Ben deli değilim, sahip olmadığım şeyler için ağlayıp sızlanarak kendime eziyet etmem. Elimdekiyle yetinirim; olan, olduğu gibi güzeldir. Pişmanlığım yok.
Korkunç derecede haset insanlar var. Hayal bile edemeyeceğiniz hesaplar peşine düşebiliyorlar. Neyseki Mevla tuzak kuranların en hayırlısıdır ve sürecin sonunda kendi kazdıkları kuyuya düştükleri görülüyor.
Kendinize, kalbinize ve gönlünüze mukayyet olun. Allah aşırıya gidenleri sevmez, bu insanlara hüsnüzan besleme konusunda da aşırıya kaçmamak elzem. Kimseyi gönlünüzde aklamak için olmayan senaryolar üretmeye gerek yok.
Müstağni duruşlarıyla,dünyaya temenna
etmeyişleriyle,kazanma hırsına mağlup olmayışlarıyla ‘kaybedenler’ arasına yazılanlar vardır. Makam, güç, şöhret veya servet sahibi olmadıkları için yenik sayılırlar. Muzaffer yenilgidir oysa bu, dünyaya eğilip bükülmemenin içsel zaferidir.
Sonra üzerime bir tat geldi. Hâlimi kabul geldi. Hafriyatla fazla ilgilenmez oldum, çok da umursamaz oldum. Bu hayatı beğenir oldum. Bu hayatın bizzat kendisi bana olabilecek hayatların en mânâlısı geldi.
Birinin kendini senden soğutması da Allah'ın rahmetidir..." diye okumuştum bir yerde. O kadar güzel bir pencere ki, insan düşününce bir aydınlanma yaşıyor
"Pencerelerden seyret içlerine girme" Çünkü insan çoğu zaman gördüğü her şeyin içine girmek, her meseleyi çözmek ve her yükü omuzlamak isteyen bir varlıktır. Halbuki kalbi yoran da çoğu zaman budur, haddinden fazlası...
Mutluluğu bir an bile erteleme! Mutluluk dediğin taze taze içilir. Sıkıntının ise hiç acelesi yoktur. Bırak beklesin, belki o zamana kadar bayatlar da tadı kaçar.
Yarını düşünmek içinse yarın vardı. Belirsiz bir gelecekle içimi karartmayı sevmem. Zaten bir derdi gönlümce çözemediğimde, en iyi ilacım onu haftaya ertelemektir.
Tesadüf kurnazdır. İnsanları bir araya getirmenin en sağlam, en tek yolunu bilir: onları birine karşı birleştirmek. Aşk da insanları yakınlaştırır, evet. Ama insanları tek bir yumruk haline getiren şey, düşmandır. Ve düşman, bizim asıl efendimizdir.
Hayattan, istediğim her şeye sahip olmadığım için, büyük bir ahmak gibi küsecek miyim? İstemeye başladığında… Eğer olsaydı... Olduğunda… artık durmanın imkânı yoktur; her zaman hayal kırıklığına uğrarsın, sana verilenden her zaman daha fazlasını istersin!
Herkesin ve her şeyin bir olgunlaşma vakti varsa, her hal bizim elimizde degilse bu kontrol etme gayreti neden diyorsun. Daha iyi işler yapmaya takati kalmalı insanın en nihayetinde deyip kendi yoluna bakıyorsun.
İnsanın dünyayla kavgası "herkes beni
doğru anlasın, herkes doğru olanı yapsın" çabasını bıraktığında bitiyor. Öyle çırpınmadan, nefesinizi tüketmeden sakince yol alıyorsunuz yaşamda.
Düzelmeye, anlamaya gönlü olmayanlar için beyhude bir tükenişin eşiğinden dönmüş oluyorsunuz.