Aliyev noktayı koymuş!
Devlet, millî kimliğimize Arap-Fars değerleri katmaya yönelik her türlü girişimin önüne geçecektir.
Azerbaycan, evet, Müslüman bir ülkedir ancak laik bir devlettir.
Bizim kendi değerlerimiz, millî kimliğimiz var.
Fenerbahçe’nin Vatan savunması için kurulduğu 1912 yılında çıkan bir belge ile tescillenmiş oldu artık bu video ile…
Fenerbahçe Vatanın bütünlüğü için direnen belgeli tek Türk kulübüdür…
Bunu sık sık söylüyorum. Galatasaray'ın şu anlayıştan çıkması lazım. Hemen hemen her maç benzer görüntüler veriyorlar. Türkiye'de futbolun kalitesini düşüren şeylerden biri de hakemi aldatma hastalığı. Sadece GS yapmıyor ama en çok onlar yapıyor.
Gözaltına alınan kişi Galatasaray yöneticisi olmasına rağmen gs ünvanı hariç tüm ünvanları kullanmışlar. Her alanda bu kadar kollanılab başka bir takım görmedim.
Yine söylüyorum :
Galatasaray’ın Sportif AŞ Başkanı Erden Timur kara para aklamaktan yargılanıyor.
Galatasaray’ın Erden Timur’dan sonraki Sportif AŞ Başkanı Maruf Güneş yasadışı bahisten yargılanıyor.
Galatasaray’ın 3 sene önceki As Başkanı Rezan Epözdemir rüşvetten yargılanıyor.
Galatasaray’ın 4 sene önceki sözcüsü Remzi Sanver kara para aklamaktan yargılanıyor.
Galatasaray yasadışı bahis siteleriyle sponsorluk anlaşması yaptı.
Galatasaray’ın sponsoru Maydanoz Döner FETÖ’cüdür.
Galatasaray’ın sponsoru Başkent İnşaat’ın sahibi Uğur Vergili, suç örgütü dosyasından 30 yıl hapis cezası almıştır.
Galatasaray’ın kendi TV spikeri Ebru Gürsoy, “Galatasaray kara borsa yapıyor” diye itirafçı olmuştur.
Galatasaray tribün lideri Sebahattin Şirin, karaborsa ve uyuşturucudan yargılanıyor.
Galatasaray kongre üyesi Fatih Altaylı, Galatasaray taraftarına “yavşak, omurgasız, kifayetsiz” demiştir.
Bunların hepsi 2-3 yıl içinde olmuştur.
Öylesi de on yıllık 15 yıllık şeyler anlatmiyorum beş yıl öncesini bile anlatmiyorum bakın.
Bunların herhangi birine “yalan”diyebilir misiniz?
Size Meksika kartellerini, İtalyan mafyalarını anlatmıyorum.
Galatasaray Spor Kulübü’nü anlatıyorum.
“Kıbrıs Fatihi kimilerine göre Bülent Ecevit, kimilerine göre ise Necmettin Erbakan’dır. Ancak göz ardı edilmemesi gereken bir gerçek var ki; dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’i İngiltere’ye uğurladıktan sonra Esenboğa Havalimanı’nda dönemin Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan ile bir görüşme gerçekleştiren ve sözlerine “Sayın Başbakan” diye başlayan dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar, tarihin en kritik anlarından birinde çok önemli bir irade ortaya koymuştur.
Semih Sancar’ın, “Yarın Kıbrıs diye bir yer olmayacak. Kaybedecek bir saniyemiz bile yok. Ya bu gece orduya çıkarma emrini verirsiniz ya da ben tek başıma bir kayığa binip Kıbrıs’a giderim.” sözleri, o dönemin kararlılığını ve yaşanan tehlikenin boyutunu ortaya koymaktadır.
Binlerce kahramanımızın adı anılırken, Kıbrıs Harekâtı’nın perde arkasındaki önemli isimlerden biri olan Semih Sancar’ın yeterince hatırlanmaması büyük bir vefasızlıktır.
Kıbrıs Barış Harekâtı’nda gösterdiği kararlılık ve hizmetleriyle tarihe geçen Orgeneral Semih Sancar’ı saygı ve rahmetle anıyoruz.
Allah rahmetiyle muamele eylesin.🤲🏻❤️”
Fenerbahçe Başkanı ve Yönetimi’nden talebimiz nettir:
Bu kanal hakkında gerekli adımların atılmasını ve ilgili kişilerin ve A Spor’un Fenerbahçe Stadyumu’na alınmamasını talep ediyoruz.
+ Neden başınızda türban var sayın savcım?
- Çünkü inancım, şeriat gereği başımı kapatmam gerekir.
Ama inandığınız şeriat “kadınlar yargıç, savcı ve devlet başkanı olamaz” diyor ve ekliyor:
“Kadının yeri evidir, şahitliği de yarımdır” diyor.
+ Keşke bunları uygalasanız savcım...?!
Peki inandığınız düzen kadınların yargıç, savcı hatta devlet başkanı olamayacağını söylüyorken, bugün o makamda olmanızı neye borçlusunuz?
Cevap basit: Laikliğe.
Savcı cübbesini, kadınlara eşit yurttaşlık hakkını veren Cumhuriyet’e ve onu kuran Mustafa Kemal Atatürk’e borçlusunuz.
Bunu hatırlamakta fayda var.
#laikliğisavunuyoruz #laiklik
“Mardinli ırgat çocuğuydum. Dedem, ağanın adamları tarafından öldürülüp mallarına el konulmuş. Atatürk, köyün ağasıyla birlikte ağaya yardım ve yataklık eden 21 kişiyi kurşuna dizdirmiş. İbret olsun diye bir hafta köy meydanında kalmışlar.
Köye derhâl okul kurulmuş. Ninem ise veremden ölmüş. Köyümüze bir de sağlık ocağı açılmış.
Okulumuzdaki Türkay Öğretmen, sık sık kimseye kul köle olmamamızı öğütlerdi.
İşte o okulda okuyan ırgatın oğlu Aziz Sancar, kimya ödülü alan Aziz Sancar oldum.
Ey Atatürk, sana minnettarım. Sen, ebediyet ufkunda doğan bir güneşsin.”
— Aziz Sancar