Bir film izliyorum, meğer erkeklerin ev içinde ufacık görevlerini bile doğru düzgün yapmayıp çocuklarla ilgilenmeyip yalnız bıraktıkları kadının yorulmuş, sinirlenmiş, yıpranmış olmasını görmezden gelip kavgacı ve memnuniyetsiz diye etiketlemeleri evrenselmiş.
Kadınlar için saçlarını örüyorlarmış. Bakın şu aşağıdaki kadınları, o savundukları insanlar katletti. Öyle silahlı çatışmada falan değil ha. Hepsi de sivildi, hepsi de masumdu. Ayşenur öğretmeni roketatarla katlettiler. Serap Eser'i otobüste canlı canlı yakarak katlettiler. Aybüke öğretmeni yolda her şeyden habersiz yürürken kaleşnikofla katlettiler. Nurcan Karakaya'yı 11 aylık bebeğiyle, araçlarının altına döşedikleri mayınla katlettiler. Sizin savunduğunuz şey ne insan hakkı ne kadın hakkı. Siz, şerefsizce katliam yapma özgürlüğünü savunuyorsunuz. Siz evlatları anasız babasız, baba anaları evlatsız bırakan canilersiniz. Siz insan değilsiniz, kuzu postuna bürünen aşağılık katil sürüsüsünüz.
Temiz insanlarla vakit geçirdiğinde fark etmeden toparlanırsın. İşler açılır, kafan rahatlar, şans dediğin şey akmaya başlar. Seni küçülten, enerjini emen biri varsa yalnız kalmak daha hayırlıdır. Yanlış insan çürütür, yalnızlık güçlendirir.
Rojava değil Kamışlı'dır, Suriye'ye aittir.
Cizre Türkiye'ye aittir.
Amed değil Diyarbakır'dır.
Konstantin değil İstanbul'dur.
Türkiye Milleti değil Türk Milleti'dir.
"Türk çocuğu, Arap çöllerinde artık kanını dökmeyecektir."
( Mustafa Kemal Atatürk)
"Ortadoğu bir bataklıktır. Türk milleti bu bataklıktan uzak durmalıdır"
(Mustafa Kemal Atatürk)