Konuşanı alıyorsunuz, konuşanı susturmaya çalışıyorsunuz.Ersin Yalçın, hocasının suçsuz olduğunu anlatan videolar çektiği için 2. defa gözaltına alındı. ELEŞTİRMEK SUÇ DEĞİLDR! ELEŞTİRENİ SUÇLU GÖREN SUÇLUDUR!
ErsinYanlçını SerbestBırakın
Eleştirmek SuçDeğildir
@adalet_bakanlik
"Alparslan Hocam" AKP'li olsaydı başına bunlar gelmezdi" Dedi, Gözaltına Alındı❗
Furkan Hareketi mensuplarının yaşadığı mağduriyetleri çektiği videolarla anlatan Ersin Yalçın, verdiği röportaj sebebiyle tekrar gözaltına alındı❗
Daha önce Furkan Hareketine yönelik iftira ve karalama kampanyalarına karşı çektiği videolar gerekçesiyle "Halkı Yanıltıcı Bilgi Yayma" iddiası öne sürülerek hukuksuzca gözaltına alınmıştı. Tutuklama talebiyle adliyeye sevk edilen Ersin Yalçın isimli Furkan Hareketi mensubu, ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.
Ersin Yalçın'ın bugün aynı gerekçeyle yeniden hakim karşısına çıkması bekleniyor!
ErsinYalçını SerbestBırakın
Eleştirmek SuçDeğildir
Avukatların, hak aramak için video çekenlerin tutuklandığı bir memlekette adaletin varlığı mümkün müdür?
ErsinYalçını SerbestBırakın
Eleştirmek SuçDeğildir
Şimdiki yöneticiler etraflarında binlerce saray alimi tutacaklarına bir tane Behlül Dane tutsalar hem akıbetleri için daha hayırlı hem de devlet için daha ekonomik olurdu.
Lakin Behlül de şimdiki yöneticilere böyle nasihat etse sanırım cezaevinden çıkamazdı.
Troller tarafından provakatör, dış güçlerin adamı, hain, nankör vb. gibi birçok itham ile karşılaşınca kendine has üslubu ile sorardı: "Deli ben miyim yoksa ahiretini başkasının dünyası için heder eden sizler misiniz?" diye.
Behlüllere deli demek en kolay olanı. Zor olanı ise İslâm'a aykırı binlerce uygulama varken yöneticilere hakkı söylemek ve İslam'ı uygulamaya davet etmektir.
Ancak yetmez ama evetciler, ehveni şerciler, maslahatcılar, yavaş yavaş İslam gelecek diye hâlâ hayal görenler bunu yapamaz.
O halde zaman 26 Ağustos 1071'de Sultan Alparslan tarafından Allah Allah nidalarıyla fethedilen bu topraklarda yeniden Allah'ın hükmü geçerli olsun deme zamanıdır.
Allahu Ekber yani en büyük Allah'tır diyerek kapısı İslam'a açılan Anadolu'da,İslam'ı hayatın her alanına hâkim kılma zamanıdır.
Zaman Alparslan olup kefen giyme, Behlül olup yöneticilere nasihat etme zamanıdır.
Sayın valimize teşekkür ediyoruz bu ne zarif bir düşünce çok çalışmış ve masaya yatırılmış özgür bir halkın özgür bir yöneticisi ancak bu kadar özgürlğkçü bir karar alır. toplum olarak alkışlıyoruz yasal hakkımızı gasbettiğiniz için.
Anayasaya 34’e göre herkes izin almaksızın gösteri ve yürüyüş yapma hakkına sahiptir.
Muş emniyeti, anayasal hakkı çiğneyerek insanlara zulmetmektedir.
Bu zulmün bir an önce son bulmasını istiyoruz.
1,5 yaşında kızım var.
Minicik tırnaklarını keserken iğne ucu kadar kanını görmeye bile dayanamıyorum.
Rojin'in otopsisinde solunum kaslarını saniyeler içinde felç eden kas gevşetici ve "2 farklı erkeğe ait" DNA tespit ediliyor.
Kaybolduktan 4 gün sonra telefona uzaktan erişilerek hesap silme işlemi yapıldığı tespit ediliyor. Ve kızın intihar etti diyorlar...
Bir baba korkunç acılar içinde ve aşağılık bir tezgahla katledilen bu masum evladının acısına nasıl dayansın? Nasıl dayansın?
#RojiniçinBirAdım
1.NATO açıklaması
2.Türkiye, Suud ve Pakistan arasında Ortak Savunma Anlaşması
3.Epstein sapığı "dost" Trump'a büyük karşılama, övgü, hediyeler
4.Garantörlük eşliğinde Soykırıma terk edilen #Gazze#Filistin...
Sahnede tiyatro ile eğlendirilen-eğlenen halk; arkada sıvazlanan Siyonistler, Müslüman katilleri ile alış-veriş, dostluk...
Zahmet, mesuliyet istemeyen makam, mevki, çıkar üzerine kurdukları otlak...
AlparslanKuytul Hoca bu konuları yiğitçe konuştuğu için ailesine, eşine, sevenlerine zulmediyorlar.
"Mali operasyon girişi ile terör suçu yakalık taktıran devletçiler...
Dünya İmtihan,
Allah razı olur mu tüm gaye.
SuçDeğil SusDosyası
FurkanHareketi Tertemizdir
#ÖZELHABER
✍️🗞️Kuytulcuların üniversitelerdeki temsilcileri aracılığıyla topladığı gençlere savaş içerikli propaganda niteliğinde filmler izlettiği ve devlete karşı isyanı teşvik eden bazı kitapları okuttuğu belirtildi. Detaylar⬇️
Gideriz demiştik, gidiyoruz.
Kıymetli Semra Hocamızın yanına varmak üzere Diyarbakır yolundayız.
Dilimizde dua, yüreğimizde hüzün, kalbimizde ise ümit var.
Ve arka planda Grup Furkan’dan yükselen o sözler:
“Zorlukları göğüsledik,
Haktan hiç ödün vermedik.
Davamız uğrunda,
Yolunda bedel ödedik.”
26.08.2026 | Vefa Yolculuğu
Cezaevinde İşkence
FurkanaZulüm DevamEdiyor
AlparslanKuytulu SerbestBırakın
SemraKuytulu SerbestBırakın
Türkiye gazetesi! Hep mi yalan haber yaparsın, hiç mi güvenilir bir gazete olmayacaksın! Böyle geldin böyle gidiyorsun, düzelmedin düzelmedin. Hep böyle tanındın. Kimse senin SAÇMA SAPAN, YALAN haberlerine İNANMIYOR. Sadece mide bulandırıyorsun, tek kişiyi bile kandıramıyorsun..
Semra Kuytul Hocahanım'ın Talebesiyle Diyarbakır Cezaevi Önünden Röportaj:
Çocuklarıyla görüşme gerçekleştiren Semra Kuytul Hocahanım'ın talebesi, Diyarbakır Cezaevi önünde Furkan Haber'e konuştu:
Kamuoyuna vermek istediğimiz mesaj gayet açıktır, Semra Kuytul Hocahanım müebbet cezası almış kişilerle aynı muameleyi görüyor. Biz bu duruma tepkimizi göstermek için buradayız. Biz 'Suç örgütü' suçlamalarını da asla kabul etmiyoruz, çünkü zaten hiçbir delil ve dayanak da yok!
Kur’an, Firavunun sihrinden bahseder. Bugün laik medya tam da bu işlevi görüyor: Nerede yapay kutsallar, İslam’la çatışan ideolojiler varsa nerede adaletsizlik ve küfrü destekleyen bir toplum varsa, bilin ki orada modern Firavuni sihrin etkisiyle köleleştirilmiş bir kitle vardır.
Algının Dibinden Cehennemin Dibine!
Gözaltından çıkıp eve geldiğimde Tem şube polisleri tarafından tek tek incelenen kitaplığıma gözüm ilişti. Kitaplığımı görmek beni hep mutlu etmiştir ama bu sefer etmedi. Kitapları düzeltmeye çalışırken gözüm George Orwell’in 1984 kitabına ilişti. Yaşadığımız şeylerle romandaki kurgu arasındaki bağlantı istemsizce tebessüm ettirdi beni. Özellikle de canhıraş algı operasyonu yapan gazeteciler aklıma geldi. Bana göre polisin operasyonundan daha kötüsü gazetecilerin algı operasyonu. Çünkü polisin iddialarını mahkemede çürütebilir ve beraat edebilirsiniz. Ama akşam haberlerini izlerken sizin hakkınızda uydurulan iftiralara inanmış bir vatandaşın aklında nasıl beraat edeceksiniz? Elinizde o kadar medya imkânı var mı? Siz de gece gündüz televizyon yayını yapabiliyor musunuz? Bu soruların cevabı Türkiye’deki muhalif partiler dahil çoğu kesim için hayır. Tüm medya neredeyse tek elden yönetiliyor, bilgi notlarıyla gazetecilerin konuşmaları yönlendiriliyor. Zira 1984 romanında da denildiği gibi “Eğer herkes dayatılan yalanı kabul ediyorsa -eğer bütün kayıtlar aynı masalı söylüyorsa- o zaman yaşanan tarihe geçecek ve gerçek olacaktı” Ama romanın aksine tarih böyle söylemiyor. Güç sahiplerinin tüm imkanlarına rağmen tarih haklıyı ve haksızı ayırt ediyor ve herkesi layık olduğu yere koyuyor. İnşallah!
Dosya kapsamındaki iftiralara farklı yazılarda değineceğim. Ama en saçmalarından birini hemen söylemek istiyorum. Sözde Furkan Hareketi içinde “FİT” isimli bir teşkilat varmış ve yapı içindeki muhalifleri takip ediyormuş. Saçmalığa bakar mısınız? Bu iddiayı söyleyen kim peki? Alparslan hoca’yı ölüm ile tehdit ettiği için ceza alan, Semra Kuytul ile adeta kanlı bıçaklı düşman olan, sayısı yüze ulaşan ceza ve tazminat davalarının diğer tarafı olan Mürsel Güler. Herkes bilir ki husumetli tanığın sözlerine itibar edilmez. Çünkü husumeti olan adamın yalan söyleme ihtimali vardır.
Operasyon kapsamında cemaatten ayrılan bazı isimler de gözaltına alındı hatta tutuklandı. Bu kişiler de Mürsel Güler’in iddialarını hele de FİT gibi bir saçma iddiayı desteklemedi. Aksine Alparslan hoca “bazı isimleri sayarak bunlar bizden ayrıldı, onları tutuklamayın, aramızda bir irtibat bile yok” minvalinde sözler söyledi.
Böyle bir iddianın iddia olarak dillendirilmesi bile bunu kurgulayanlar için yeterli oluyor. İnsanların bilinç altına “bunlar nasıl bir yapı, çok kötü işler yapıyorlar” gibi düşünceler sokmuş oluyorlar. Sonradan beraat etsen ne olacak peki? Beraat etmen kimin umurunda! Üç kişilik ağır ceza heyetinden daha fazla yetkisi olan tek bir sulh ceza hakimiyle insanları tutukluyor ve 2 yıl kadar yatırabiliyorlar. Onlar amacına ulaşıyor. Beraat edersen de milletin parasından biraz tazminat verirler olur biter!
Semra Kuytul Hocahanım’la Görüşme Sonrası Çocuklarından Açıklama❗
Hukuksuzca tutuklanan Semra Kuytul Hocahanım, Diyarbakır Cezaevi’nde çocuklarıyla görüşme gerçekleştirdi.
Hocahanım’ın 2 metreye 4 metre bir hücrede tutulduğunu aktaran çocukları, annelerinin kendilerine ��u sözleri söylediğini belirtti:
“Allah, insanın kalbini ferahlattığı zaman ufacık bir yerde bile olsa onun için geniş bir yer olur. Sarayda bile olsa o kişi ferahlayamaz.
Şu anda sarayda mı olmak, yoksa burada mı olmak diye sorsalar, Allah biliyor ki hiçbir farkı yok.”
ZULME SON VERİN!
1 KARDEŞİMİZ DAHA TUTUKLANDI!
19 Ağustos’ta başlayan operasyon kapsamında çok sayıda kardeşimiz gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Sürecin devamında bir kardeşimiz daha gözaltına alındı ve 3 günlük gözaltı sürecinin ardından tutuklandı.
Bir kardeşimizin daha haksız ve hukuksuz şekilde özgürlüğünden mahrum bırakılmasını şiddetle kınıyoruz!
Zulme, baskıya ve hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız!
Tutuklamalarla, baskılarla ve sindirme politikalarıyla hakikati savunanları susturabileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Hakikat, baskılar karşısında susmaz; zulüm karşısında geri adım atmaz!
Buradan açıkça ifade ediyoruz:
Bu zulmü yapanlar da bu hukuksuzluklara sessiz kalanlar da tarih önünde mutlaka hesap verecektir.
Bugün güç elinizde olabilir. Ancak hiçbir iktidar, hiçbir makam ve hiçbir güç kalıcı değildir. Milletlerin hafızasında zulüm de zalim de unutulmaz.
Bu dönemin, adaletin ve hukukun ayaklar altına alındığı bir zulüm dönemi, bu uygulamaların ise bir zulüm iktidarının uygulamaları olarak hatırlanmasına sebep olmayın.
Yaşanan hukuksuzluklar derhal sona ermeli; tutuklu bulunan tüm kardeşlerimiz ve hocalarımız özgürlüklerine kavuşturulmalıdır.
Zulme son verin!
Hukuksuz tutuklamalara son verin!
Adaleti tesis edin!
Baskılar bizi susturamaz.
Tutuklamalar bizi sindiremez.
Hakikat karşısında hiçbir zulüm sonsuza kadar ayakta kalamaz!
FurkanaZulüm DevamEdiyor
DİYARBAKIR’DA CEZAEVİ ÖNÜNE POLİS ENGELİ: FURKAN HAREKETİ MENSUPLARINA İZİN VERİLMEDİ!
Diyarbakır Cezaevi’nde tutuklu bulunan Semra Kuytul Hocahanım’ın ailesine destek vermek amacıyla bölgeye gelen Furkan Hareketi mensuplarının cezaevi yakınındaki alanda beklemesine izin verilmedi.
Emniyet güçleri tarafın engellenen mensuplar, cezaevi çevresinde durmalarına dahi izin verilmemesine tepki gösterdi.
SuçluyuDeğil HaklıyıÖvme
AdaletBekleyişine EvHapsi
#MuşAdliyesi