iso ilk sezon sadece oruçla yazılmalıydı orucun hikayesine hizmet etmeliydi aşk işlerine hiç girilmemeliydi evin en küçük gamsız çocuğu olmalıydı yer gelince de oruçla çatışmasını izlemeliydik ship işine girerek karakterin tüm izlenebilirliğini aldılar
biz eleniyi burda en az 10 bölüm izlemeliydik tüm dinamikleri burda aşırı dengeli işleniyordu 4 başrolde başrol gibi yazılıyordu sonra kızı daha babası olduğunu bilmediği adamın evinde sığıntı gibi yaşattılar tek bir dinamiğine hizmet etti rezaletti
Seni öldürende yoktur din, iman...
Bugün aramızda olsaydı, nice çocuğun kalbine dokunacak, nice hayale can verecekti Aybüke öğretmen…
Şehit öğretmenimiz Şenay Aybüke Yalçın'ı vefatının 9. yıl dönümünde rahmetle anıyoruz.
#AybükeYalçın
Duyulan sesin bir arama sesi olduğu zannediliyor. Kameraman da o anki refleksle telefonu işaret ediyor. Fatih Tekke ise sesin ne olduğunu bildiği için kendince durumu düzeltmeye çalışırken espirili bir üslup kullanıyor.
Hepsi bu kadar.
Ama asıl ilginç olan, insanların birkaç saniyelik bir diyalogdan karakter analizi hatta siyasi analiz çıkarmaya çalışması.
Bir de Trabzon insanının konuşma tarzını, birbirine hitabını, muhabbetini hiç bilmeden hüküm veriyorlar. Bana kalırsa memleketten de haberleri yok. Kendi yankı odalarında yaşadıkları için bu ülkenin insanının niyetini, jestini, şakasını ve gündelik dilini okuyamaz hale gelmişler.
Diyalog kesiti, bu memlekete zorla bağlı kesim dışında herkes tarafından gülünç olarak karşılandı. Lütfen sırtımızdan inin yahu… İnsanlar size sürekli kendilerini izah etmekten yoruldu artık