Onlar sadece vatansever değildi. Onlar sadece ölümü göze almamışlardı. Onlar aynı zamanda başarılı olmuşlardı. Boyun eğmeden gerçek bir zafer kazanmışlardı.
Bir memlekette ölümden korkmayan vatansever insanlar her zaman bulunur ama boyun eğmeden gerçek zafer kazananlar nadirdir.
ATATÜRK ETKİSİ
Endonezya Cumhurbaşkanı P. Subianto, TBMM kürsüsünden, milletvekillerinin gözünün içine bakarak, "Mustafa Kemal Atatürk bütün Güney (Asya'da) bir ikondur, bir idoldur, bir örnektir..." diyerek Atatürk'e hayran olduğunu haykırdı.
Endonezya Cumhurbaşkanı P. Subianto'yu dinleyince Atatürk'ün, bize nakledilen, şu sözleri aklıma geldi:
“Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir.Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler, Hint'ten, Mısır'dan döner dolaşır gene gelir,verimli sonuçları kalpleri doldurur." (1)
Tam da öyle oldu.
Endonezya Cumhurbaşkanı P. Subianto nedeni mi Atatürk hayranı?
Çünkü;
Mustafa Kemal Atatürk,sadece Türk milletinin değil, aynı zamanda ezilen, sömürülen tüm mazlum milletlerin özgürlük ve bağımsızlık sembolüdür.
Kurtuluş Savaşı sonrasında Mustafa Kemal (Atatürk), Mısır'dan Hindistan'a İslam dünyasının da tartışmasız en büyük kahramanı, en büyük rol modelidir. (2) (3)
Endonezya Cumhurbaşkanı P. Subianto'nun Atatürk hayranlığına değil,Türkiye'deki bazı siyasilerin Atatürk düşmanlığına şaşırmak gerekir.
Endonezya Cumhurbaşkanı P. Subianto,TBMM kürsüsünden büyük bir hayranlıkla, uzun uzun Atatürk'ü anlatırken,onu dinleyenler arasında Atatürk karşıtı bazı vekillerin olduğunu bilmek ne utanılacak bir durumdur.
Asıl üzücü olan nedir bilir misiniz? Dünyanın öbür ucundan, 10 bin km uzaklıktan, ta Endonezya'dan kalkıp ülkemize gelen Endonezya Cumhurbaşkanı, TBMM kürsüsünde Atatürk'e olan büyük hayranlığını olağanüstü bir coşku ve gururla anlattı.Ama 23 yıldır Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'ni yöneten iktidarın yöneticileri; bakanları, başbakanları, cumhurbaşkanları Atatürk hakkında böyle bir konuşma yapmadılar, yapamadılar.
Gerçek şu ki, Atatürk'ün kurduğu laik Cumhuriyeti, "Yeni Türkiye"adlı dinsel-siyasal nitelikli bir saray rejimine dönüştürmek isteyen, bunun için Atatürk'süz bir tarih yazmaya,hatta Atatürk'ü unutturmaya çalışan AKP iktidarına en büyük dersi, üstelik TBMM kürsüsünden,"Atatürk benim ideolümdür, evimde, ofisimde heykeli var"diyen Endonezya Cumhurbaşkanı P. Subianto verdi.
Mustafa Kemal Atatürk'ü yenemedikleri gibi Atatürk'ten kurtulamıyorlar da.En ummadık anlarında birden bire karşılarına çıkıyor; üstelik ölümünden 87 yıl sonra, kah Harp Okulundan mezun olan teğmenlerin, kah Saraçhane'de hak, hukuk, adalet arayan gençlerin, kah dünyanın en büyük İslam ülkesi Endonezya Cumhurbaşkanı'nın dilinde canlanıyor.
"Ölümsüz Atatürk", rol model olmaya, Atatürk etkisi sınırları aşmaya devam ediyor.
____________
1)https://t.co/3FPtgCvH87
2)https://t.co/8t6tXAjUKX
3)https://t.co/Zq8VnI4Vja
Endonezya bugün en büyük Müslüman nüfusa sahip ülkedir. (Yaklaşık 231 milyon)
Boykot meselesine dair David Harvey'nin Kapital derslerinden kısa bir kesit hatırladım. Boykotun neden 'aşil topuğu' haline geldiğini, kapitalizmin hareket yasasını ve 11 Eylül'den sonra Bush yönetiminin insanları nasıl tüketmeye çağırdığını anlatıyor. #Boykot
@ekrem_imamoglu "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir."
"Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır."
Mustafa Kemal Atatürk
#dayanısmasandığı
Teğmen Ebru Eroğlu’nun bu konuşmasından rahatsız olan son kişi görene kadar paylaşalım!
Daha yüksek bir sesle:
Ne Mutlu Türküm Diyene!🇹🇷
Teğmenlerime dokunma!
Mustafa Kemal’in askerleriyiz! 🇹🇷
Ece Üner'den unutulmaz yorum: Yunan 12 milime kadar girdi. Düşmana kılıç çeken teğmenler ordudan atılmak isteniyor
Ece Üner (@eceuner12) ile #HalkAnaHaber
https://t.co/UI1cT8d7Wj
Yangın olur uçagın yok,
Sel olur alt yapın yok,
Deprem olur üstyapın yok,
Maden patlaması olur, yaşam odan yok,
Enflasyon %70 olur, çaren yok,
10 milyon mültecin olur, planın yok.
Tek sözün;
Bayrak inmeyecek, ezan susmayacak.
#İzmir
Dilruba ne yapmış ?
Siyasetçileri eleştirmiş, seçmenleri eleştirmiş. Eleştirinin dozunu kaçırıp hakaret etmiş.
Ama hakaret suçunun Türk Ceza Kanununda tanımlanan unsurları da oluşmamış. Videoda hakaret doğrudan belli bir şahsa değil, belirsiz bir kitleye yapıldığı için hakaret suçu oluşmamış. O zaman TCK 216’ya göre “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” sebebi ile dava açarsın; bunda da TCK m.216/2’ye göre cezası 6 aydan 1 yıla kadar hapis.
Ama CMK m.100/4 uyarınca, hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. Burada ise 1 yıl üst sınır.
Tutuklanmayı gerektirecek bir durum olmadığı gibi tutuklama yasağı kapsamında.
Peki bu tutuklama neden ?