PKK’ya “ düzenleme”yapılırken hapisteki hastalara, yaşlılara, masum erlere acaba bir “ düzenleme”niye düşünülmüyor? Ya kanayan yaramız olan KHKlara?Su içmek için emir gereken erler niye hala hapiste?
ABD’deki herkesin payla��tığını kusursuz yolları inceledim.
ABD’de yollara yaptıkları harcamaların Türkiye’deki delik, yarım yamalı yollardan daha ucuza mal olduğunu gördüm.
Çünkü Türkiye’deki yollar plansızlık, her seçim dönemi veya inşaat şirketlerinin vb. verdikleri zararlar nedeniyle sürekli yeniden yapılıyor.
Uzun vadede biz bu kötü yollara hem fazla para ödüyoruz hem de yüksek vergiler ödeyip aldığımız arabalar bu yollarda eskiyor.
NATO toplantısında yerel belediyeler ve ülkeyi yönetenler her şeyi kusursuz yaptı ve anladık ki mesele beceri değil, tercihmiş.
Ülkemizdeki plansızlık ve kalitesizlik yollardan bile anlaşılıyor.
Biz yıllardır can derdindeyiz. Ömrümüzün en verimli yılları hukuksuz uygulamalar nedeniyle elimizden alındı.
Buna rağmen Abdurrahman Dilipak
"AİHM, KHK'ler konusunda arka arkaya çarpıcı kararlar veriyor. 'Göreve iade' diyor... Bugüne kadarki maaşlarının enflasyon farkıyla ödenmesi yükümlülüğü kararı var. Bir de manevi tazminat şart. Hadi çıkın işin içinden çıkabiliyorsanız."
diyerek, sanki asıl sorun tazminatmış gibi bir değerlendirme yapıyor.
Oysa bizim önceliğimiz hiçbir zaman tazminat olmadı.
Önceliğimiz; hukuksuzluğun sona ermesi, görevimize ve itibarımıza kavuşmak, çocuklarımızın geleceğinin daha fazla karartılmamasıdır. Tazminat olsa da, kaybedilen yılları, dağılan aileleri ve geri gelmeyecek zamanları telafi etmeye yetmez. Asıl ihtiyaç adaletin gecikmeden tesis edilmesidir.
PKK’lıları topluma kazandıracaksanız, amenna.
Fakat PKK’lıları af ederken
KHK’lıları ve eline silah almamış nice masumu cezalandırmaya devam ederseniz, toplumsal barışı sağlamış değil,
dinamitlemiş olursunuz.
Tek itirazım bu “yeni bir yargı düzeni” değil. Eskiden daha dar çerçevede hep uygulanıyordu ama
10 yıldır binlerce kişi hakkında rutin bir prosedür gibi uygulandı.
O zamandan beri de kimsenin hukuki güvenliği kalmamıştı. Geç farkedildi…
KHK’larla ihraç edilen kamu görevlileri arasında haklarında kesinleşmiş beraat kararı verilen, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen veya ceza yargılaması sonucunda suç isnadı hukuken ortadan kalkan birçok kişi bulunmaktadır.
Hukuk devletinde idari işlemler de yargı kararları ışığında yeniden değerlendirilmelidir.
Hakkında suç isnadı hukuken geçerliliğini yitirmiş kişilerin dosyaları gecikmeksizin gözden geçirilmeli; görevlerine iade edilmeleri gerekenler bakımından adalet tesis edilmelidir.
Adalet, yalnızca cezalandırmayı değil; haksızlığa uğrayanın hakkını gecikmeden teslim etmeyi de gerektirir.
Güçlü devlet, hatasını hukuk içinde düzeltebilen devlettir.
AİHM den ardı ardına ihlal kararları geleceği artık çok net olduğu için AYM bireysel başvurularda gerekçeli karar hakkının ihlalinden ihlal kararları vermeye başladı.
Bu sayede dosyaların AİHM’e gitmeyebileceği düşünülüyor olabilir.
Adil yargılanma hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi ve diğer hak ihlali taleplerini red ediyor.
Red edilen hak ihlalleri için tebliğden itibaren 4 ay içinde AİHM’e gidilmeli. Gerekçeli karar hakkının ihlali kararı vermesi diğer hak ihlalleri için AİHM’e gitmeye engel değil.
KHK mağdurları lehine bir karar çıktığında ya da hukuka dönüş yönünde bir gelişme yaşandığında, yargıyı etki altına almaya çalışan yayınlar yapan Yeni Şafak'ın arşivine bakınca ilginç bir tabloyla karşılaşıyoruz.
Çeyrek asır önce aynı gazete, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in bir KHK'yı "hukuk devleti" gerekçesiyle iade etmesini "hükümete hukuk dersi" olarak sunuyordu.
Dün hukuk devleti ve hukuka bağlılık övülürken, bugün KHK mağdurlarının hak arayışı neden rahatsızlık konusu oluyor?
Arşivler unutmaz.
Ne iştiniz, ne oldunuz Yeni Şafak?
10 yıl geçti...
Beraat edenler, takipsizlik alanlar bile hâlâ fiilen cezalandırılıyor. Mahkeme kararları uygulanmıyor, AYM ve AİHM kararları görmezden geliniyor. Bu kararlar uygulansa herkes beraat eder.
Biz ayrıcalık değil; herkes için hukuk, herkes için adalet, herkes için eşit muamele istiyoruz.
Suçun şahsiliği ilkesine uyulsun, keyfi uygulamalar sona ersin.
10 yıl yetmedi mi?
#10YılYetmediMi #Hukuk #Adalet #KHK
35 yaşındaydım, bugün 45 yaşındayım.
Aradan tam 10 yıl geçti.
Bu süreçte adalet bekledik, hukuk bekledik, hakkımızın teslim edilmesini bekledik.
Ancak görünen o ki, bazıları bu mağduriyetlerin ömür boyu sürmesini istiyor.
Allah herkesin niyetini, kalbini ve yaptığını da yapılana sessiz kalanları da biliyor.
KHK düzeniyle tesis edilen hukuksuzluklar kalıcı değildir.
Hukuk tarihinde mutlak butlanla sakat işlemler nasıl ayakta kalamamışsa, temel hak ve özgürlüklere aykırı şekilde oluşturulan ve hukuki meşruiyeti tartışmalı olan işlemler de er ya da geç tarihin çöplüğündeki yerini alacaktır.
Adalet gecikebilir; fakat hukuksuzluk sonsuza kadar sürdürülemez.
Bir gün mutlaka hukuk konuşacak, adalet tecelli edecektir.
Belki yarın belki yarından daha yakın..
KHK’lılar nasıl göreve döner diye merak edenler için emsal bir örnek:
👇
İstanbul Bilgi Üniversitesi bir gecede kapatıldı; yine bir Cumhurbaşkanı Kararı ile kapatma kararı kaldırıldı.
Demek ki mesele irade meselesidir.
Aynı yöntemle KHK mağduriyetleri de giderilebilir; hukuksuz ihraçlar bir kararnameyle iptal edilip insanlar görevlerine iade edilebilir.
Hukukun gereği de vicdanın emri de budur.
@tcbestepe@RTErdogan
Ama aynısı KHK’lı birine yapılsa hiç ses çıkarılmaz lekelenme hakkı filan unutulur. Hemen hain ilan edilir, peşinden terörist ilan edilir maalesef böyle @samiltayyar27
@mkorkmaz62 Hangi makam, mevki, koltuk adına ne derseniz deyin; en fazla iki dönem görev yapılacak şekilde kanuni düzenleme yapılıp istisnasız bütün kurumlarda uygulanması lazım. Yoksa kimse oturduğu koltuktan ölene kadar kalkmıyor.