Adalet Bakanı Akın Gürlek:
"Vatandaşların cep telefonlarına farklı numaralardan toplu mesajlar göndererek yasa dışı bahsi teşvik eden şüphelilere yönelik operasyonda 33 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Şüpheliler, yapay zeka destekli analiz sistemleri ve ileri algoritmalar kullanılarak tespit edildi.
Ambarlı Limanı'na yanaşan Çin bayraklı bir gemideki konteynerde ise yaklaşık 2 milyar 100 milyon lira değerinde 3 ton pregabalin ele geçirildi.
Kontrollü teslimat ve teknik takip sonucu 3 şüpheli gözaltına alındı, olayda kullanılan tıra ve dijital materyallere el konuldu."
"Türkiye'nin ünlü Likya Yolu üzerindeki Antalya'nın Çıralı yakınlarındaki bir plajda bir turist tarafından çekildi.
Videoda görünen sahillerdeki ve deniz yüzeyindeki beyaz parçacıklar #mikroplastiklerdir.
Yaklaşık 1500 kilometre uzunluğundaki Türkiye'nin Akdeniz kıyı şeridi boyunca benzer gözlemlerin rapor edildiğini belirtmekte fayda var.
Dahası, bu sorun tek örnek değil, yaklaşık beş aydır devam ediyor ve kaynağı Adana ve Mersin'de bulunan ağırlıklı Avrupa menşeili ithal plastik atık plastik geri dönüşüm tesislerine dayanıyor.
Bu tesislerin önemli bir kısmı #plastik #atık ithal ediyor.
Sonuç olarak, bu kirliliğin temel nedeni, AB ülkeleri de dahil olmak üzere ihracatçı ülkelere atfedilebilir."
Sedat Gündoğdu
AB plastik atıklarının Türkiye'ye ihraç edilmesi, Türkiye'de geri dönüştürülmesi ve ardından yasadışı olarak birincil mikroplastik olarak Akdeniz'e atılması anlamına geliyor.
Dışarıda Salata Yemek
Marul, kişniş, maydanoz ve benzeri ürünler toprağa yakın büyür, geniş ve girintili yüzeylere sahiptir ve çoğunlukla çiğ yenir. Kontaminasyon tarlada meydana gelmişse sadece mutfakta yıkamak güvenilir bir arındırma sağlamaz. Cyclospora’nın ookistleri klor gibi rutin dezenfektanlara da görece dirençlidir.
Sirke ile karbonatı birlikte kullanmak da avantaj sağlamaz. Birbirlerini nötralize ederek çoğunlukla karbondioksit, su ve sodyum asetat oluştururlar.
Pişmemiş şey pek az yiyiniz.
ÜNLÜLER
Bir baktın âkil oldular:
özerklik, barış, kardeş türküler.
Bir baktın tarihçi gibiydiler
özür hazır, hepisi ermeni kesildiler
Bir baktın maskeli bilim insanı,
ertesi gün deprem uzmanı,
Hepsi vicdan elçisi…
Kızılay’a sövdüler,
Ahbap oldular.
Gündüz yardım topladılar,
gece kokainle dağıttılar.
Belediyeden milyon,
reklamdan milyon;
halkın acısını oynayıp
halkı ebleh bellediler
Birbirlerini sevip öpüp
gözümüzün önünde seviştiler;
ayrılıklarını da
reklama çevirdiler.
Ünlüler, ünlüler, pek ünlüler…
Fikirleri gündemlik,
vicdanları sponsorluk.
Işıklar sönünce
geriye insan mı kalır?
Tanıdık eķürili
Yaldızlı bir ahır.
Aşâğıdakilerin kim oldukları bilsem de, bu işi bilerek mi bilmeyerek mi yaptıklarını bilemem.
O yüzden kendimizi takdim ettik.
Halk cephesi doktorlarından
Dr. Ferhat.
Apoletlerimi sökmeye yeltenenleri bir bir anlatacağım. Gerisi hukuka ve halka kalmış.
@Ferhatarslandr Noktasına, virgülüne, ruhuna ve lafzına... Baştan sona her cümlesine katılıyorum Ferhat Hocam.
Ey @alibabacan sen neler söylediğinin farkında mısın? Değilsen farkına var!
Daireni sat çocuk okut
Tarlayı sat tedavi ol
Kredi çek Hacca git
Eski bir bakan “Evinizi satın, çocuğunuzu okutun” diyor. Benim 3 evladım var. Doktorum. Eşimde doktor. Özel okulda okutmak için bazı indirimler ve burslar alarak şu güne geldik. Hele şu son iki senede yaşadıklarımı size anlatamam.
Şimdi şunu söyleyen kişi, Anayasa’sında “sosyal hukuk devleti” yazan bir ülkenin yıllarca bakanlığını yapmış kişi değil mi? Devletin görevi çocuğu okutmakmış gibi değil de, aileyi evsiz bırakıp diplomaya ulaştırmakmış gibi konuşuyor. Nasıl?
Demek ki onun devlet tasavvurunda okul kamunun sorumluluğu değil muhteremler. Bir nevi emlak karşılığı verilen bir imtiyaz. Yoksulun çocuğu bilim öğrenecekse babası illa ki çatısını satacak. Zenginin çocuğuysa aile servetinin gölgesinde liyakat nutku atacak. Buna eğitim politikası denmez. Ne denir? Komprador burjuvazinin tahsil tarifesi denir.
Bir de sözüne dinî cila çekiyor. Neymiş? İlim Çin’de de olsa gidip öğrenin.
Elbette gidip öğrenelim.
“Komşusu açken tok yatan bizden değildir” diyen bir ahlâkın mensubu gibi görünerek, “Çocuğun okuyacaksa evini sat” demek nasıl bir dindarlık onu anlamak mümkün mü? Bu, tevekkül değil devletin vazifesinden kaçışı fedakârlık ise hiç değil yoksulluğu kutsamaktır.
Sosyal devlet, vatandaşa “neyin varsa sat” demez. “Çocuğunun yeteneği servetinden bağımsız olarak gelişecek” der. Eğitim için aileyi mülksüzleştiren düzen, bilim toplumu değil ancak bunlar gibi diplomalı bir sınıf tahakkümü üretir.
Şu gerçekleri kabullenmemiz lazım
1. 80 milyon küsür içerisinde milyonlarca Yerli Milli Vatansever olmayan bir güruh var
2. Siyaset - Bürokrasi -Medya - Sanat - İs dünyası - Stk vs vs içerisinde 100 bine yakın kripto var
3. Yıllar içerisinde Toplumun geneli cahil bırakılarak yozlaştırıldı. Gerçekten ne geçmişini , ne tarihini , varsa dinini , ne soyunu , ne ceddini , ne örfünu , ne kültürünü , ne de bu gününü bilen büyük bir kitle var. Iki slogan atılınca sorgulamadan , hemen inanıp politize edilebiliyorlar.
4. Konfor alanından çıkamayan, aman bana ne , bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasin diye düşünen yüreksiz, dilsiz şeytan olmuş büyük bir çoğunluk var.
Vs vs
Geriye kalan bir kaç milyon kişi ise , geçim derdi , dünyevi sorunlar , kurulan tuzaklar ile boğuşturuluyor.
Hepi topu sağlam olarak belki yüz belki iki yüz bin kişi kalıyorsa , onlarında zaten siyasetin içinde olma şansı yok. Oy verip vermemeleri de sonucu pek değistirmiyor.
Parayı veren düdüğü çalarmış.
Şimdi soru şu
Şimdi düdük kim ?
Düdüklenen kim ?
Rober Hatemo ya para karşılığında AŞI !!! reklamlarında oynaması teklif edilmiş.
Vebal almıyayım diye o ne idüğü belirsiz sıvıların reklamını yapmamış.
Peki ya diğerleri ?
Reklamları izlediniz