Onunla birlikte bir yerde, nerede olursa olsun, herhangi bir yerde durmak güzel. Yürümek de güzel.
Hayat dediğimiz şey, bertaraf edilen risklerin toplamı değil midir? Riskleri bertaraf edemezsen, birinden yırtsan diğeri öldürür seni.
📝 #AltayÖktem ☀️ #Ağustos 📚 #OTdergi
İstanbul'un ve Türkiye'nin görsel hafızası büyümeye devam ediyor! 📍✨
#FotoAtlas'ta haritaya işlediğimiz nokta sayısı bugün itibarıyla 10.000’i aştı!
10.000. noktamız; usta fotoğrafçı Othmar Pferschy’nin kadrajından Karaköy’den Galata Köprüsü manzarası oldu. 📸👇
Ege’li olmak ne demek?
Fasulye yerine börülceyi tercih etmektir mesela. Otlu gözleme yapmak; hangi gün hangi kasabada pazar kurulduğunu bilmek; motosiklete atlayıp pazara, denize, zeytinliğe gitmektir.
Bakla favanın sadece bir rakı mezesi olmadığının farkında olmaktır. Zeytinyağını yağ değil mahsul saymak; yeni sıkılmış yağın acılığını, yakıcılığını konuşmak; “bizim yağ bu sene çok güzel oldu” cümlesini büyük bir ciddiyetle kurmaktır.
Zeytin hasadını senenin en önemli dönemlerinden biri olarak yaşamak ve bütün yıl biraz da ona hazırlanmak demektir. İncirin, üzümün, enginarın, domatesin zamanını bilmek; mevsimi dışında önüne konduğunda pek yüz vermemektir.
Envai çeşit otu tanımak, hangisinin haşlanacağını, hangisinin kavrulacağını, hangisine yumurta kırılacağını bilmek; ama bütün bunlardan dolayı otobur sanılırken kokoreçten kelle söğüşe ne kadar sakatat varsa sevmektir.
Sabah güneş yükselmeden kalkıp dolmasını yapmak için kabak çiçeği toplamaktır. Bamyanın zeytinyağlısını da kızartmasını da sevmektir. Düğünde, hayırda keşkek dövmek; bir vesile bulup lokma dökmek ve tanıdık tanımadık herkese dağıtmaktır.
Oğlak, keçi beslemek; tepelere çıkıp incir toplamaktır. Biraz Yörük gibi olmak, biraz efelik taslamaktır.
Pazar günü çoluğu çocuğu toplayıp denize gitmektir. “Yüzmeye” değil, denize. Çünkü deniz bir faaliyet değil, günün kendisidir.
Rüzgârı adıyla bilmektir. Poyrazı yüzünde, lodusu havanın ağırlığında hissetmek; öğle sıcağında gölgeyi dünyanın en kıymetli mülkü saymaktır.
Ve biraz rahat olmaktır Ege’li olmak. Her şeyi vaktinde yapmak ama her şeyi aceleyle yapmamak. Gerektiğinde “koyver gitsin” diyebilmek.
Belki hepsinden önemlisi şudur:
Ege’li olmak, hayatı saate göre değil biraz da mevsime, rüzgâra, denize ve mahsule göre yaşamaktır.
Karaköy’den Haliç’e 114 Yıllık Bakış: Köprüler, Gemiler ve Değişen Meydan (1912 ve 2026)
Bu iki karede göze çarpan önemli detaylar:
Köprülerin Yer Farkı: 1912 tarihli eski fotoğrafta görünen yapı 4. Galata Köprüsü'dür. 1989-1992 yılları arasında inşa edilen bugünkü 5. Galata Köprüsü ise biraz daha ileride bir aksta konumlandırıldığı için iki fotoğraftaki köprü açıları birbirinden farklılık gösteriyor. 🌉
Karaköy Meydanı ve Restorasyon: Meydana bakan ön alanda, tarihi Ziraat Bankası Binası'nın devam eden restorasyon çalışmaları sebebiyle günümüzde şantiye konteynerleri yer alıyor. 🧱🏗️
"Sosyal medyada binlerce takipçi, rehberde yüzlerce numara... Ama başın sıkıştığında veya içini dökmek istediğinde arayabileceğin insan sayısı iki elin parmağını geçmiyorsa, sahte bir kalabalığın içinde yalnızsın demektir. Nicelik değil, nitelik hayat kalitesini belirler."
"Kiminle oturup kalkarsan, onun sıfatı sana sirâyet eder ve senin bundan asla haberin olmaz." diyor Gazzali. Tesir kudreti böyledir.
Sadece insanlar değil. İnsanın çokça maruz kaldığı her şey; hâline, bakışına, sözüne, algısına sirayet eder. Takip ettiği hesaplar, sosyal medya içerikleri bile. Şuursuzca, habersizce, sessizce ve sinsice...
Hâli çirkinleşmeye başlayan; baktığı şeyleri değiştirmeli bu yüzden.
"İyi insan olmak, saf veya enayi olmak demek değildir. Gücün yettiği halde haksızlık yapmamak, fırsatın varken dürüst kalabilmektir. Hakiki ahlak, kimseden karşılık beklemeden doğru olanı yapabilme cesaretidir."
Çoğumuz günlük rutinimiz dâhilinde beyin kimyasallarımızı çorba edene kadar kısa video kaydırıyoruz.
Sevdiğimiz bir kitabı birilerine hediye etmek, okurluğu teşvik etme açısından çok daha verimli bir eylem gibi görünüyor.
#Ağustos 📚 #OTdergi 📝 @ilker_kocael