Halk arasında “vergi affı” diye bilinen ancak yapılandırma ve matrah artırımı olarak uygulanan kanuni düzenlemelere aslında ilkesel olarak karşı birisiyim. Çünkü sıklıkla gelen vergi afları; vergisini düzenli ödeyene vergi yükü olarak geri döner, her vergi affı dürüst mükellefi sistem dışına iter, vergiye gönüllü uyumu azaltır, devlete olan güveni, aidiyet duygusunu zedeler ve her vergi affında olan yine kümesteki kazlara olur.
Ancak son dönemde yaşanan ekonomik darboğaz, Kobiler ve özellikle küçük işletmelerin/esnafların vergi ve SGK borcunu ödemekte zorlanmaları, yıllık %54 olarak uygulanan gecikme zammı oranının yüksekliği, Hazinenin kaynak ihtiyacı ve tahsil kabiliyetinin düşmesi ve sair sebeplerle bu af düzenlemesi neredeyse zaruri hale gelmiştir. Her ne kadar yetkililer böyle bir şey olmayacağı konusunda kesin hükümler verseler de daha önceki tecrübelerden hareketle her olmaz denilenden sonra bu ülkede bir vergi affı çıkmıştır. Ayrıca neredeyse bugüne kadar iki yılda bir getirilen vergi affı düzenlemeleri toplumda böyle bir beklentiyi kendiliğinden güçlendirmiştir. Takdir yüce Meclisindir.
Tüm mahmum aileleri
Twetlerimi görüyorsanız
Geç olmadan güç olmasın
Herkes katılım sağlasın mutlak.
GenelAf BirlikteMeclise
⏰14:00'da birlikte başlayalım.