Hayvanlara ve hayvanseverlere karşı yıllardır sistematik şekilde yürütülen nefret dili, hedef gösterme ve şiddet içerikli algı operasyonlarının yarattığı şiddet sarmalının son kurbanı, İzmir Selçuk’ta yıllardır hayvanların yaşam hakkı için mücadele veren eczacı Berra Yürek oldu!
“Dün İzmir Selçuk’ta yıllardır sokaktaki canlar için mücadele veren, besleme yapan gönüllü arkadaşımız Beray Yürek çok ağır bir saldırıya uğradı.
Birkaç gün önce bir kişi kendisine ulaşıp Şirince yeni yol üzerinde sakat yavru köpekler olduğunu söylüyor. Günler boyunca mesaj atıyor, fotoğraflar gönderiyor ve ne zaman geleceğini soruyor. Dün saat 17.00 civarında Beray abla yavruları görmek için bölgeye gidiyor.
Şirince yeni yol üzerindeki noktadan zeytinlik alana doğru geçtiklerinde şahıs bir anda saldırıyor. Dakikalarca boğazını sıkarak öldürmeye çalışıyor, kemerle boğuyor, sürüklüyor ve telefonunu parçalıyor. Defalarca nefessiz kalmasına rağmen hayata tutunmayı başarıyor. Şahıs onu öldü zannederek olay yerinden uzaklaşıyor. Beray abla ise son gücüyle yola çıkıp yardım almayı başarıyor.” @zeyyerinde1@izmirvaliligi soruşturma başlatılarak; iletişim kayıtları ile MOBESE ve çevredeki tüm güvenlik kamera görüntülerinin incelenmesini, bir kadını öldüresiye darp eden vicdansız saldırganların tespit edilerek yakalanmasını ve işledikleri suçun karşılığı olan en ağır cezayı almalarını talep ediyoruz.
Ayrıca, hayvanları ve hayvanseverleri hedef gösteren, nefret ve şiddet söylemleriyle toplumsal kutuplaşmayı körükleyen kişi ve çevrelerin de, eylemle bağlantılarının ortaya çıkması hâlinde, azmettirme dâhil tüm yönleriyle soruşturularak hukuk önünde hesap vermelerini istiyoruz.
Şiddeti besleyen nefret dili de, şiddeti uygulayan el kadar tehlikelidir. Hiç kimse, hiçbir canlıya yönelik nefret ve düşmanlık üzerinden toplumu şiddete sürükleme hakkına sahip değildir.
@tcbestepe@RTErdogan@TC_icisleri@mustafaciftcitr@TCTarim@ibrahimyumakli@adalet_bakanlik@Akingurlek_@ikalin1@hasandogan@_cevdetyilmaz@aliihsanyavuz54@omerrcelik@yzyilmaz55@EmineErdogan@EmniyetIzmir@iletisim
#BerraYürekYalnızDeğildir
Latmos Beşparmak Dağları dünyanın en özel coğrafyasından biri ama talan ediliyor. Alandan su fışkırıyor ve zeytin ağaçları katlediliyor. Tüm bunlara öyle öfkeliyim ki... Latmos Dağları bir an önce bütünlüklü olarak korunmak zorunda. Elden ele #Latmosmilliparkolsun@milliparklar
Yeryüzünde yaşayan tüm türler tehlike altında.
İklim krizi, rant, talan, termik santraller, atıklar, madencilik biyoçeşitliliği yok etmekte.
Doğa tüm türlerin eşit yaşam alanıdır.
#DünyaBiyoçeşitlilikGünü
Esra Işık'tan tahliyesinin ardından ilk açıklama
📌Beni başta aileme ve köylülerime, sonra da bu memlekette hakkını arayan herkese gözdağı olayım diye tutukladığınızı biliyoruz. Ama biz bu yoldan dönmeyiz.
📌Benim gibi cezaevlerinde haksız hukuksuz yere tutulan onlarca insan var.
📌Hakkını arayanlara kelepçe dayanmaz, kelepçeler yetmez.
https://t.co/7Dy2QKYvgE
#EsraIşık tahliye oldu. Tutuklanması hukuka aykırıydı,42 günden bu yana tutuklu kalmasının da hukukla açıklanabilir bir yanı yoktu. Geç de olsa yanlıştan dönülmüş olması çok önemli.Şimdi Akbelen ve bölgenin özgürleşmesi için acele kamulaştırmayı temelli iptal ettirme işimiz var.
İkizköy Akbelen mücadelesinden Esra Işık'ın tutuklanmasının üzerinden tam 40 gün geçti! Serbest yargılanması için hiçbir engel yokken, kaçma şüphesi var denilerek ilk görülen davada tutukluluğuna devam denildi!
Adalete, hakimlere, savcılara olan inancımız derinden sarsılmışken Ankara'dan Danıştay'dan Akbelen için hakkaniyetli bir karar çıktı. Acele kamulaştırma kararına karşılık yürütmeyi durdurma kararı. Danıştay kararında, acele kamulaştırmanın istisnai bir yöntem olduğuna hükmetti. Maden üretimine devam edilmesi, enerji arzı ve ekonomik gerekçelerin kamulaştırma ihtiyacını açıklayabileceğini, ancak bunların 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi kapsamında acele kamulaştırma için gerekli “acelelik hali”ni ortaya koymadığını belirtti
Bu karar neticesinde Esra'nın tutukluluğuna gerekçe olacak hukuk dayanağı da ortadan kalkmıştır!Esra derhal serbest bırakılmalıdır! Doğa hakkı savunucularına yönelik yıldırma politikaları son bulmalıdır! Anayasal hakkını koruyan çevre savunucuları, maden ve enerji şirketlerinin kıyısında yasayanlar, devletin şirketler yanında yer almasına rağmen haklarını savunmaktan vazgeçmeyecekler!
Bugün ülkenin dört bir yanında korkusuzca doğasını, yurdunu, dağını, taşını, geçim kaynağını savunmak zorunda bırakılan bu halk kazanacak! Holdingler devri bitecek, Hukuğun, yasaların işlediği o günler gelecek! Kazdağları'nı maden talanına teslim etmeyeceğiz Haklarında onlarca suç duyurusu, açılmış dava bulunan bu talancı şirketler kaybedecek!
Akbelen'den Kazdağları'na Toprağımızı Savunacağız!
#esrayıgerialacağız
KAZANACAĞIZ!
Bugün bizim için çok önemli bir haberi paylaşmak için toplandık. Acele Kamulaştırma kararının iptaline yönelik açtığımız davada Danıştay yürütmeyi durdurma kararı verdi! Mutluyuz, umutluyuz!
Mücadelemize topraklarımızı kurtarana kadar devam edeceğiz!
İktidar, @TCKulturTurizm Bakanlığı aracılığıyla ülke genelinde 670 dönümden fazla hazine ve orman alanını otel, tesis vb yapmaları için şirketlere devretmek üzere süreç başlattı.
Sadece #Bodrum'da 326 dönüm orman alanı, otel ve tesis yapılması için şirketlere devredilecek.
Ülkenin her bir karışını haraç mezat holdinglere devrediyorlar. Bu iktidar halkın değil, otel yapmaları için ormanı feda ederek devrettiği şirketlerin hizmetindedir.
Yağmaya itiraz etmek için #AyağaKalk
Aydın Büyükşehir ve Kuşadası Belediyesince, 93 dönüm tarım arazisi
imara açılmak isteniyor!
4 mayıs 2026 meclis gündemindeki imar kararını merakla takip ediyoruz. Kuşadası Belediye Meclisini ve İmar Komisyonunu, planın iptali yönünde oy kullanmaya davet ediyoruz.
@KusadasiBel
Aydın Büyükşehir ve Kuşadası Belediyesince, 93 dönüm tarım arazisi
imara açılmak isteniyor!
4 mayıs 2026 meclis gündemindeki imar kararını merakla takip ediyoruz. Kuşadası Belediye Meclisini ve İmar Komisyonunu, planın iptali yönünde oy kullanmaya davet ediyoruz.
@KusadasiBel
🟣 Akbelen direnişçisi #EsraIşık tahliye edilmedi. Kadınların doğayı, köyünü, zeytinliğini, suyunu ve yaşam alanlarını savunması kriminalize edilemez.
⚠️ Suç olan, yaşamı savunmak değil; bir avuç şirketin çıkarı uğruna ormanları, zeytinlikleri, suyu ve toprağı yok etmektir.
📍 Esra Işık’ın tutuklanmasına karşı çıkan, İkizköylüler ve doğa savunucuları Akbelen’de "Adalet Nöbeti" başlattı.
Yaşamı savunan kadınları susturamazsınız.
#EsraIşıkSerbestBırakılsın
#esraişıkyalnızdeğildir
https://t.co/b6jhQdxLc2 @artigercek
TÜM TÜRKİYE'YE SESLENİYORUZ!
Acele kamulaştırma diyerek bizden sadece bir arazi parçası değil; hayatımızı, geçimimizi, köklerimizi söküp almak istiyorlar. İki şirket istedi diye biz köylüleri yok sayıyorlar.
RAZI DEĞİLİZ, BU YANLIŞTAN GERİ DÖNÜN!
#AceleKamulaştırmaGeriÇekilsin
DİRENMEYE DEVAM!
20 gündür Şakran cezaevinde sürgün olan Esra'mızın yeni mektubunu kamuoyuyla paylaşıyor, herkesin dikkatlice okumasını istiyoruz.
Ülkemize adalet gelmesi için acele yürütme durdurma ve Esra'mızın serbest kalmasını bekliyoruz!
ADALET, ADALET, ADALET İSTİYORUZ!
Bu ülkenin yurttaşları, köylüleri olarak adalet istiyoruz!
Topraklarımız gasp edilmesin istiyoruz.
Acele kamulaştırma geri çekilsin istiyoruz.
Esra'mız serbest bırakılsın istiyoruz.
Hukuk istiyoruz. Adalet istiyoruz. Hakkımızı istiyoruz!
Çine'nin Seferler köyünde köylünün tapulu arazisindeki fıstık çamlarını kesen Kaltun Madencilik tepkilerin ardından bugün bölgeye "dikkat kesim sahası" diye küçük bir tabela dikti. "Kesim sahası" tabelasının arkasındaki ağaçların, ormanın, fıstık çamlarının güzelliğine bakar mısınız? İnsan birazcık utanır, haya eder bu güzellikleri yok ederken. Ama nerde!..
Üstelik şirket şu saate kadar kesim iznini de gösterebilmiş değil. Dün, Muğla'dan gelen OGM yetkilisi "şirket kendi sahasındaki ağaçları kesebilir. Köylünün tapulu arazisindeki ağaçlar için kesim izni arkadan gelecek" demiş. "Siz yapacağınızı yapın, hukuk arkadan gelir" kafası!..
Milas, Akbelen İkizköylü Şengül Teyze'nin her şeyi elinden alınıyor. Evi, anıları, kimliği, kültürü, yaşamı, toprağı, çocuğu gibi baktığı zeytin ağaçları her şeyi bir çırpıda yok sayılıyor. Ne için? Zenginin gözü doymadığı için, zengin daha çok servet dağları inşa etmek istediği için, ayrıcalıklı azınlıklar için her şey kolaylaştırıldığı için. Sadece toprakları elinden alınmıyor direkt olarak sosyal mülksüzleştirme de bu. Sadece empati yapın, bu durumda maruz kalsanız ne yaparsınız? Ne hissedersiniz? Bu kadar acımasız bir düzen bu. Acılara, çaresizliğe, muhtaçlığa sağır olmayın. İnsan olan olamaz zaten, sadece kendi hayatına bakamaz, bencilliğini besleyemez. Hepimiz sıramızı bekliyoruz. Çok öfkeliyim.
Akbelen direnişinin öncülerinden, Milas İkizköylü Esra Işık, acele kamulaştırma yoluyla köyüne, topraklarına el konulmasına direndiği için tutuklandı.
"Bizim hayatlarımız sayıdan ibaret değil, ardında onlarca yılın emeği var" diyordu Esra. Köyünün, topraklarının şirketler tarafından gasp edilmesine karşı yasa, hukuk, adalet arıyordu.
Kazdağları'ndan Akbelen'e toprağını şirketlere karşı savunan herkesi, vicdan sahibi Çanakkale'leri Esra'nın sesini yükseltmeye 5 Nisan Pazar günü saat 13.00-15.00 arası İskele Meydanı'na bekliyoruz.
#EsraIşıkYalnızDeğildir
#EsrayıGeriAlacağız