bir kadın sokakta 12 yerinden bıçaklanıp ölmek istemiyorum diye yalvardığında bir tane polis yok ortada ama anayasal hakkını kullanıp gösteri yapan bir kadını 7 polis yerlerde sürüklüyor
NOW TV spikeri Selçuk Tepeli:
"AKP Sakarya Milletvekili'nin kardeşi, 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismardan 26 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı, cezaevine atıldı. Yargıtay da cezayı onadı.
Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce üç kez reddetti��i karar düzeltme talebini 4'üncü başvuruda kabul etti, kararın bozulması için olağanüstü kanun yoluna başvurdu.
Başsavcılık gerekçesinde, 'çocuğun rızası var' dedi."
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecav��zü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
Siz hiç, Kazdağları'ndaki ağaçlar kesilmesin diye direnip, önünde namaz kılan CIAsal İslamcı gördünüz mü?
Göremezsiniz!
Onların 'vatan' diye bir derdi yoktur çünkü!!!
Geçen sene mart ayında CİMER'e gelen ihbardan 3 ay sonra, ihbarda adı geçen hastanenin başhekimini tahmin edin kim ziyarete gitmiş? O hastaneyi denetlemesi gereken İstanbul İl Sağlık Müdürü, şimdiki Sağlık Bakanımız Kemal Memişoğlu!
Organ kaçakçılığı suçlamasıyla kırmız bültenle aranan İsrailli Boris Wolfman yedi yıldır Türkiye'de yaşıyor. Wolfman'ın burada kurduğu şirket hala faaliyette. Organ kaçakçısı depremde sahra hastanesi de kurmuş.