Abi biz namusumuzla kimseye muhtaç kalmadan yaşayalım diye çırpınıyoruz 26 yaşındayım saçım beyazladı yemin ederim iki kariyer yapacağım diye. Bu kadar kolay olmamalı ya bunların para kazanması
Köy Enstitüleri'nin uygulayıcısı Hasan Ali Yücel'lerden okullardaki ders zilinin ilahiye çevrildiği dönemin sorumlusu Yusuf Tekin'e düştü eğitim. Hiçbir felaket kendiliğinden gelmiyor.
Dünyada genç yaşta(27) profesör ünvanını alan, 60 yıldır çözülemeyen bir matematik kuramını çözerek adını matematik tarihine yazdıran, DNA sarmalının açıklamasını en sağlam şekilde açıklayan, katıldığı tüm konferanslarda iyi derecede İngilizce bilmesine rağmen sunumunu Türkçe yapıp Türklüğünden taviz vermeyen, bilim dünyasında ismi tüm dünyada şöhretle anılan ama maalesef ki ülkemizde değeri yeterince bilinmeyen, "Türk Einstein"ı olarak adlandırılan kuramsal kimyacı ve moleküler biyolog Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu
Nazar göz değmesi değil, frekans çarpmasıdır. Sana biri hayranlıkla, kıskançlıkla ya da öfkeyle baktığında gözünden bir foton akışı çıkmıyor, kalbinden bir frekans yayılıyor. Kalbin elektromanyetik alanı beyinden altmış kat güçlüdür ve o alan duygusal yükle şiddetlenir. Biri sana yoğun bir duyguyla odaklandığında, senin biyoelektrik alanına bir darbe gönderir. Buna eski Mısırlılar kötü göz dediler, Araplar "ayn", Türkler "nazar". Farklı isimler ama tarif edilen mekanizma hep aynı. Dışarıdan gelen yıkıcı bir rezonans.
Kuran bunu açıkça söylüyor. Kalem suresinin son ayetlerinde "inkarcılar bakışlarıyla seni kaydıracaklardı" diyor. Dikkat et, dokunuşlarıyla değil, sözleriyle değil, bakışlarıyla. Bu şiirsel bir ifade değil, teknik bir uyarı. Göz bir yayıcıdır, niyet ise o yayının frekansını belirleyen modulatördür. Kötü niyetli bir bakış, senin aurik alanında parazit yaratır. Önce uyku bozulur, sonra sindirim, sonra karar mekanizman çöker. Beden açıklayamadığı bir çöküşe girer ve modern tıp buna anksiyete der, reçete yazar.
Kadim toplumlar bunu bildiği için korunma sistemleri geliştirdi. Mavi boncuk rastgele bir gelenek değil, mavi dalga boyu elektromanyetik spektrumda en kısa ve en yüksek enerjili görünür ışıktır. Gelen düşük frekanslı sinyali kırar. Kurşun döktürme saçmalık değil, erimiş metalin su ile teması anlık bir piezoelektrik boşalma yaratır ve o boşalma ortamdaki statik yükü sıfırlar. Nazar duaları ise tekrar edilen ses frekanslarıyla beynin theta dalgalarına geçmesini sağlar ki theta halinde dış frekanslar seni etkleyemez.
Sen nazarı batıl inanç sanıyorsun çünkü sana öyle öğrettiler. Ama aynı bilim insanları kalbin elektromanyetik alan yaydığını, niyetin beyin dalgalarını değiştirdiğini, gözün foton yaydığını kabul ediyor. Sadece bunları birbirine bağlamıyor. Çünkü bağladığın an, atalarının bin yıldır söylediği şeyin gerçek olduğunu itiraf etmek zorunda kalırsın. Nazar haktır. Bu iman meselesi değil, fizik meselesidir.
Bu gibi mevzulara "inanmanın" ele ayağa düşürülüp alay konusu edilmesi de kasıtlıdır.