‼️ERMENİ MESELESİ / ERMENİLERİN BİZİMLE MESELESİ
Kılıçlar Anıtı'nı Duymuş Muydunuz?
• Bu anıt, ülkemizin en doğusunda yer alan, dünyada üç ülkeye birden kara sınırına sahip nadir yerlerden biri Iğdır'da bulunuyor.
• Anıttaki her bir kılıç, sınırların paylaşıldığı ülkelere bakar. Her kılıçta, Hunlardan Osmanlılara dek Türk askerleri motifleri vardır.
~ Peki bu anıtın konuyla alakası ve önemi nedir?
Kılıçlar Anıtı; "Ermeniler Tarafından Katledilen Şehit Türkler Anıt ve Müzesi", ya da eski adıyla "Iğdır Soykırım Anıt ve Müzesi", 1915-1920 tarihleri arasında bölgede yaşayan Ermenilerin Türklere karşı uyguladığı saldırıları sembolize etmektedir ve ilgili belgeler bulundurulmaktadır.
• Yani herhangi biri değerlendirmeye dahi değmeyen iddiaların aslı, bilakis Ermeniler tarafından gerçekleştirilen katliam ve kırımlar olduğunu gösterir vaziyette.
— Bugün özellikle Anti-Türkizm dolayısıyla iç ve dış düşmanlar tarafından asılsız iddialar mevcuttur. Bu iddiaların kaynağında ise, kendi yaptıkları *canilikleri* bizlerin üzerine bırakmak isteyen odaklar mevcuttur. —
Suçlara tarih, tarihe de kazananlar karar veriyor olsa da;
İnsanlığını kaybetmenin tarihle veya kazanmakla alakası yoktur.
💥 Sayfamız yöneticilerinden dahi Kars-Iğdır coğrafyasında Ermeni çeteciler tarafından kayıplar yaşandı. Bizlerin unutmadığı, sözde propaganda masalları değil; ocağına ateş düşmüş ailelerimizdir.
İlgili Anıt Müze'ye dair görseller:
🗣️ Prof. Dr. Celal Şengör:
“Dünya tarihinde Askerlik biliminin Üç tane büyük hocası vardır:
1-) Büyük İskender
2-) Cengizhan
3-) Timur”
💥 Peki burada, son yüzyılın en büyüklerinden olan Atatürk'ün Bakış Açısı Nedir?
Atatürk, tarihî şahsiyetleri değerlendirirken duygusal değil, analitik yaklaşırdı. Timur gibi komutanları:
• Büyük bir askerî yetenek ve stratejik zeka örneği olarak görür,
• Ancak yıkıcılık ve devlet kurma/yaşatma arasındaki farkı da özellikle vurgulardı.
Atatürk’ün düşünce sistemine göre:
— Sadece fetheden değil, kuran ve sürdüren lider gerçek anlamda “büyük”tür. —
Bu bağlamda Timur’u, büyük bir askerî deha olarak kabul etmekle birlikte, onun kurduğu düzenin kalıcılığı konusunda eleştirel baktığı söylenebilir.
‼️Benzeri bir söylemi, Napolyon Bonapart için de kullanır:
— Büyük zaferler kazansa da, sonunu hazırlayan aşırı hırs ve siyasi hatalardır. —
Atatürk'ün gözünden askeri ilimde öncülük de kalıcılığın büyük etkisiyle gerçekleşir.
‼️ERMENİ MESELESİ / ERMENİLERİN BİZİMLE MESELESİ
Kılıçlar Anıtı'nı Duymuş Muydunuz?
• Bu anıt, ülkemizin en doğusunda yer alan, dünyada üç ülkeye birden kara sınırına sahip nadir yerlerden biri Iğdır'da bulunuyor.
• Anıttaki her bir kılıç, sınırların paylaşıldığı ülkelere bakar. Her kılıçta, Hunlardan Osmanlılara dek Türk askerleri motifleri vardır.
~ Peki bu anıtın konuyla alakası ve önemi nedir?
Kılıçlar Anıtı; "Ermeniler Tarafından Katledilen Şehit Türkler Anıt ve Müzesi", ya da eski adıyla "Iğdır Soykırım Anıt ve Müzesi", 1915-1920 tarihleri arasında bölgede yaşayan Ermenilerin Türklere karşı uyguladığı saldırıları sembolize etmektedir ve ilgili belgeler bulundurulmaktadır.
• Yani herhangi biri değerlendirmeye dahi değmeyen iddiaların aslı, bilakis Ermeniler tarafından gerçekleştirilen katliam ve kırımlar olduğunu gösterir vaziyette.
— Bugün özellikle Anti-Türkizm dolayısıyla iç ve dış düşmanlar tarafından asılsız iddialar mevcuttur. Bu iddiaların kaynağında ise, kendi yaptıkları *canilikleri* bizlerin üzerine bırakmak isteyen odaklar mevcuttur. —
Suçlara tarih, tarihe de kazananlar karar veriyor olsa da;
İnsanlığını kaybetmenin tarihle veya kazanmakla alakası yoktur.
💥 Sayfamız yöneticilerinden dahi Kars-Iğdır coğrafyasında Ermeni çeteciler tarafından kayıplar yaşandı. Bizlerin unutmadığı, sözde propaganda masalları değil; ocağına ateş düşmüş ailelerimizdir.
İlgili Anıt Müze'ye dair görseller:
🇺🇸 Trump: 79 yaşında, İran'la savaş istiyor
🇮🇱 Netanyahu: 76 yaşında, Lübnan'la savaş istiyor
🇷🇺 Putin: 74 yaşında, Ukrayna'yla savaş istiyor
~~
🇪🇸 Pedro: 55 yaşında, hepsine karşı durdu 🔥
🇮🇹 Meloni: 49 yaşında, hepsine karşı çıktı 🔥
🇭🇺 Peter: 45 yaşında, hepsine karşı çıktı 🔥
— Dünyanın, kararlarının sonuçlarını üstlenecek genç liderlere ihtiyacı var, gelecek neslin barışını tehlikeye atan bunaklara değil —
‼️ BU KONU IRKÇILIK KONUSU DEĞİLDİR!
Bu, uğruna binlerce fedakarlık yapılmış ve gölgesinde milyonların yaşadığı bir emanete saygısızlıktır!
İnsanlıktan nasibini almamış yüzsüzlere rağmen,
Biz yine de Lahit Co. olarak, tüm Türk ve Dünya aleminin;
#24Nisan Terörle Mücadele ve Tehcir Günü'nü kutlarız.
Bugün özel bir gün. Peki ya, bugün neden var?
• Ulusal Egemenlik: Milli hakimiyet, devletin yönetim gücünün ve en üstün iradenin doğrudan doğruya millete ait olması.
Yani demokrasiyi kutluyor ve bu günü demokrasinin yetiştireceği geleceklere emanet ediyoruz.
İyi de, neden?
— Çünkü çağın gereklilikleri bu yönde —
Tarih boyunca Türkler ve bu coğrafyada yaşayan kavimler, böyle bir eksiklik içinde miydi?
Monarşi, tribal yönetimler veya oligarşi yeterli değil miydi?
Oldukları dönemler için evet. Şu an, hayır.
‼️ Tüm bu durum, geçmişimizi bir bütünüyle kabul etmemize engel değildir.
✅ Yanlış bilinenin aksine "Mehter", Osmanlı'da ortaya çıkmış ve buradan günümüze gelmiş bir kültür değildir. Mehter öncesinde, Selçuklu'da "Nevbet Vurma" olarak adlandırılan bir bando takım ve kültürü vardır.
• Nevbet vurmanın mehtere dönüşmesi ve Osmanlı'ya uzanması da zati Selçuklular'ın Osman Bey'e hediyelerinden olan mehter çalgılarıyla oluşmaya başlamıştır.
• Mehter kökeni Nevbet ise, Orta Asya ve civarından gelen çalgılar ve müzik kültüründen Anadolu coğrafyasına ulaşmıştır.
• Yani, CHP'nin burada protesto ettiği şey "saray" değil, yüzlerce -hatta binlerce- yıllık bir kültürel gelenektir.
Gaziantep’te 23 Nisan töreninde CHP grubu, Mehter Marşı söyleyen çocuk mehteran takımına sırtını dönerek tepki gösterdi.
• CHP İl Başkanı Vakkas Açar:
Çocuklarımızın saray kültürüne özendirilmesini protesto ettik. Bu özentiye karşı onlara arkamızı döndük.
💥 İlber Ortaylı’nın geçmişteki sözleri:
“Atatürk, 23 Nisan’ı çok şuurlu bir şekilde çocuklara hediye etti.
Bütün Cumhuriyet boyunca çocuklar için çok şeyler yaptık. Büyük başarılar sağladık.
Ama devamlılık isteyen bu hizmetlerde bir kalite ve hedef değişikliği görüldü.
Bugün Türk Milli Eğitim Bakanlığı, 30’ların, 40’ların bakanlığı durumunda değil.
Atatürk, 23 Nisan günü Türk çocuklarına, ‘Türk’üm, doğruyum, çalışkanım’ derdi.
Bunun niye kaldırıldığını anlamış değilim.
Andımız'daki deyişleri unutmamanızı temenni ediyorum.”
TBMM'deki 23 Nisan resepsiyonunda MHP'li ve İYİ Partili vekillerin, DEM Partililerle samimi şekilde sohbet ettikleri görüldü.
CHP ise resepsiyona katılmadı.
BUGÜN BAYRAMLARIMIZ VE MİLLİ GÜNLERİMİZ NE HALDE?
#23Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. Olsun ama, ters giden bir şeyler var.
-> Okullarda, yine bu okullarda okuyan çocuklar tarafından terör saçıldı.
Belki de en çok gözümüze çarpan ve bu kadar medyaya mâl olmuş okul çatışmaları anlık olarak gelişen şeyler değildi. Üstelik sanılanın aksine herhangi bir oyundan veya televizyon medyasından etkilenmiş de değiller.
Zira onlardan önceki nesil; terör örgütlerinin insanları infaz ettiği videoları (diri diri yakılan kendi askerlerimiz dahil), Güney Amerika'daki kartellerin işkence videolarını izleyerek yıllarını geçirdiler.
Dünyanın en büyük sosyal medya platformlarında, sadece birkaç tıklama ve kelimeyle Ukrayna-Rusya çatışmalarına dair görüntüler görebilecek bir nesilden bahsediyoruz.
Bu nesil henüz tam kontrolü ve emniyeti sağlanamamış "free web" olarak adlandırabileceğimiz, dünya çapındaki siber suçlarla mücadele birimlerinin dahi haberdar olmadığı ve on binlerce insanın kötülüklerle karşı karşıya kalmasına sebep olmuş bir internet ağında dolaştılar 2000'li yıllar boyunca.
Peki bu çocuklar bunları nelerden etkilenerek, nasıl yaptı? Bu çocuklar masum mu?
Hayır, masum değiller.
Oyunlardan etkilenmediler.
Televizyon dizilerinden etkilenmediler.
Zira herhangi bir sosyal medyadan, herhangi bir televizyon medyası ya da diziden etkilenerek eylemlerine dair manifesto yazmak, tıpkı dini bir tarikat gibi daha önce böyle saldırılarda bulunmuş ve ardından kendi canını almış kişileri aziz ve azizeler olarak belirlemek anlık medyaların oluşturabileceği motivasyonlar değildir.
"Highly-functional Sociopath/Psycopath" olarak adlandırılabilecek iki terim vardır. Daha çok popüler kültürde kullanılan bu terimler, yüksek işlevli sosyopat/psikopatlar olarak çevirilebilir ve asıl resmi tanım olan Antisosyal Kişilik Bozukluğunun birer parçalarıdır.
Yüksek işlevli: Sosyopatik veya psikopatik özelliklere sahip olunsa bile iş, okul, sosyal hayat gibi alanlarda başarılı; hiç değilse "normal" görünmek.
Yani bu çocuklar, belki de senelerdir belli ettikleri fakat okulda eğitimciler, evde aileler tarafından görmezden gelinen veya tedaviye yönlendirilmeyen bu gibi rahatsızlıklar taşıyor.
Peşlerinden koştukları "Amerikan Azizleri" ise cabası. (Sadece 2000'lerin başından bu yana dek ortalama 642 okul çatışması vakası mevcut.)
Maalesef bazı ruhlar da tüm çabalara rağmen tedavi edilemez. Uğraşılan sorun da ne olursa olsun eylem, kişinin kendinde biter. Gencecik okullu çocukları kurşuna dizmenin de, öğretmenlere ve okullara terör estirmenin de hiçbir yaş ve şartta açıklaması veya affı olamaz.
Dünyada çocuklara bir bayram hediye eden tek lider Mustafa Kemal Atatürk'ün emaneti olan bayramda ulusal egemenliğimizin sırtına yüklendiği gençlerimizin ve çocuklarımızın değerini bir kez daha hatırlamamız gerek.