affected.
We apologize for this disruption to our customers. We believe this is a misunderstanding and are working to restore access as soon as possible.
Read our full statement: https://t.co/bwn0sximKZ
Meet Kimi K2.6: Advancing Open-Source Coding
🔹Open-source SOTA on HLE w/ tools (54.0), SWE-Bench Pro (58.6), SWE-bench Multilingual (76.7), BrowseComp (83.2), Toolathlon (50.0), Charxiv w/ python(86.7), Math Vision w/ python (93.2)
What's new:
🔹Long-horizon coding - 4,000+ tool calls, over 12 hours of continuous execution, with generalization across languages (Rust, Go, Python) and tasks (frontend, devops, perf optimization).
🔹Motion-rich frontend - Videos in hero sections, WebGL shaders, GSAP + Framer Motion, Three.js 3D.
🔹Agent Swarms, elevated - 300 parallel sub-agents × 4,000 steps per run (up from K2.5's 100 / 1,500). One prompt, 100+ files.
🔹Proactive Agents - K2.6 model powers OpenClaw, Hermes Agent, etc for 24/7 autonomous ops.
🔹Claw Groups (research preview) - bring your own agents, command your friends', bots & humans in the loop.
-
K2.6 is now live on https://t.co/YutVbwktG0 in chat mode and agent mode.
For production-grade coding, pair K2.6 with Kimi Code: https://t.co/uvoSJKyGCY
-
🔗 API: https://t.co/EOZkbOwCN4
🔗 Tech blog: https://t.co/9wWvgIQSS3
🔗 Weights & code: https://t.co/Be0hjs2RTP
Elon Musk thinks the entire education system is built on a broken assumption.
That every student should learn the same thing. At the same speed. In the same order. At the same time.
Musk: “Everyone goes through from like 5th grade to 6th grade to 7th grade like it’s an assembly line. But people are not objects on an assembly line.”
The model was designed for a factory economy. Standardized inputs. Predictable outputs.
That economy is gone. The assembly line is gone.
But the education system still runs on its logic.
A student who masters algebra in two weeks sits through eight more weeks because the calendar says so. A student who struggles gets dragged forward because the schedule doesn’t wait.
Neither is being served. Both are being processed.
Musk: “Allow people to progress at the fastest pace that they can or are interested in, in each subject.”
AI doesn’t teach a classroom. It teaches a student.
One at a time. Every time.
It skips what a student already knows. It finds where they’re stuck and approaches it from a different angle.
It adjusts in real time. Not at the end of a semester when the damage is already done.
A student obsessed with basketball learns fractions through shooting percentages. A student who builds in Minecraft learns geometry through architecture.
The subject doesn’t change. The entry point does.
No teacher with thirty students can do this. Not because they lack skill.
Because the math doesn’t work.
AI doesn’t have that constraint.
Musk: “You do not need to tell your kid to play video games. They will play video games on autopilot all day. So if you can make it interactive and engaging, then you can make education far more compelling.”
The brain isn’t broken. The format is.
Kids learn complex systems and strategic thinking for hours voluntarily. Then walk into a classroom and can’t focus for twenty minutes.
That’s not a discipline problem. That’s a design problem.
Musk: “A university education is often unnecessary. You probably learn the vast majority of what you’re going to learn there in the first two years. And most of it is from your classmates.”
Four years. Six figures of debt.
And the real value comes from the people sitting next to you. Not the institution charging you.
The degree doesn’t certify knowledge. It certifies endurance.
Musk: “If the goal is to start a company, I would say no point in finishing college.”
The system was built to train employees. If you’re not trying to be one, it has nothing left to offer you.
Every lecture. Every textbook. Every curriculum. Now available instantly. Personalized to any learner. Adapted to any pace.
The question isn’t whether the old model survives.
It’s how long we keep forcing students through it while the replacement already exists.
“Konforla pazarlık yapmayı bıraktığınız an, yapabileceklerinizin sınırı yoktur.”
Başarı yetenek işi değil, “sistematik acı çekme” sanatıdır. Duvara asılası bir söz.
Bu adamın DNA'sı incelenmeli. Çünkü normal bir insan olmadığına eminim.
Ross Edgley
• 157 gün boyunca karaya ayak basmadan yüzdü.
• Bir iple Everest'in yüksekliğine tırmandı.
• Sırtında 1.4 tonluk arabayla maraton koştu.
Bunu nasıl yaptığını gördüğünüzde zihinsel sınırlamalarınız sonsuza dek ortadan kalkacak:
1. Büyük Britanya Yüzüşü
Ross, 157 gün boyunca günde 12 saat yüzdü.
Yüzü tuzlu sudan eridi, dili parçalandı, 5000 deniz anası tarafından sokuldu. Ama durmadı.
Neden? Felsefesi şuydu: "Acı çekmeyi öğren."
Acı bir "Dur" işareti değildir; sadece beyninin sana gönderdiği bir geri bildirimdir. Onu duy ama dinleme.
2. Everest İpi
Bir iple, 20 saat boyunca aralıksız tırmanarak 8.848 metreye ulaştı. Çoğu insanın kolları 10. dakikada iflas ederdi.
Ross'un sırrı:
“Vücudun, zihninin izin verdiğinden 10 kat daha fazlasını yapabilir.”
Seni durduran kasların değil, konforu seven beynin. Beynini sustur.
3. Araba Maratonu
Bir Mini Cooper'ı (1400 kg) halatla çekerek 42 km maraton koştu.
Bu sadece "kaba kuvvet" değil, fizik ve biyomekanik zekasıydı.
Kural: Sadece "sert" çalışma, "akıllı" çalış.
Hedefine göre antrenman yap. Yüzeceksen soğuğa alış, tırmanacaksan laktik asit eşiğini zorla.
4. Toparlanma Bir İştir
Günde 10.000 kalori yakıp ertesi gün nasıl devam edebiliyor?
Çünkü dinlenmeyi "boş zaman" olarak değil, "işin bir parçası" olarak görüyor.
• Buz banyoları
• Uyku takibi
• F1 takımı gibi beslenme
Vücuduna bir tapınak gibi bakmazsan, o da sana bir savaş makinesi gibi hizmet etmez.
5. Adaptasyon Yeteneği
Okyanusta yüzerken omzu sakatlandı. Pes mi etti? Hayır.
Yüzme stilini değiştirdi ve 30 gün daha yüzdü.
Mükemmel şartları bekleme. Şartlar asla mükemmel olmayacak.
Darwin haklıydı: En güçlüler değil, en iyi "adapte olanlar" hayatta kalır.
Neden Yapıyor? Ödül Yok
Madalya için mi? Para için mi? Hayır.
Ross rekorları değil, sınırları kovalıyor.
"İnsan zihni pes etmediğinde, insan bedeninin nerelere gidebileceğini görmek istiyorum."
Bu bir spor değil, bu bir "Kendini Keşif" yolculuğu.
Ross Edgley bize şunu öğretti:
“Konforla pazarlık yapmayı bıraktığınız an, yapabileceklerinizin sınırı yoktur.”
Başarı yetenek işi değil, “sistematik acı çekme” sanatıdır.
@HaberReport Glorya çayı bile 70 liraya satıyor. Çok bile ayakta kaldılar. Kahve çekirdekleri çoğunda yanık ve kalitesiz. 200 lira verdiği kahvenin iyi olmasını ister insanlar.
New York’lu psikiyatrist Rami Kaminski, yeni bir kişilik yapısını tanıttı:
"Otrovert" adını verdiği kişilik dışarıdan sosyal görünen ama tekrar normal hissetmek için çok fazla yalnız kalmaya ihtiyacı olan biri. Gerektiğinde konuşabilirler, gülebilirler ve etkileşime geçebilirler ama çok fazla etkileşimde bulunmaları onları tüketir.
Antisosyal değiller sadece farklı şekilde şarj olurlar. İnsanlarla birlikte olmak ile kendi enerjilerini korumak arasında sessiz bir denge kurarlar.
12 temel özellikleri: 🧵
Sene 2021 Aralık ayı. Kripto varlıkları düzenlemek için (ilk düzenleme girişimi) bir taslak oluşturulduğu haberinden sonra inceleme fırsatı bulduğumuz taslağa, kamuoyu nezdinde tepki oluşturmamız gerektiği konusunu Kamile ve Sait hocamla tartışıyorduk. Daha sonra bu amaç doğrultusunda kripto para destekçisi dostlarla giderek büyüyen bir dizi girişimde bulunmuştuk. TBMM'deki bir görüşme ardından haklı tepkilerimiz neticesinde yönetmeliği rafa kaldırmışlardı. İşte o günlerden konuyu ele aldığımız bir zoom toplantısı. Hepsi çok kıymetli arkadaşlar. Hepsinin emeği büyük. Hazır gündem yine kripto yönetmeliği iken dostları tekrar hatırlatmak istedim. Daha bir o kadar emeği geçmiş kripto dostu arkadaşımız var. Onlar toplantıda olmasalarda hepsinin emeğini es geçmemek lazım. Bu gün o ruhu özlüyouz. Arkadaşlara sormadan paylaştığım için kusura bakmazlar umarım. Aralarından rahatsız olup arzu eden olursa postu da silerim.
Yeni Kripto Vergi Kanunu ile ilgili olarak: Türkiye’nin önündeki Büyük Fırsat ve Tehlike:
Biliyorsunuz Blok-Zincir ürünleri ile ilgili bir kanun teklifi Plan Bütçe komisyonundan Genel Kurula geldi:
3 İhtimal var:
1) Bu teklif o noktada geri çekilebilir.
2) Bu teklif değişiklik yapıldıktan sonra geçebilir.
3) Bu teklif aynı şekilde geçebilir.
Umarım 3. Ihtimal gerçekleşmez. Çünkü bu teklif aynı şekilde geçerse, Türkiye 100 yılda bir yakalayacağı büyük bir fırsatı kaçırmış olur.
Önce teklifin neyi içerdiğini yazayım. Sonra da bu hali ile nasıl bir tehlike olacağını ve nasıl bir fırsatın kaçacağını anlatayım. En son olarak da nasıl KÜÇÜK bir değişiklik ile milyarlarca doların Türkiye’ye akabileceğini anlatayım.
Teklif neyi içeriyor:
1) Türkiye içindeki borsalarda kripto paranız var ise, Alımda, Satımda ve Transferde Onbinde-Üç vergi. (Cumhurbaşkanı kararı ile sonradan 5 katına çıkabilir)
2) Türkiye içindeki borsalarda şimdilik %0 Stopaj vergisi (Cumhurbaşkanı kararı ile sonradan yüzde yirmiye çıkabilir).
3) Soğuk Cüzdanlarda veya Yabancı Borsalarda duran Kripto paralar için BEYAN zorunluluğu ve %40’a varan gelir vergisi.
4) Bu teklif Nisan ayında Kanunlaşırsa da muhtemelen GERİYE DOĞRU işleyecek şekilde vergilendirme (1 Ocak 2026’dan başlayacak gözlem)
Şimdi önce 4. Konudan hızlıca bahsedip gerçek konuya geleyim: Normalde Hukuk alanındaki Öngörülebilirlik ilkesi gereği hiçbir kanun GERİ işlememeli. Hatta kanunun çıkarıldığı yılın bir sonraki yılından başlamalı. Ancak son zamanlarda Maalesef bazen kanunlar GERİYE doğru işletiliyor. Bu elbette bir parça bile düşünüldüğünde olmaması gereken bir şey. Hukuk fakültelerinde öğretilen: "Kanunlar Makable Şamil olamaz" evrensel hukuk kuralı da tam bunu söyler. Yani Kanunlar çıktıkları tarihin öncesini kapsamamalıdır.
Kanun hangi hali ile çıkarsa çıksın muhakkak 4. Madde bu şekilde olmamalı diye düşünüyorum.
Şimdi gelelim asıl konuya:
Ben Finans Akademisyeni olduğum için Dünyadaki her türlü yeni finansal ürünü yakınen takip ediyorum. Son 10 yılın da en popular konusu Kripto Para Birimleri oldu (daha sonra bunu Yapay Zeka yatırımları devraldı).Bu alanların hep datasına, hem de felsefesine hakimim.
Size net olarak söyleyebilirim ki: Kripto yatırımcılarının çok ama çok büyük bir çoğunluğu, yatırımlarını ya Yabancı Borsalarda (Platformlarda) ya da daha da önemlisi Soğuk Cüzdanlarda tutuyor.
O yüzden Genel Kurul’a gelecek kanun bu şekilde geçerse, en önemli ve yatırımcıları ilgilendiren maddesi: Yabancı Platformlarda ya da Soğuk Cüzdanlarda bulunan yatırımlara Gelir Vergisi Beyannamesi zorunluluğu ve %40’a varan vergi olacak. Yani Onbinde Üçlük verginin etkilediği insan sayısı ve yatırım miktarı bakımından bir önemi kalmıyor.
Tamam şimdi yatırımların çok büyük bir çoğunluğunun (En azından bu kanun çıkmadan önce ama hala kanunun geçerli olacağı 1 Ocak 2026 itibari ile) Soğuk Cüzdanlarda ve Yabancı Borsalarda olması gerçeği yüzünden:
Kripto yatırımcılarının çok büyük çoğunluğu Gelir Vergisi Beyannamesi doldurup, %40’a varan vergi ödeyecek.
Şimdi buradaki Tehlike ama en önemlisi Fırsat nedir?
Eğer Kanun bu hali ile geçerse:
1) Yabancı Platformlarda veya Soğuk Cüzdanlarda yatırımı olanların çok büyük çoğunluğu beyan etmeyecek (Yastık altında altın tutanların beyan etmediği gibi).
2) O zaman da beyan edenler maalesef kendilerini saf ve naif hissedecekler.
3) Meclis tutanaklarında CRAF anlaşması gereği yabancı borsalardan bilgi paylaşımı yapılacağı buradan bilgi alınacağı söyleniyor. a) Yabancı platformların bilgi paylaşımı sadece 2027 sonrası, b) bu anlaşma soğuk cüzdanları raporlayamaz ve göremez, c) Blok-zincirde mixer yani karıştırıcı denilen yapılar paranın milyonlarca değişik cüzdana dağılmasını sağlayarak bilgiyi koruyor. O yüzden CRAF olsa da bir çok kişi beyan etmeyecek.
4) Kripto yatırımların çok ama çok büyük bir çoğunluğu beyan etmemek için Türkiye’ye gelmeyecek.
5) Lokal borsalarda çok küçük yatırımcı kalacak onlarda finansal okur yazarlıkları az olduğundan zamanla eriyecek.
6) Türkiye’de kurulan ve Blok-Zincir üzerinden hizmet veren Bilgisayar-Oyunu sektörü, soğuk cüzdanlar kullandıkları için ülke dışına çıkmak zorunda kalacaklar. İstihdam eriyecek.
7) Lokal borsalardaki para eriyince local borsalar gerçek potansiyellerine ulaşamayacak.
8) Türkiye normalde Milyarca dolar vergi toplayabileceği bir alandan yabancı platform, soğuk cüzdan ve local borsa ayrımı yaptığı için adam akıllı vergi toplayamayacak.
9) En kötüsü az sonra bahsedeceğim Fırsatı kaçırmış olacak.
Şimdi tehlikelerden yukarıda bahsettim.
Peki bu tehlikeleri yok etmenin ve büyük bir fırsat yakalamanın yolu var mı? Bence var, kısaca anlatmak isterim:
Bir kişi veya kurum neden yatırım yapar? Sadece Kripto değil, neden hisse senedi, emtia, gayrimenkul ve bunun gibi yatırımları yapar? Para kazanmak için. Peki bir insan neden para kazanmak ister? Harcamak için. Kuşkusuz bu her insan için böyle.
İşte Kripto yatırımı yapan bir insan da eğer yatırımlarında başarılı olursa sonunda o parayı Bankasına çekip:
1) Ev veya Araba almak
2) Çocuğunun masraflarını ödemek
3) Tatile çıkmak
4) Daha basit günlük harcamalar yapmak
Ister…. Ama bunları yapabilmesi için önce parasını Bankasına çekmek zorundadır. Bankasına çekmek için de, yatırımı ister Yabancı Borsada, ister Soğuk Cüzdanda olsun, yatırımı önce LOKAL borsaya çekmek oradan da bankasına transfer etmek zorundadır.
İşte tam bu noktada yukarıdaki TÜM tehlikeleri ve problemleri çözecek olan yöntem:
1) Yabancı Platform, Soğuk Cüzdan, Lokal Borsa farketmeksizin sıfır işlem vergisi.
2) Yabancı Platform ve Soğuk Cüzdanlardan önce Lokal Borsaya gelip orandan da Bankaya Çekilme anında %5 veya 10 (yetkiler bu oranı daha iyi bilirler ve belirlerler) transfer stopaj vergisi.
Bu yapıldığı anda Türkiye çok ciddi vergi toplar. Lokal borsalar çürümez. İnsanlar paralarını direkt ülkeye getirirler.
Diyeceksiniz ki: Ya Lokal Platformlara gelmeden direkt Yabancı Platform’dan kendi Türkiye içi Bankalara transfer yapılırsa: Bu olmaz çünkü Türkiye’deki Bankalar yabancı borsalardan gelen parayı Kabul etmiyorlar.
Yine Diyeceksiniz ki: Ya bu %5 veya 10 Bankaya transfer vergisini ödemek istemeyenler Kripto Kredi kartı denen ödeme sistemleri ile Türkiye içinde bankaya para çekmeden harcama yapma lüksüne sahip olursa ne olacak? O da olmaz çünkü Türkiye’de geçerli olan kredi kartları var. Kontrolü de çok kolay.
Yani benim önerdiğim bu sistem aşırı derecede etkili ve en önemlisi basit:
1) Her kripto yatırımcısının (diğer yatırımcılarda olduğu gibi) amacı para kazanmak.
2) Para kazanmak istemesinin amacı harcama yapmak.
3) Harcama yapmak için tek yol parayı bankaya çekmek.
4) Bankaya çekmenin tek yolu kripto paranın önce LOKAL borsaya gönderilmesi.
5) Lokal borsadan bankaya çekilen paradan %5 veya 10 stopaj alınması hem vergi gelirini uçurur hem de yukarıda bahsedilen tehlikeleri engeller.
Peki buradaki FIRSAT nedir?
1) Birleşik Arap Emirlikleri, Dubai gibi bölgeler yıllarca parayı bu alana vergi koymayarak çektiler.
2) Şu anda Savaştan ötürü zor durumdalar. Para o bölgelerden çıkmak istiyor.
3) Eğer Türkiye Yabancı borsalardaki ve soğuk cüzdanlardaki Kriptoya %40’a varan vergi koyarsa, bu bölgelerden 1Dolar bile alamaz.
4) Ancak yukarıda bahsettiğim basit düzenleme sayesinde, bu savaşta olan bölgelerden Türkiye’ye çok ama çok ciddi para girişi olur gelecek 5 yıl içerisinde.
5) Çünkü Türkiye turizm açısından harika bir noktada, hizmet sektöründe çok güçlüyüz. Eğer bir kişi (ister Türkiye vatandaşı, ister yabancı) Türkiye’ye getirdiği yatırımı sadece Bankasına çekerken cüzzi vergi ödeyecekse bunu gözünü kırpmadan yapar. Alacağı hizmet için bu son derece basittir.
Uzun sözün kısası:
1) Eğer Kanun bu hali ile geçerse Türkiye’de Kripto sektörü ve yatırımcısı biter.
2) Milyonlarca olduğunu tahmin ettiğim Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı zorda kalır.
3) Büyük bir fırsat da kaçmış olur.
Ben Kanun yapıcıların Genel Kurul’da bir değişiklik yapacaklarını umuyorum. Ya da Kanun bu şekilde geçecek ise (umarım bu hali ile zaten geçmez) en azından GERİYE doğru Kanun işletmeyeceklerini ve kanunu 1 Ocak 2026 değil 1 Ocak 2027 tarihi ile işleteceklerini umuyorum.
Türkiye Birleşik Arap Emirlikleri ve Dubai’den gelen parayı yukarıda bahsettiğim çok basit bir çalım ile kaparsa çok sevinirim.
Herkese iyi bayramlar.
Hayatımda bir an oldu... biri bana "sandalye teorisinden" bahsetti. O günden sonra bir şey değişti. İlişkilerime ve o ilişkilerdeki yerime bir daha asla aynı gözlerle bakmadım.
Fikir basit ama güçlü: Her insanın hayatında bir masa vardır. +++