"Dağ köyü toprak damda doğan, dağlarda mahpus damında ömür geçiren, gönüllü fidan diken, âcizâne kendi haline yazar/ şair, Sanatsever." Allah'a Kul ARSLAN
"Erden Mareşale kadar rütbeye haiz olana Asker denir." Her Türk asker doğar asker ölür." Rütbe veya Makam sahibi olmadım, sadece Gönül Eri oldum.
Dağ köyü toprak damda doğan, dağlarda, yollarda, mahpus damında ömür geçiren, gönüllü ormanlarda fidan diken, Küçük bir Teknoloji Firması Sahibi, Cumhur İttifakına gönül vermiş, âcizâne kendi haline yazar/ şair Allah'a Kul ARSLAN'ım
Ne kral, ne padişahım,
"Tövbe haşa"
Gökyüzünde Hz İsa, Yeryüzünde Hz Musa değilim! "Üstün insan değilim"
İnsanlara sorarsan belki bir dervişim
Geceye sorarsan belki bir yıldız
Oysa ben acizliğin kalesinde
Unutulmuş bir kelebek misali;
Serçe kadar gücü olan, İnsan gibi yaşamaya çalışan,
Sadece Allah'a Kul ARSLAN'ım
Kamuoyu önünde yıllarca utanmadan babalarının maddi mirası üzerinde kavga edenler!
Babanıza hürmetiniz, sevginiz ve sadakatiniz olsaydı dünya malı için kavga etmezdiniz. (Gördük ki baba, sizin için sadece biyolojik ve maddi bir varlıktan ibaretmiş.)
🇹🇷Türkiye Cumhuriyeti Devleti babanızdan kalan bir miras, aziz milletimiz de sizlere babadan öz, anadan üvey kardeş değildir.
Milletimizin huzuru, devletimizin güvenliği ve ortak geleceğimiz için "Terörsüz Türkiye" diye haykıranlar ve mücadele verenler; maddi bir miras kavgası için değil, güçlü bir Türkiye ve huzurlu bir Türk milleti için mücadele ediyor.
Milliyetçi Hareket Partisi ve büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti kimsenin babasının malı değildir; uğruna ölenlerin, mücadele edenlerin davası ve devletidir. Sizin sadece "baba" dediğiniz, bizim Başbuğumuz Alparslan Türkeş; ömrünü ve mücadelesini terörsüz bir Türkiye, huzurlu bir Türk milleti için verdi. Mekânı cennet olsun; birçok ecdadımızın ve Başbuğumuzun attığı tohum yeşerdi! Bu davayı sizlere asla bir miras konusu ve kavga malzemesi yaptırmayacağız. Davamıza sahip çıkacak; terörsüz, güçlü Türkiye'yi ve huzurlu Türk milletini, milli birlik içinde Cumhur İttifakı ile sağlam temeller üzerinde inşa edeceğiz.
✍️Alp ARSLAN - 10/08/2026
KUTBAYAlpARSLAN
#TerörsüzTürkiye #MilliBirlik #Cumhurİttifakı #GüçlüTürkiye #BirlikVeBeraberlik #TürkiyeYüzyılı #DevletimBaki #AlparslanTürkeş #BaşbuğTürkeş #MHP #MilliyetçiHareketPartisi #ÜlkücüCamiye #Milliyetçilik #DavaSözleri #VatanSevdası #TürkiyeCumhuriyeti #MilletinSesi #DevletAklı #SiyasetGündemi #Gündem
Terörsüz 🇹🇷Türkiye yolunda tarihi bir eşik daha aşıldı!
Ülkemizin huzuru, milletimizin emniyeti ve millî birlik şuurumuzun tahkimi ülküsüyle yürütülen "Terörsüz 🇹🇷Türkiye" süreci kapsamında; Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi Gazi Meclisimizce kabul edilmiştir.
Mecliste "Evet" diyerek bu tarihi karara destek veren tüm milletvekillerimize teşekkür ederim. Kararın aziz milletimiz, devletimiz ve istikbalimiz adına hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyor; kutlu ve mübarek olmasını diliyorum.
Milletimizin huzurunu, devletimizin güvenliğini ve ortak geleceğimizi esas alan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Gazi Meclisimizde 468 kabul oyuyla güçlü bir irade ile yasalaştı.
Terörsüz Türkiye hedefimiz, terörün ülkemize ödettiği ağır bedelleri geride bırakarak huzuru, güveni ve kardeşliği kalıcı hâle getirecek; Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken millî birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirecektir.
Bu tarihî sürece liderliğiyle yön veren Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'a ve Terörsüz Türkiye hedefimize ilk günden itibaren güçlü iradesiyle destek veren Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımı sunuyorum.
Kanunun hazırlanması ve yasalaşması sürecinde büyük gayret gösteren TBMM Başkanımız Sayın @NumanKurtulmus'a, ortak geleceğimiz adına düzenlemeye katkı ve destek sunan siyasi partilerimize ve kıymetli milletvekillerimize teşekkür ediyorum.
Kanunun ülkemize, milletimize ve ebedî kardeşliğimize hayırlı olmasını diliyorum.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın liderliğinde, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü koordinasyonuyla suç ve suçlularla mücadelemizi sürdürüyoruz. Cumhuriyet başsavcılıklarımız, kolluk kuvvetlerimiz ve ilgili kamu kurumlarımız omuz omuza çalışıyor. Vatandaşlarımızın mağduriyetine yol açan, haksız kazanç sağlamayı amaçlayan ve kişisel verileri hukuka aykırı şekilde kullandığı değerlendirilen yapılara karşı tavizsiz mücadele ediyoruz.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca koordine edilen soruşturmada; İstanbul İl Jandarma Komutanlığımızca vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin, konsolosluklar ile yetkili aracı kurumların çevrim içi randevu sistemlerine “bot” olarak tabir edilen yazılımlar aracılığıyla erişerek randevuları toplu şekilde aldıkları ve vatandaşlarımızın doğrudan randevu almasını fiilen imkânsız hâle getirdikleri hususu araştırılmıştır.
Soruşturma kapsamında; belirli sürelerde vize veya randevu temin etme garantisi verilerek vatandaşlardan “yazılım”, “danışmanlık” ve “hizmet bedeli” adı altında yüksek tutarlarda para tahsil edildiği, taahhüt edilen hizmetlerin yerine getirilmediği hâllerde ücret iadelerinin yapılmadığı ve başvuru sahiplerine ait kişisel verilerin özel dijital sistemlere aktarıldığı yönünde önemli bulgular elde edilmiştir.
Hazine ve Maliye Bakanlığımız Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca yapılan incelemelerde; Ocak 2024-Temmuz 2026 döneminde soruşturmaya konu şirket yapılanmalarına ait hesaplarda 2 milyar 841 milyon TL’yi aşan para hareketi bulunduğu ve 41 bini aşkın kişiden yaklaşık 918 milyon TL tahsil edildiği tespit edilmiştir. Tahsilatların önemli bir bölümünün şirket ortakları ve çalışanlarının hesaplarına yönlendirildiği; yoğun nakit, kripto varlık ve kıymetli maden hareketleri bulunduğu belirlenmiştir.
Bu kapsamda bugün İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir’de 63 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş; 49 şüphelinin yakalanmasına yönelik adli işlemler gerçekleştirilmiştir. Aramalarda ele geçirilen dijital materyaller ve belgeler üzerindeki incelemeler devam etmektedir.
Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul İl Jandarma Komutanlığımıza; operasyonlarda ve soruşturmada görev alan Cumhuriyet savcılarımıza, jandarma mensuplarımıza, Hazine ve Maliye Bakanlığımızın ilgili birimlerine ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.
Vatandaşlarımızın yetkili kurumların sunduğu hizmetlere erişimini engelleyip bunu haksız kazanç kapısına dönüştürmeye çalışan yapılara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. İnsanlarımızın emeğini, parasını ve kişisel verilerini istismar eden hiçbir girişimin adaletten kaçmasına müsaade etmeyeceğiz.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde, milletimizin vicdanında yara bırakan olayların aydınlatılması ve adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
Fenerbahçe Spor Kulübü futbol takımını taşıyan otobüse 4 Nisan 2015 tarihinde Trabzon’da gerçekleştirilen silahlı saldırı, hafızalardaki yerini korumaktadır. Otobüs şoförünün ağır yaralandığı, futbolcuların ve kulüp görevlilerinin büyük bir tehlike atlattığı bu saldırı milletimizin vicdanında bir yara olarak kalmıştır.
Bakanlığımızda Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüz bünyesinde kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın çalışmaları kapsamında dosya yeniden ele alınmış; yeni teknolojik imkânlar ve güncel inceleme yöntemleri kullanılarak bütün deliller tekrar değerlendirilmiştir.
Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma kapsamında yapılan yeni HTS ve baz istasyonu analizlerinden elde edilen delil ve bulgular doğrultusunda, Trabzon İl Emniyet Müdürlüğümüzce bu sabah 5 şüpheliye yönelik operasyon gerçekleştirilmiş; şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemleri ile gerekli adli işlemler başlatılmıştır.
Bu soruşturmanın tek amacı, 11 yıl önce gerçekleştirilen bu menfur saldırının arkasındaki kişi veya kişileri somut delillerle ortaya çıkarmaktır. Hangi takıma, hangi sporcuya veya hangi taraftar grubuna yönelirse yönelsin, spor alanındaki şiddete karşı tavrımız nettir.
Bu vesileyle Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüze, özellikle Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımıza, soruşturmayı titizlikle yürüten Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığımıza, görev alan Cumhuriyet savcılarımıza, Trabzon İl Emniyet Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.
Türk futbol camiasının ve milletimizin yıllardır cevabını beklediği soruların aydınlatılması için süreci sonuna kadar takip edeceğiz. Ne herhangi bir kişi veya topluluğun haksız yere töhmet altında bırakılmasına ne de herhangi bir saldırının faili meçhul kalmasına izin vermeyeceğiz.
Şehadetlerinin 9’uncu yılında kahraman evladımız Eren Bülbül’ü ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik’i rahmet ve minnetle anıyorum.
Onların aziz hatırası; huzurun, kardeşliğin ve birlik beraberliğimizin daim olduğu güçlü Türkiye yürüyüşümüzde daima yaşayacaktır.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun. İyi ki varsınız. 🇹🇷
Bulgaristan’ın başkenti Sofya’daki temaslarımıza, Bulgaristan İçişleri Bakanı Sayın Ivan Demerdzhiev ile gerçekleştirdiğimiz görüşmeyle başladık. 🇹🇷🇧🇬
Heyetlerimizin de katılımıyla devam eden görüşmelerde; yeni nesil organize suç örgütleri, terörle mücadele, kaçakçılık, düzensiz göç yönetimi ve sınır güvenliği başta olmak üzere ortak gündemimizdeki başlıkları ele aldık.
Özellikle yaz aylarında sınır kapılarında yaşanan yoğunluğun azaltılması, vatandaşlarımızın geçişlerinin kolaylaştırılması ve kara yolu ticaretinin daha hızlı ve etkin hâle getirilmesi için atılabilecek adımları değerlendirdik.
Temaslarımızın ardından, Polis Akademisi Başkanlığımız ile Bulgaristan İçişleri Bakanlığı arasında Eğitim ve Akademik İş Birliği Mutabakat Zaptı’nı imzaladık.
Mevkidaşım Sayın Demerdzhiev ile gerçekleştirdiğimiz ortak basın açıklamasında ise yeni nesil suç örgütleriyle mücadelede uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çektik.
Bu yapıların artık sınır aşan ve terör örgütlerine dönüşen bir tehdit hâline geldiğini ifade ederek, Türkiye’nin bu mücadeleyi büyük bir kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladık.
Kendi güvenliğimizi komşularımızın güvenliğinden bağımsız görmüyoruz. Bulgaristan’la güvenlik alanındaki iş birliğimizi daha da güçlendirerek ülkelerimizin ve bölgemizin huzuru için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.
Dijital mecralarda kurulan her cümle, yapılan her paylaşım; devletimizin temsil anlayışının ve vatandaşlarımızla kurduğumuz güven bağının bir parçasıdır.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız ile İçişleri Bakanlığımızın iş birliğinde hazırlanan “Mülki İdare Amirlerine Yönelik Sosyal Medya Rehberi”ni mülki idare teşkilatımızın istifadesine sunuyoruz.
Rehberimizle; sosyal medya kullanımından kriz iletişimine, bilgi güvenliğinden dezenformasyonla mücadeleye kadar dijital iletişimde ortak bir kurumsal anlayışı güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Bilgi çağında hız kadar doğruluğu, görünürlük kadar devlet ciddiyetini önemsiyoruz.
Rehberimizin mülki idare teşkilatımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
@burhanduran@iletisim
YENİ NESİL SUÇ ÖRGÜTLERİ,
YENİ NESİL TERÖR ÖRGÜTLERİNE DÖNÜŞTÜ.
Bugün Bulgaristan ziyaretimizde de bir kez daha vurguladığımız gibi; sınır aşan suçlarla mücadelede kararlıyız, komşularımızla iş birliğimizi daha da güçlendiriyoruz.
Türkiye’de İçişleri Bakanlığı olarak yeni nesil suç örgütleriyle amansız bir mücadele yürütüyoruz. Yeni nesil suç örgütleri artık geldiğimiz noktada yeni nesil terör örgütlerine dönüşmüş durumdadır.
Bu yapılara karşı mücadelede sınırlar tek başına yeterli değildir. Türkiye’nin güvenliğini komşularımızın güvenliğinden ayrı görmüyor; Bulgaristan’la organize suç, terör ve uyuşturucuyla mücadelede ortak iradeyi güçlendiriyoruz.
Bugüne kadar ülkemiz tarafından aranan 89 kişinin iadesini gerçekleştiren Bulgaristan makamlarıyla, 19 kişinin daha iadesine ilişkin görüşmelerimizi sürdürüyoruz.
Güvenlikte güçlü iş birliği, bölgemizin huzuru için vazgeçilmezdir.
Sofya’daki temaslarımızı, ortak tarihimizin ve kültürel bağlarımızın izlerini taşıyan ziyaretlerle sürdürdük.
Bulgaristan Müslümanları Başmüftülüğünü ziyaret ederek Başmüftü Sayın Dr. Ahmed Hasanov’la bir araya geldik. Bulgaristan’daki Müslüman toplumunun huzuru, dinî ve kültürel değerlerimizin yaşatılması üzerine verimli bir görüşme gerçekleştirdik.
Türkiye Cumhuriyeti Sofya Büyükelçiliğimizin Resmî Konutu’nu ziyaret ettik; ardından Vitoşa Caddesi ve Serdika Antik Kenti’nde Sofya’nın tarihî ve kültürel dokusunu yakından görme imkânı bulduk.
Programımızı, Sofya’da asırlardır ezan sesinin yükseldiği, ecdadımızdan günümüze ulaşan Kadı Seyfullah Efendi Camii’ni, diğer adıyla Banyabaşı Camii’ni ziyaret ederek tamamladık.
Türkiye ile Bulgaristan arasındaki bağ; komşuluğun ötesinde, ortak tarihimize, köklü kültürümüze ve asırlara uzanan güçlü bağlarımıza dayanıyor.
DOĞRU OLMAK
Doğru olmak nedir?
Ne demektir doğru yaşamak?
Boynunu eğseler,
Boynunu bükseler çivi büker gibi,
Elini kırsalar bir çöp gibi,
Başını parçalasalar ve
Havası çıkan top gibi yumulsa başın;
Ve o şekilsiz hâlde,
Eğer tek bir çizgi kalırsa,
Demek ki sen doğrusun;
Sen eğri değilsin, Kul Arslan!
Alp ARSLAN - 1997
#KUTBAYAlpARSLAN
ÂŞIK
Aşıklık dediğin bir yüce istek,
Doğrunun yanında, eğriye köstek.
İyiye, güzele olmalı destek,
Âşık kullarından eyle ya Rabbî!
Aşıklık hırkasın yen-i dar gerek,
Âşığın ciğeri, gönlü kor gerek.
Âşığın derdine illâ yâr gerek,
Âşık kullarından eyle ya Rabbî!
Âşığın can gözü açık olmalı,
Hakikatin sırlarını bilmeli.
Gerçek olup gerçeklerle kalmalı,
Âşık kullarından eyle ya Rabbî!
Âşık olan er hakkını yeğ tutar,
Alçak yerde susar, yüksekte biter.
Billâhi Kul Arslan’ın gönlünde tüter,
Âşık kullarından eyle ya Rabbî!
Alp ARSLAN (Kul ARSLAN) - 1993
#KUTBAYAlpARSLAN
okumanız dileğimle,
Sayın Tuğrul TÜRKEŞ,
Başbuğumuz Alparslan TÜRKEŞ’i henüz bir çocukken sevdim, saydım. Ne zaman ismini babamdan duysam ya da radyoda, televizyonda işitsem heyecandan ayaklarım titrer, kalbim hızla çarpmaya başlardı. Neden mi? Çünkü bu bağın adı en halisane duygularla SEVGİydi.
Sırrı Tarcan Spor Salonu’nda, 4 Ekim 1987 tarihinde gerçekleştirilen Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) Olağanüstü Kongresi’nde heyecandan salonda fır dönen, coşku dolu bir gençtim. 27 Aralık 1992’de toplanan MÇP Kurultayı ile partinin feshedilip, 24 Ocak 1993’teki olağanüstü kongreyle Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) adını yeniden almasında da yine aynı heyecanı, aynı sarsılmaz coşkuyu yaşadım. Her an büyük bir gururla "Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ" diye haykırmaktı bizim dileğimiz.
MHP’nin 9 Ekim 1994 tarihindeki 4. Olağan Kurultayı’nda Başbuğumuz, Nâzım Hikmet’in "Dörtnala gelip Uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan..." dizeleriyle başlayan Bu Memleket Bizim şiirini okuduğunda; salondaki bazı delege ve mensuplardan "Ne oluyor? Biz beş bin şehidi boşa mı verdik, fikrimiz komüniste mi kaldı?" sesleri yükselmişti. Bir an ben de içimden "Ne oluyor?" diye sordum. O an yanımda merhum Öztürk Serengil ve Mehmet Nuri Tahran vardı. Onlara baktım; Öztürk Bey gülümsedi, Mehmet Nuri Tahran ise "Lider, teşkilat, doktrin" dedi.
O an kendimden utandım ve hemen harekete geçtim. (Rıza Müftüoğlu, Salih Gökçe, Yaşar Erbaz, Koray Aydın, Mehmet Nuri Tahran, Faruk Keskinkılıç, Bayram Çamkerten gibi büyüklerimiz bu süreci çok iyi bilir.) Delegeleri ve teşkilat üyelerini gezerek şiirle özdeş konuşmalar yaptım; Türk milliyetçiliği ve Ülkücü Hareketin siyaset felsefesinde disiplin, birlik ve mutlak itaatin şart olduğunu, "Lider, teşkilat, doktrin sorgulanmaz" ilkesini savunarak birliği sağlamak adına var gücüyle çabalayan Ülkücü bir gençtim. Birçok ilçede Ülkü Ocakları kurucu başkanlığı yaptım, MÇP delegesiydim. Başbuğumuza "hasta bunak" diyenlere karşı her zaman aslan kesildim, göğsümü siper ettim. Her samimi Ülkücü gibi, hayatım boyunca Ülkücü Hareket davasından nemalanmadım, hiçbir makam istemedim, hiçbir koltuğa talip olmadım.
4 Nisan 1997’de Başbuğumuz ebediyete intikal etti, mekânı cennet olsun. Ardından patlak veren para tartışmaları üzerine Oran’daki evine gittim. Ahmet ve Ayyüce henüz küçüktü. Seval Hanım’a, "Yapmayın; Başbuğumuzun kemiklerini, bizlerin yüreklerini sızlatıyorsunuz" dedim. Kendisi bana Hz. Ali’yi rüyasında gördüğünü ve hakkı olanı alacağını söylediğinde, "Bu olamaz, Başbuğumun eşi böyle davranamaz" diye düşündüm. Kardeşi Zafer Bey de oradaydı ve gayet nazik bir dille konuştu. Ben sadece, "Lütfen kuruntu ve paranoya yapmayın Seval Anne" dedim. O da bana, "Ben senin annen değilim" karşılığını verdi.
Oradan deliye dönmüş bir hâlde ayrıldım, ertesi güne kadar adeta kendimi yedim bitirdim. O dönem siz Gaziosmanpaşa tarafındaydınız, yanınıza geldim. Yanınızda Umay hocam, ablam vardı; kendisini en son o gün gördüm. Sizi ise en son 2014 yılında Beysukent’te gördüm. Durumu anlatıp, "Seval Hanım böyle yapıyor, sizler yapmayın" diyerek duygusal bir konuşma yaptım. Siz nezaketle dinlediniz, Umay hocam güzel şeyler söyledi ve oradan ayrıldım.
MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli Bey oldu... Liderimizdi. "Lider, teşkilat, doktrin sorgulanmaz" anlayışı, Türk milliyetçiliği ve Ülkücü Hareketin Alparslan Türkeş döneminden gelen disiplin, birlik ve mutlak itaat şiarıydı. Biz de Başbuğ’un öğretisi doğrultusunda "Lider" dedik, kabul ettik; kendisini kanıtladı ve Türkmen Beyimiz Devlet Bahçeli Liderimiz oldu.
Tuğrul Abi, ben hiçbir dönem menfaat elde etmedim. MHP’de bir koltuk istemedim, bir makam sahibi olmadım; vatan ve millet yolunda çok cefa çektim, çok çilelere katlandım.
Bütün bunları neden mi yazıyorum? Sadece Hak rızası için... Başbuğumuzun kemiklerinin ve biz gönül erlerinin yüreklerinin sızladığı artık yetsin. Bu dünya ölümlü dünya; yüz yıl da yaşasak, mucizeler de olsa sonsuza kadar burada kalmayacağız. Babanız Başbuğ Alparslan Türkeş’in yegâne gayesi vatan ve milletti.
Sizlerden istirhamım; şahsi ya da geçici değerler doğrultusunda değil, Ülkücü Hareketin ve Başbuğumuzun ömrünü adadığı öz değerler doğrultusunda hareket etmenizdir.
Saygılarımla, 11/08/2026
Alp ARSLAN
https://t.co/Vgatrc1x6P
Kamuoyu önünde yıllarca utanmadan babalarının maddi mirası üzerinde kavga edenler!
Babanıza hürmetiniz, sevginiz ve sadakatiniz olsaydı dünya malı için kavga etmezdiniz. (Gördük ki baba, sizin için sadece biyolojik ve maddi bir varlıktan ibaretmiş.)
🇹🇷Türkiye Cumhuriyeti Devleti babanızdan kalan bir miras, aziz milletimiz de sizlere babadan öz, anadan üvey kardeş değildir.
Milletimizin huzuru, devletimizin güvenliği ve ortak geleceğimiz için "Terörsüz Türkiye" diye haykıranlar ve mücadele verenler; maddi bir miras kavgası için değil, güçlü bir Türkiye ve huzurlu bir Türk milleti için mücadele ediyor.
Milliyetçi Hareket Partisi ve büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti kimsenin babasının malı değildir; uğruna ölenlerin, mücadele edenlerin davası ve devletidir. Sizin sadece "baba" dediğiniz, bizim Başbuğumuz Alparslan Türkeş; ömrünü ve mücadelesini terörsüz bir Türkiye, huzurlu bir Türk milleti için verdi. Mekânı cennet olsun; birçok ecdadımızın ve Başbuğumuzun attığı tohum yeşerdi! Bu davayı sizlere asla bir miras konusu ve kavga malzemesi yaptırmayacağız. Davamıza sahip çıkacak; terörsüz, güçlü Türkiye'yi ve huzurlu Türk milletini, milli birlik içinde Cumhur İttifakı ile sağlam temeller üzerinde inşa edeceğiz.
✍️Alp ARSLAN - 10/08/2026
KUTBAYAlpARSLAN
#TerörsüzTürkiye #MilliBirlik #Cumhurİttifakı #GüçlüTürkiye #BirlikVeBeraberlik #TürkiyeYüzyılı #DevletimBaki #AlparslanTürkeş #BaşbuğTürkeş #MHP #MilliyetçiHareketPartisi #ÜlkücüCamiye #Milliyetçilik #DavaSözleri #VatanSevdası #TürkiyeCumhuriyeti #MilletinSesi #DevletAklı #SiyasetGündemi #Gündem
"Eliniz, kolunuz, fikriniz sağlam oldukça, bu dünyada yenemeyeceğiniz zorluk yoktur." Kâzım Karabekir
Musa Kâzım Karabekir (23 Temmuz 1882, İstanbul - 26 Ocak 1948, Ankara), Türk asker ve siyasetçidir. "Alçıtepe Kahramanı" namıyla tanınır. Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlatan komutanların arasında yer alarak Doğu Cephesi'nde gösterdiği başarılardan dolayı Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklâl Madalyası ile taltif edildi. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk muhalif partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurucuları arasında yer alıp, genel başkanı oldu. Afşar Türklerinden olup soyu Karamanoğulları'na dayanmaktadır.