Bilgi Üniversitesi farklı ve özgün bir vizyonla, bir akademisyenler grubunun öncülüğünde sol liberal kültürün baskın karakteriyle kurulmuştu. İlk kurulduğu yer olan Kuştepe’de mahallede yerleşik Roman halkın öğrencilerle kucaklaşması bakımından da bilinen kalıpları yıkıyordu; okulda konuşulan, konuşturulan konular bakımından da. Üniversitelerde baş örtüsü yasaklandığında talimatlara uymayıp öğrencilere kapısını açmış, yine bir kapatma tehdidiyle dizginlenmişti. Santral’e taşındığında bir festivaller cennetine dönüşmüş, bu kez de üniversitelerde bira ve içki yasağı konusunu ülke gündemine taşımıştı. İçinde müzesi, üniversiteye ait resim koleksiyonu olan bir üniversiteydi.
Kanımca bir “vaha” gibiydi.
Elden ele değişen yönetim ve sahipler onu ilk vizyonundan kopardı; idari bakımdan çürüttü. Yıllardır içeriden, dışarıdan her türlü baskı ve bozgunculuğa karşı karakteri ve kurum kültürüyle, akademisyenlerinin aidiyeti ve sorumluluk duygusuyla ayakta kalmaya çalışıyordu.
Onu kapatarak yok etmek yerine yeniden ayağa kaldırmak; ona bir nefes verip yeniden diriltmek ülkemiz için bir kazanç olurdu. Tıpkı öncekiler gibi onun öğrencileri ve akademisyenleri de farklı kurumlara dağıtılacak. Bir şekilde zaman içerisinde kriz çözülecek. Önceki tecrübelerde görüldüğü üzere bu dosya da ilk andaki tepkiselliğin zamanla yok oluşuyla kapanacak.
Ancak, bir daha Türkiye’de böyle bir vizyon hayata geçirilebilir mi bilemiyorum. Ben de kuruluşundan itibaren 10 yıl bu kuruma emek vermiş bir akademisyen olarak eski Üniversiteme reva görülen bu muamele karşısında çok üzgünüm.
Bilgi Üniversitesi kapatılmamalıydı; aksine yeniden yaşama döndürülmesi için nefes verilmeliydi. Çok ama çok yazık oldu😔
@surrealistnot Ruyamda bi yangin basliyo kacmamiz lazim ve uzaylilar geliyomus. Babannem ve yengem beliriyor bir anda, siz nasi burdasiniz diyorum (ikisi de seneler once vefat etmisti), babanem de diyo ki dun aksam portal acildi sana supriz yapmak istedik. Sonra sariliyoruz ama uyandim
Ben Eren Üner, 23 yaşındayım. İstanbul Tarih Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Saraçhane protestocularına yapılan işkenceleri, herkese açık kendi sosyal medya hesaplarından paylaşan Çevik Kuvvet Polisleri'ni kişisel sosyal medya hesabımdan haber yaptığım için; 24 Mart Pazartesi saat 23:00'ten 25 Mart Salı 05:00'e kadar Vatan Emniyet'te işkence gördüm. İki hafta, 25 Mart - 9 Nisan tarihleri arasında cezaevinde yattım.
Bi de açıktan yazıyo BAKIN BEN YOKUM diye bizimkiler seviniyor…olm akıllanın adam sağ eliyle değil sol eliyle alacak paraları bi de dalga geçecek üstüne…konserler iptal edilmeli nettt
müebbet yemiş teröristler gece vakti bir emirle affedilirken bu ülkenin gençleri yarın sabah bayramı cezaevinde geçirecek. ve yarın sabah uyanıp bayram diye kutlayacaklar günü. yazık çok yazık.
Ya sevgili troller sizi hiç üzmek istemiyorum ama yayında kekeleme nedenim, anket sonuçların hoşuma gitmemesi değil arkadaşlarımın grafiği ekrana yanlış hazırlaması. Mesela “haklı” yerine iki kere “haksızdır” yazmaları ki bunu ekranda da “arkadaşlar yanlış yazmış” diyerek belirttim. Anket Konda’nın. Detayları da aşağıda. Hadi iyi geceler 👋
RTÜK günlerdir savurduğu tehditlerin gereğini yaptı, Halk TV'ye yine ağır bir ceza kesti.
Bu ağır ceza yayın lisansının iptalinden önceki son durak.
Bizden haber yapmamamızı, varlık sebebimizi inkar etmemizi istiyorlar.
Görme, duyma, konuşma diyorlar.
Herkes bilmelidir ki, bu halk haber alma özgürlüğünün kısıtlanmasına boyun eğmez.
Bunu görmeyenler ya bu ülkenin tarihini bilmiyor ya da Türk halkını tanımıyor.
Halk TV milyonların izlediği bir haber kanalıdır, izleyicisi ile birlikte tarih önündeki sınavını layıkıyla verecektir.
gezi’de dokuz yaşındayken balkonda tencere tava çalarken aşağı kepçe düşüren oğlum şu anda odtü’de arkadaşlarıyla kol kola ülkesine sahip çıkıyor. ruhları gezi’den, maskeleri pandemiden kuşak gözlerinizden öpüyoruz.
Ancak evcilik oyununda anne olabilecek yavrunun üzerine, en sevdiği oyuncağını koymaları gerekirken gelinlik serdiler.
Adını ‘Narin’ koyup her zulmü çektirdiler.
Yalnızca suç ortaklığının eseri değil bu yaşatılanlar.
Bir sus ortaklığıyla karşı karşıyayız. https://t.co/80uJsSRe55
2 milyon yıl önce oluşmuş nadide bir gölsün. Buzul çağı, Frigler, Lidyalılar, Büyük İskender, Bizans, Selçuklular, seferler, savaşlar, afetler, Osmanlı, Şahkulu isyanları, Cumhuriyet. Hepsini hiç hasar almadan geçiriyorsun. Sonra bi anda karşına siyasal islamcılar çıkıyor...