Siyaseten çok yanlış bir hareket yapmış. Bu hareket sonrası sorgulanması şart.
TS Club’da forma 4.499,99 TL.
6.661 forma 29 Milyon 974 Bin 433 TL yapar.
Bu ödemeyi kendi hesabından mı yapmış? Kendi hesabından yapmış ise son malvarlığı beyanına bakmak lazım.
Ödemeyi Belediye bütçesinden yaptı ise hangi dayanakla? Ödemeyi ihale alanlara yaptırdıysa bambaşka bir mesele ortaya çıkıyor.
https://t.co/7CmFttDZcR
Neymiş Odyssey’in başına gelmeyen kalmamış…
Ya Odyssey’in 20 senede yaşadığını Özgür Özel 3 senede yaşadı be.
İthaka’ya kral olmak kolay Odyssey bey, gelin Türkiye’de siyaset yapın da çapınızı görelim.
Nevşin Mengü:
AK Parti’de çok güçlü bir lider figürü var, Erdoğan.
Belediye başkanı böyle bir şeyler yapmaya korkar. Bu kadar böyle işlerin içine girmeye falan.
Sol partilerin ise bu tür yolsuzluğa tevessül edememesi için kendi içlerinde denetim mekanizmaları kurmaları lazım.
Kuzenim hayatının piyangosunu vurmuş olabilir, kız tarafının olaya bakış açısına şoktayız 😅
Kızın ailesi oturukları lüks mahalledeki 3+1 evi satıp (7M) daha orta halli bir semte geçmeye karar vermiş.
Plan şu:
• 2.5 M’dan 2 tane ev alacaklar (biri kendilerine, biri gençlere evlilik hediyesi)
• Kalan parayla da hem kendilerine hem çocuklara 2 tane orta segment araba çekecekler.
Gençler evliliğe SIFIR borç, ev sahibi ve araba sahibi olarak başlıyor. Kuzenim adeta hayat simülasyonunu "god mode"da açtı 😂
Ama bir yandan da düşünüyorum; bir ebeveyn sırf evladı rahat etsin diye kendi lüksünden, oturduğu semtin kalitesinden vazgeçip böyle bir fedakarlık yapar mı?
Siz kız tarafı olsaydınız böyle bir hamle yapar mıydınız, yoksa "herkes kendi yağında kavrulsun" mu derdiniz? 👇
Netanyahu: Ne kadar çok Müslüman bizimle işbirliği yapıyor, bilseniz, şaşarsınız
🔴 "Hâlâ radikal bir Şii ekseni var ve başını kaldıran radikal bir Sünni ekseni de var"
🔴"Arap ülkeleriyle ittifaklar kurmamız gerekiyor ve size söyleyeyim, başka kiminle: Ne onu ne de bunu isteyen Müslümanlarla"
🔴 "Onların ne kadarının bize yöneldiğine şaşarsınız, İsrail'e yöneliyorlar, bana yöneliyorlar"
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Size bu satırları hemen yan hücremden gelen “Aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” dizeleri eşliğinde yazıyorum.
Bir düzeltmeyle başlayayım; tanımadığım ve görüşmediğim bir avukat “Deniz bizi unutmayın dedi ” gibi bir bilgi yaymış. Ne böyle bir duygum var ne de öyle bir talebim oldu. Aksine sürekli beni paylaştığını öğrendiğim arkadaşlarıma şu mesajı yolladım: “Abartma be king, yaz böyle geçmez.” Hazır hayatımın ilk tekzibini yapıp kendimi bir şey sanmışken hız kesmeden ikinciyi de yapayım. Biraz gecikmeli olacak ama tutuklandığımı öğrenince söylediğim “neşemizi çalamazlar” mesajını tırnak içinde olduğunu vurgulayarak söylemiştim. Nöşömözü çolomozlor gibi. Ama adliyeden Twitter’a ulaşana kadar yolda ironik tırnaklar kaybolmuş. Bana bu haberler geç geldiği için özetle şöyle diyebilirim; romantik, arabesk ya da talepkar bir cümle duyarsanız bilin ki doğru değildir. Çünkü ruh halim — olumlu anlamda — üçünden de uzak.
Evet, Çorlu’da birinci ayımı doldurdum. Ankara, Çorum, Antalya ve İstanbul’dan sonra en çok vakit geçirdiğim şehir Tekirdağ oldu. Beş Şehir’i tamamladım. Gelirseniz gezdiremem ama şehrimizin en çok ziyaret edilen noktası olan cezaevine çoğu Tekirdağlıdan daha hakimim. En iyi köfteciyi herkes bilir.
Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. Bunu herkes bilir. Monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. Yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça.
Aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. Klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. Klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. Berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. Kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “Bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. Bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. Çok özendim. Hayatımda ilk kez canım makas çekti. Neyse ki bıyığım Türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen Erkan Baş’tan.
Özetle cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor. Sonraki gün yapacak işinizin ya da verilmiş sözünüzün olmaması da cabası.
Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem.
Ben belki kısa süreli olacağını umduğum için dışarıda da bazen yaptığım goblin moduna geçerek şimdilik uyum sağladım. Ama öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor. Yolu bir şekilde bu kuyuya düşen güvercin* ve dev çekirgeler duvarları aşamadıkları için benimle beraber kalıyorlar, haklarında CİMER şikayeti olmamasına rağmen. Yalnız hissettirmiyorlar. Gönderdiğiniz kitap kargoları ve şimdiden plastik komodinimin iki çekmecesini dolduran mektuplar hayatımdaki en kalabalık zamanımı yaşamamı sağladı hücrede. Hepsini okudum mektupların, kalışım uzarsa cevap da yazacağım. Yakın arkadaşlarımdan “Niye cevap yazmıyorsun şerefsiz, bu sefer turnede olmadığını hepimiz biliyoruz” tarzı mektuplar gelmeye başladı. WhatsApp’tan kurtuldum, bu sitemden kurtulamadım. Kitap hediyeleri ve mektuplarla memurlara ek mesai çıkardık. Size de, şikayet etmeden hızla yardımcı olan memurlara da teşekkürler.
Düzenli ziyarete gelen avukatlar da nefes oluyor. Cezaevinin yıldızları onlar. Ton balığını cezaevi kantinine ekleten avukatla tanıştım, çok heyecanlandım. Burada Oğuzhan Uğur’dan daha popüler. Dışarıya dair haberleri de onlardan alıyorum.
Okul arkadaşlarım başta olmak üzere dışarıda destek olan, dayanışma gösteren herkese de çok teşekkürler. Sabah 8 sayımlarında memurlar gelene kadar uyanık kalabilmek için “Bugün kim tutuklandı” temalı programlar izlemeye alışmışken, bir sabah ODTÜ Mezuniyet pankartlarıyla uyandım. Gözlerim doldu ilk kez. İyi ki varsınız. Athena Gökhan’ın törende benle ilgili yaşadığı kafa karşılığına çok güldüm. Sansürcü Punkçı da Türkiye’ye kısmetmiş.
Anarchy in THE UK
AcunMedya in Turkey
Böyle diyorum ama NATO ve Dünya Kupası bittiğinden beri Masterchef izliyorum. Açar açmaz orada da bir Karadenizli kazandı. Bütün ülkeyi kısık ateşte karadenize ettiler. (Deniz içerde şimdi ne şaka malzemesi biriktirmişsindir? Aynen kardeşim ful böyle notlar alıyorum, özür.) Burçin ve Tolğa favorim.
İlk hafta ülkeme dair moral tazelemek için Aktroll kanalları izledim; NATO Zirvesi Özel. Programlarda önce bana sövüp ahlak dersi veriyorlardı, sonra Donald Trump övüyorlardı, Türkiye için büyük şansmış varlığına duacılar. Ben de dersimi aldım.
“Değerleri aşağılayan komedyen” den, “Değerli dostum”a terfi etmek için eksiklerim:
- Epstein ile kanka olmak
- Gazze’yi Netanyahu ile birlikte tatil köyü yapma vaadi
Bir kelime şakası ve bir didaktik çıkış yaptığıma göre aylık güncellememi sonlandırabilirim. Hala kararlıyım, Moby Dick’i bitireceğim. Geçen öyle yazdım ama elime geçmedi henüz. Diğer kitaplar geldi, Moby Dick hala kontrolde. Cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap. Aslında cezaevi kütüphanesi çok iyi, Chomsky bile var. Belki o da Epstein kontenjanından girmiştir.
(*) 2 haftadır benimle yaşayan güvercin Leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, Uğur Gürsoy Uykusuz Ağustos sayısında çizdi. Benim yerime de okuyun, buraya Uykusuz sokamıyormuşuz.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
-Şu olayın Gs camiasının doyumsuzluğu, başarısızlığa tahammülsüzlüğü, winner olması ile zerre alakası yok.
4 şampiyonluğun ;
-Yönetim kaynaklı olmadığını,
-Ali Koç yönetiminin berbat yönetimi,
-Hakemlerin ittirmesi ile geldiğinin kendileri de farkında. 5. Sene takımın daha sağ beki belli değil mesela.
Ve kendileri için Aziz Yıldırım gibi bir tehlikenin de hemen hepsi farkında….
ARŞİV | 31 Mart 2024 belediye seçimlerinde CHP’nin Tuzla adaylık süreci devam ederken Tuzlalılar, Bülent Akköse’nin aday olmasını isterken Eren Ali Bingöl aday gösterildi.
Tuzla Belediye Başkanı seçilen Eren Ali Bingöl ise bugün AK Parti’ye geçti. Bülent Akköse ise İBB davasında Ekrem İmamoğlu’na destek olmak için her duruşmada Silivri’ye gidiyor.
Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'ne yapılan baskın sırasında, kedi Zafer'in özel bir operasyonla binadan tahliye edildiği öğrenildi.
Özgür Özel'in anlatımına göre; gazdan etkilenmemesi için taşıma çantasına konulan Zafer, Genel Başkan'ın özel asansörüyle -2. kattaki otoparka indirildi. Buradan bir araca alınan Zafer, güvenli şekilde binadan çıkarıldı.
(Nefes - Tarık Işık)