🚨Fatma Betül Sayan Kaya'nın hırsını anlamak için şu videodaki olay yeterliydi. 2018'de yaşandı bu izleyeceğiniz rezillik. İktidarın dümenindeki bakanlarla kadraja girmek için bakanların arkasına oturmak amacıyla danışmanını Berat Albayrak'ın arkasındaki koltuğu kapması için göndermişti. O koltuğa sürekli Süleyman Soylu oturduğu için Fatma Betül hanım geri planda kalıyordu.
🚨Koltuk kapması için gönderdiği kadın danışmanı koltuğu Soylu'nun tombiş danışmanına kaptırınca en son kendisi gitti ve devlet ciddiyetine yakışmayan şaşırtıcı bir arsızlıkla koltuğu aldı. O esnada hırsı belliydi. Hırsı olanın hırsızlığı da olacaktı elbet ama o günlerde bugünkü gücüne kavuşma savaşı veriyordu.
🚨Bitmedi. Bunun bir diğer rezilliği de Hollanda'ya gittiğinde yaşandı. Mart-2017'de, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak Rotterdam'a gitti. Partililerle buluşma yapıp kaçak miting yapacak ve AKP'de adını öne çıkaracaktı. Türk Başkonsolosluğu'na girmesine Hollanda polisi izin vermedi. Aracından inmeyi reddedince Hollanda polisi, vinçli çekici getirdi ve makam aracını bulunduğu yerden kaldırdı. Sonunda araçtan çıkarıldı ve polis eskortuyla Almanya sınırına götürüldü. Aslında kovuldu. Tarihte böyle bir başka rezillik daha hiç yaşanmadı.
🚨Bizi bütün dünyaya rezil eden bu olay, Türkiye ile Hollanda arasında büyük bir diplomatik krize dönüştü. Hollanda maalesef tamamen haklıydı. Ülkesinde bir başka partinin gövde gösterisi yapmasına müsaade etmiyordu ama Fatma Betül hanım inadına o Hollanda'ya gireceğim diyerek Almanya'dan kaçak girmeye çalışıyordu. Yanlış duymadınız.
🚨Hiçbir şey olmamış gibi Almanya'dan Hollanda'ya karayoluyla girerek bu kadın krizin merkezine oturdu ve Hollandalı yetkililer tarafından Almanya sınırına götürüldü. Bu kadını desteklemek ve arkasında durmak için partili koyunlar, portakal kesmeli protestolar düzenlediler. Hollanda'ya kaçak girmeye çalıştığı için de kendisine Nene Hatun dedi trol medyası.
🚨 Fatma Betül'ün Rezilliklerle başlayan siyasî hayatı, henüz 45 yaşında, bir başka rezillikle böylece sona ermiş oldu. Twitter sayfası bile @drbetulsayan. Hiçbir normal insan Twitter adresine doktora ünvanını koymaz ama bu koymuş. Bilimsel görgüye aykırıdır bu. Tüm bunlar gelişmemiş ve kendini gerçekleştirmemiş ve dilimizdeki karşılığı "hödük" olan garip bir kişiliğin göstergeleri idi. Doktorasını kendisi mi yazdı bilmiyoruz. LGS birincisi olan oğlu da gerçekten birinci mi? Onu da muhtemelen hiç bilemeyeceğiz.
🚨Bu kadının medya sorumlusu ile karşılaşmıştım. Anlattıklarını burada ispatlı olarak gösteremeyeceğim için söylemeyi doğru bulmuyorum ama şunu bilin son derecede kompleksli ve ön planda olmaya takıntılı biri olduğu yönünde idi anlatılanlar.
🚨Fatma Betül Sayan Kaya hanımefendi hazretleri, bu fakir ve değersiz hayatımıza aniden girdi ve aniden çıktı. İBB parasıyla 120 bin dolar harcayarak okuduğu Amerika'daki üniversite keyfi ve konforundan itibaren kendisinden milletçe alacaklıyız.
🚨Başörtüsü, tek başına, hiçbir kadını erdemli kılmaya yetmez arkadaşlar. Namus kavramı da başörtüsüne sığmaz. Haram yememek, kul hakkı almamak, insan kalabilme hikayesinin en mühim kısmıdır.
🚨Başörtüsü en fazla başı örter arkadaşlar, karakteri değil. "Makamlarsa insanı büyütmez, insanlar makamları büyütür." Demiştir Aliya Izetbegović.
🚨Başörtüsü bir tercih olabilir, kültürümüzde kutsaldır da. Sütçü İmam o örtüye el uzatıldığı için Maraş'ta Hürriyet ateşini yakmıştı lakin erdemden ve namustan arınmış bir başörtüsü hiçbir şeyi ötmüyor bunu hep birlikte gördük. Evet eşarp bir tercihtir lakin erdem ise her gün yeniden verilen bir imtihandır.
Böyleleri için kifayetsiz muhteris deriz yani;
Kapasitesi ve yeterliliği sınırlı olduğu hâlde makam, güç ve görünürlük konusunda aşırı hırslı olan kişi demektir.
Milletçe güzel günlere uyanmak dileğiyle,
Sağlıcakla.
⚜️
Dün yaptığınız HMGS sınavında fenalaşan kardeşime hiçbir müdahalede bulunmadığınız gibi lavaboya gitmesine de (güya güvenlik önlemi) müsade etmeyerek sınavda muhtemelen başarısız olmasına sebep oldunuz. Kurallarınız da adaletiniz de vicdanınız da yere batsın @OSYMbaskanligi
Sonu nereye varırsa varsın, ucu kime dokunursa dokunsun derler. Bunlara hiç bir şey olmaz ama sonu bir garibana varır, ucu bir emekliye dokunur. Son sözü “torunum oldu altın takamadım” olmuş. Bu söz beyninizde patlasın!
"Cumhuriyet neden halka sorulmadı, tepeden inme devrimler" vs. diye kafa ütüleyenler var hala, torunların haline bak, 100 yıl önce bunların dedelerine ne soracaktık amk? 2026'dayız bi de ha. Düşünsenize paşam hangi seviye cahillerle uğraşmış diye, 100 yıl önce... Çok büyük...
Sabah 6'da elinde poğaça ile metrobüse koşan üstün ırk mı olur mq. Üstün ırk nedir biliyor musun? Senin Türkiye'de olduğundan bile haberdar olmadığın tatil yerlerine 5000 km uzaktan gelip tatilini yapanlar üstün ırktır.
Hakan Fidan, Türk milletini “azınlık” olarak gördüğünü ima ediyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanı bu topraklarda Türk Milletini azınlık olarak göremez, gösteremez, bunu ima dahi edemez.
Tiktok editlerine benzemez bu işler Hakan Fidan! Ağzından çıkan sözü kulağın duysun.
çok acımasız yorumlar görüyorum.
Galatasaray'ın bu maça önemli eksiklerle çıktığı göz ardı edilmemeli.
Yasin Kol, Oğuzhan Çakır, Halil Umut Meler, Mehmet Türkmen, Cihan Aydın gibi önemli oyuncuları sahada olsaydı Galatasaray kazanırdı bu maçı.
Merhabalar,
Bugün Narin'in babası Arif Güran ile görüştüm. Görüşme öncesinde, dava dosyasını hukukçu gözüyle inceledim.
Dosya kapsamındaki deliller ışığında, suçu somut delillerle ispatlanabilmiş tek isim Nevzat Bahtiyar’dır.
Yine dosya kapsamındaki deliller ışığında, Narin'in annesi Yüksel Güran’ın, Narin’in ağabeyi Enes Güran'ın ve amcası Salim Güran’ın suçlu bulunup ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları tam bir hukuk faciasıdır.
Görünen o ki, basının yönlendirmesiyle oluşan yoğun kamuoyu baskısı, mahkemenin karar sürecini gölgelemiştir. Kişisel görüşler bir kenara bırakıldığında ceza hukukunun en temel kuralı, mahkumiyetin dedikodulara veya ihtimallere değil, somut ve şüpheden uzak delillere dayanması gerekliliğidir. “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince, dava dosyasındaki mevcut deliller anne ve amcaya bu cezanın verilmesi için teknik olarak yetersiz kalmaktadır. Anne ve amcanın suçlu oldukları, hukukun evrensel ilkeleri gereğince şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamamıştır.
Dolayısıyla İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay denetimlerinde bu cezaların kesinlikle bozulması gerekirdi. Hukuk bunu gerektirirdi çünkü yeni bir delil veya yeni itiraflar ortaya çıkmadıkça mevcut dava dosyasına göre annenin ve amcanın suçlu oldukları ispatlanamamıştır.
Sırf kamu vicdanını tatmin etmek için suçlu olduğu ispatlanmamış insanlara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermek gerçek adalet değildir, kamu vicdanını tatmin etmez. Kamu vicdanını asıl yaralayacak olan durum, belki de Narin'in gerçek katilleri dışardayken annesinin, abisinin ve amcasının cezaevinde olmalarıdır.
Başta Diyarbakır Barosu olmak üzere ilgili tüm hukuk çevrelerini bu dosyada adaletin sağlanması için çaba sarf etmeye davet ediyorum. Adalet Bakanlığının, dosyayı titizlikle inceleyerek kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay’a başvurmasını rica ediyorum.
Narin'in hatırası, ailesi ve kamuoyu bunu hak ediyor.
Selam, sevgilerimle…