@BekirTiryakii@YeditepeUni Ayeti engellemek ancak ve ancak Müslüman olmayanların işidir siz hangi dindensiz ki bu şeklide terbiyesizlik yapıyorsunuz .Burası Müslüman Ülke ve Biz Müslümanlar istediğimiz heryerde Allahın ayetini okuruz paylaşırız.Haddinizi bilin
@BekirTiryakii "Bir pankart, bir ayet ve bir rektör yardımcısının dehşetle o pankarta saldırışı... Bu görüntü, sadece bir öğrenciye müdahale değil; bu görüntü, akademik dünyanın içine düştüğü irrasyonel nefretin belgesidir. 'Dosdoğru' olmaya tahammülü olmayanların eğitimde yeri yoktur!"
@BekirTiryakii Ezik islam düşmanı @YeditepeUni bir skandal neden oldu! Hukuk fakültesi mezuniyet töreninde bir öğrenci “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.”ayetinin yazılı olduğu pankartı açtı. Bazı İslâm düşmanı öğrenci ve öğretim görevlileri indirmeye çalıştı. @tcicisleri, @adalet_bakanlik@tcmeb
@BekirTiryakii@lahin09 Kimse Allahın ayetini engelleyemez. Bu batıl ehli bunun hesabını vermeli hesabı sorulmalı gerekirse o üniversite ibreti alem içinn kapatılmalıdır.
Avukat Ayşe Naz Çimen'den, NATO Zirvesi'ndeki yeniçeri bölüğünden rahatsız olanları rahatsız edecek uyarı:
“Pardon ama NATO zirvesinde yeniçerilerin karşılama töreninde yer almasından neden rahatsız oldunuz?
Yabancı birçok ülke kendi resmi törenlerinde dahi eski askeri tarih kıyafetlerini kullanıyor.
Yeniçeriler, bizim manevi ocağımızdır, Yesevi ruhunu yaşatanlardır.
Kendinize gelin.”
@aysenazcimen14
Cesur Alman Aktivist:
"İran'ın iki hafta içinde atom bombası yapacağını iddia edip duruyorsunuz;
Peki, İsrail'in elinde bulunan 200 nükleer başlıktan neden hiç bahsetmiyorsunuz?"
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyetinde tartışma yaratan anlar:
“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.” ayeti yazılı pankart, bazı öğrenciler tarafından indirilmeye çalışıldı. Başarısız olunca önü kapatılarak engellenmek istendi.
İslam'ın nurunu söndüremezsiniz...
@fatihtezcan Şer'i hukukun gözünü seveyim.
Kadı'nın karşısına çıkacak da böyle gere gere konuşacak öyle mi?
"Parasıyla değil mi? Öderim"
Kafasını yaşıyor
Çok çok aldığım çaldığım ne varsa yerine koyarım olur biter diyor
Onun narsistliğini,öz güvenini bir alırlar
Adını unutur, dili dolanır
@trhaber_com netanyahunun sahiplik ettiği %48'lik kesimin gözüne sokun bu yazıyı ki,
Herkes kendilerinin ne kadar sözde Türk ve sözde Müslüman olduğunu görsün
2 gündür ezildikçe ezildiler ezikler
#ZilletVatansızlıktır
Bulgar Yazar Sophia Proneikos:
▪️Tarih beni asla şaşırtmaktan vazgeçmeyen bir alışkanlığa sahiptir. Neredeyse hiçbir zaman kaybolmaz.
▪️Sadece kendini öyle zarif bir şekilde sunmayı öğrenir ki modern insanlar ona törensel protokol demeye başlar.
▪️İşte bu yüzden Ankara’daki NATO Zirvesi’nin en büyüleyici sahnesi müzakere masasının etrafında değil, ilk tokalaşmadan önce yaşandı.
▪️Yirmi birinci yüzyılın en güçlü askeri ittifakının liderleri, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde dünyanın en eski askeri bandosu olan Mehterin sesleriyle karşılandı; önlerinde ise Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihi kıyafetler içindeki askerler duruyordu.
▪️Ne olağanüstü bir tarihsel süreklilik duygusu: 1949’da savaş sonrası dünyanın sembolü olarak kurulan bir askeri ittifak, kökleri 13. yüzyıla uzanan bir askeri geleneğin müziği eşliğinde bir cumhurbaşkanlığı sarayına girdi. Mehter hiçbir zaman sıradan bir askeri bando olmadı, o bir silahtı.
▪️Osmanlı orduları Belgrad’a, Konstantinopolis’e, Rodos’a, Mohaç’a veya Viyana’ya yürüdüğünde ilk duyulan şey devasa kös davullarının gümbürtüsüydü; ardından zurnaların keskin sesi, sonra borular ve çarpan ziller…
▪️Çünkü bu müzik yalnızca orduya eşlik etmiyordu, ordunun bir parçasıydı. Amacı askerleri eğlendirmek değil, savaş başlamadan çok önce düşmana bir imparatorluğun üzerlerine doğru geldiğini hissettirmekti.
▪️Avrupa’nın Osmanlı İmparatorluğu’yla karşılaşmalarından sonra Batı ordularının yavaş yavaş Osmanlı davullarını, zillerini ve “Türk tarzı”nı benimsemesi tesadüf değildir.
▪️Bu tarz daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven’ın müziğine bile girmiştir. Çünkü bazen tarih bir uygarlığı kılıçla fethetmez. Bir ritim yeterlidir.
▪️İşte bu yüzden bu töreni büyüleyici buldum; kimse Osmanlı İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmaya çalıştığı için değil, Türkiye büyük uygarlıkların her zaman anladığı bir şeyi anladığı için: Geçmiş bir yük değil, bir dildir. Ve bu dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini yalnızca konuşmalarla anlatmaz; bazen birkaç davul vuruşu yeterlidir.