YALÇIN KÜÇÜK HOCAYLA ADALET (KUMPAS) BAKANLIĞI’NI NASIL TROLLEDİK?
2012 yazı. Cezaevi fotoğrafçısı koğuşa gelecek. Bu sefer biraz daha eğlenceli bir şeyler yapalım dedik. Ben, Prof. Dr. Yalçın Küçük, Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu. Semaverle kupa niyetine bir sürü fotoğraf çektirdik. Her fotoğrafın altına da açıklamalar yazarak fotoroman gibi sosyal medyada yayınladık. (Elbette avukatlar aracılığıyla) Hala Twitter ve Facebook hesaplarımda duruyor. Aşağıda bu fotolardan dördü var. Fotoroman metninden bazıları ise şöyle:
"Silivri Cezaevi Ayak Voleybolu Turnuvası'nı bu sene akademisyenler koğuşu olarak bilinen B-2 kazandı...
Şampiyon takıma kupası törenle teslim edildi.
İşte "Filenin Profları"!
Kupa töreni herhangi bir ışık kapatma provokasyonuna karşı gündüz yapıldı.
Ancak güvenlik gereği B2 koğuşunun taraftarlarıyla kucaklaşmasına izin verilmedi.
Kupa töreni sonrası basın toplantısı gerçekleşti.
Toplantıda "daha rüya takım değiliz" açıklaması yapılırken...
"Filenin Profları" önümüzdeki ay Türkiye'yi dünya şampiyonasında temsil edecek...
Yalçın Küçük, "dünya kupasında bizi ancak Ebu Garib ile Guantanamo zorlar" dedi.
Adalet Bakanlığı dünya kupası için yurtdışına çıkışlarına gerekli kolaylığın sağlanacağını bildirdi.
Filenin Profları, "bu milli bir mesele, büyük ihtimal kaçmayız" açıklamasını yaptı."
Sonra bunu bazı gazeteler ve TV kanalları haber yaptı. Yarı şaka yarı ciddi. Ama Adalet Bakanlığı ciddiye almış, “bizden izin almadan turnuva mı düzenlediniz?” diye cezaevini aramış. Cezaevi yönetimi de fırçayı fotoğrafçıya atmış. Fotoğrafçı da bir dahaki gelişinde “hocam, nolur, semaverle fotoğraf çekmeyelim” dedi.