Çok kısıtlı kaynaklarla bağımsız gazetecilik yapan Alan ekibine takip ve maddi katkı ile destek olun. Akıntıya karşı bağımsız gazeteciliği ayakta tutmak için mücadele veren herkes varolsun, her türlü desteği hak ediyorlar.
Değerli okurlarımız, yıllar içinde sayıları milyonları bulan takipçilerimiz T24 kapanmadı, gazetecilik kapatılamaz! T24 içeriklerine erişim engeli getirildi. Bu engelin kaldırılması, bu hatadan dönülmesi için bütün hukuki yolları başvuruyoruz.
İşimizin başındayız!
Türkiye'de 2002-2017 arasında rejimin dönüşümünü, üç ana dönem üzerinden, iktidarın ekonomik ve politik hamlelerine ve sermaye fraksiyonlarının süreçteki tutumuna odaklanarak irdelediğimiz makalemiz yayınlandı.
Çok çalışkan ve titiz araştırmacı Dr. Hande Beyza Doğdu ile TÜSİAD ve MÜSİAD'ın başkanlık sistemi tartışmalarındaki pozisyonunu hem iktidarla ilişkileri hem de birbirlerine karşı konumlarını dikkate alarak karşılaştırmalı bir biçimde inceledik. Her iki sermaye fraksiyonunun raporlarını, anayasa taslaklarını, demokratikleşmeye dair açıklamalarını taradık. Ortaya çok ilginç sonuçlar çıktı.
Türkiye'de rejim meselesi ile ilgilenen tüm okurların ve araştırmacıların ilgisine sunarız.
@ozgur_orhangazi@LvntKker@KBuyukyuksel@Emegin_Halleri@tolgashirin
https://t.co/9m9SrTDM5v
Our new project titled, “A Multi-Method Analysis of the Impact of Digital Media on Affective Polarization and the Development of an Evidence-Based Intervention Model,” has been awarded funding 🌻
🔔 AÇIK ERİŞİM 🔔
Yayınlarımızın açık erişim kitaplarına ücretsiz olarak ulaşabilmek için alttaki bağlantıda yer alan adresi kullanabilirsiniz.
https://t.co/QT4NfGQHwp
I have compiled some of my videos, lectures, talks on my Youtube Channel. Please follow me: https://t.co/XsTpH8xT3G This could be the beginning of a new journey🫶
Futbolun rakamlarla, istatistiklerle ve birkaç dakikalık görüntülerle anlatılabildiğine inanılan bir çağdayız. Her başarıyı bir grafikle, her efsaneyi birkaç cümleyle açıklamaya çalışıyoruz. Oysa bazı isimler vardır ki ne kelimelere sığar ne de sayılarla tarif edilebilir. Franco Baresi de onlardan biridir.
Onun liderliği bağırarak kurulmadı. Soyunma odasında yüksek sesle konuşan, manşetleri süsleyen ya da kameraların önünde etkileyici cümleler kuran biri değildi. Sessizliği seçti ama o sessizlik, binlerce kişinin aynı anda sustuğu bir stadyum kadar güçlüydü. Baresi'nin otoritesi, pazubandından değil, karakterinden doğuyordu. Takım arkadaşları ona bakarak cesaret buluyor, rakipler ise daha top ayağına gelmeden onun varlığını hissediyordu.
Onun liderliği hem ilkel bir içgüdünün hem de ruhsal bir gücün birleşimiydi. Sahada adeta dağlardan inen coşkun bir nehir gibi taşardı. İlginç olan ise bu gücün, sakin, içine kapanık, gazeteciler karşısında ya da kameralar önünde hiçbir zaman çok konuşkan veya etkileyici olmayan bir karakterden doğmasıydı. Baresi konuşmazdı yaptıklarıyla anlatırdı. Düşüncesi anında eyleme dönüşürdü. Rakip daha ne yapacağını anlamadan ya ileri doğru atılmış olurdu ya da acımasız bir ofsayt tuzağı kurmuş olurdu.
Bunun en unutulmaz örneklerinden biri, 1989'da Bernabeu'da Real Madrid'i tam 23 kez ofsayta düşürdüğü geceydi. VAR'ın olmadığı, hakemlerin çoğu zaman ev sahibi lehine karar verdiği bir dönemde bunu başarmak inanılmaz bir ustalıktı.
Son yarım yüzyılın en büyük İtalyan takımı olan o Milan, gösterişli futbolunu her zaman kusursuz savunma düzeninden başlatıyordu. Bu savunma sistemi adeta kutsal bir kitabın ezberlenmiş ayetleri gibiydi ve o kitabın tartışmasız rehberi Franco Baresi'ydi.
Milan için her şeyi yaptı. Hatta 10 Ocak 1990'da Messina'ya karşı hat-trick bile yaptı: 21 Eylül 1988'de Verona maçında ise 10 numaralı formayı giydi. Kusursuz bir Milanlı olarak 6 numaralı forması Serie A tarihinde ilk kez emekliye ayrıldı
Ama belki de kariyerinin en büyük, en hayranlık uyandıran maçını İtalya Milli Takımı formasıyla oynadı. 17 Temmuz 1994 Dünya Kupası finalinde, sağ menisküsünü yırttıktan sadece 24 gün sonra Brezilya'ya karşı sahaya çıktı. Pasadena'nın kavurucu güneşi altında, kramplarla boğuşmasına rağmen aşılması imkânsız bir savunma duvarı oldu. O gün, henüz 34 yaşında olmasına rağmen yüzündeki çizgiler onu olduğundan daha yaşlı gösteriyordu. Zamansız bir futbolcu gibiydi.
Belki de böylesine büyük bir futbolcuyu anlatmak için bu kadar fazla söze gerek yoktu. Çünkü Franco Baresi'yi en iyi tanımlayan kelime zaten belliydi:
Kaptan.
New publication!
"Forum: Crisis and Contestation – Boundary Work for a Future Yet to Come," co-authored by @OnursalBesgul, has been published.
Read the article: https://t.co/T9Mx4ZUFAM
16.sı düzenlenecek olan Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Topluluğu Öğrenci kongremize, tüm lisans ve lisansüstü öğrencilerimizi bildiri sunmak üzere davet ediyoruz! Sizi İzmir'de görmekten çok mutlu olacağız!
🇪🇸💪🇵🇸Spain showed the world that humanity is more important than politics or power. While many stayed silent, Spain stood for justice and innocent people.
Argentina players starting fights as soon as the whistle blows, attacking Spanish players.
Nobody deserves to lose this World Cup more than Argentina. The dirtiest, nastiest team in the tournament. Pathetic.
Class from Spain, the whole world has been behind you 🇪🇸🇪🇸🇪🇸