OMO Birliğe Çağrı Sakarya Çalışma Grubumuz, meslektaşlarımızla buluşmalarına devam ediyor.
Meslektaşlarımızla, kazanımlarımızı, hedeflerimizi ve yeni dönem projelerimizi paylaşarak mesleğimizin geleceğine dair hedeflerimizi daha da büyütüyoruz.
Bizlere gönülden ev sahipliği yapan, destekleri ve samimiyetleri ile güç veren tüm meslektaşlarımıza teşekkür ediyoruz.
Birlikte daha güçlü, birlikte daha ileri!
Toprağımız Bir, Yolumuz Bir!
#BirliğeÇağrı
Bazen "1" çok büyük bir sayıdır.
Bir başlangıçtır, bir hareketinizle fidanlar toprakla buluşur, bir adımınızla umut kök salar. 💚
🌳🕊️ Ve o “1”, binlerce ağacın, milyonlarca nefesin başlangıcı olur.
Sen de fidan sahiplen, yeşeren umudun BİR parçası ol.
https://t.co/FKZIWv0qNn
“Şahidimiz toprak, imzamız fidan, sevdamız Yeşil Vatan”
#YeşilVatanSeferberliği
✅Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı:
✅İsrail Türkiye'ye tohum ihraç etmiyor ama tüm dünyaya yalan ihraç etmeyi sürdürüyor.
✅Türkiye ise tohumda kendine yeterliliğinin yanı sıra 103 ülkeye tohum ihraç ediyor.
✅Güçlü tohumculuk sektörümüzle dünyada bu alanda otorite ülkelerden biriyiz.
Bu alkışlar sadece bir sevgi ve muhabbetin yansıması değildir. BM Genel Kurulu duvarlarından bütün dünyaya yankılanan bu ses, insanlığın vicdanı, mazlumların umudu ve duasının Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın şahsında vücut bulduğunun teyididir.
Dünyadaki tüm mazlumlarla Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan arasında hiçbir bıçağın kesemeyeceği, hiçbir ateşin yakamayacağı, hiçbir tuzağın yıkamayacağı bir bağ vardır.
📍BM Genel Kurulu
YANAN ORMANLIK ALANA OTEL YAPILAMAZ. BUNUN TEK BİR ÖRNEĞİ YOKTUR
1) Daha önce de defaatle açıkladığımız üzere, son 23 yılda yanan orman alanına otel yapıldığının tek bir örneği yoktur. Bunun aksini iddia edenlerin her seferinde gösterdiği otelle ilgili GERÇEK şu şekildedir.
2) Muğla Milas Güvercinlik Koyu 1987'de turizm merkezi olarak ilan edilmiştir.
3) Bu bölgedeki 42 hektarlık ormanlık alan 1991'de Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edilmiştir.
4) Tahsisten sonra bu alana "La Blanche", "Titanic" ve "Lujo" otelleri inşa edilmiştir.
5) 2007'de Güvercinlik'te çıkan orman yangınında 223 hektar alan zarar görmüştür.
6) Lujo Otel’in bulunduğu alanda 2,9 hektar yangından etkilenmiştir. Titanic ve La Blanche otellerin bulunduğu alanlar ise yangından etkilenmemiştir.
7) Kronolojiden de görüldüğü üzere, alanın otellere tahsis işlemi yangından önce yapılmıştır.
8) Yanan alanların imara açıldığı veya otel yapıldığı iddiaları gerçekleri yansıtmamaktadır.
9) Anayasa'nın 169. maddesindeki 'Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir' hükmü gereğince yanan orman alanları tekrar ağaçlandırılmakta, yanan alanlarda yapılan çalışmalar kamuoyu ile de paylaşılmaktadır.
10) Aşağıdaki açıklamamızda görüldüğü üzere, her yaz yangın olduğunda gündeme getirilen bu yalana ilişkin gerçeği anlatmaktan usanmayacağımızı kamuoyumuza saygıyla arz ederiz.
"Fidan dikmeyin!", "Sahayı olduğu gibi bırakın, orman kendini yeniler!" "Tekrar çam dikmeyin!" "Ağaçlandırma çalışmaları yanlış!"
Her yangın sonrası bu ve benzeri farklı görüşler gündeme gelir.
Peki biz ne yapıyoruz? Yangın gören her sahaya hemen fidan mı dikiyoruz?
Gelin, yangından sonra neler yaptığımızı birlikte inceleyelim.
🎓 Bilgi verelim, bilgi kirliliğini önleyelim...
🔖 Öncelikle hatırlatalım:
Anayasamıza göre, yanan ormanların yerinde yeni ormanlar yetiştirilir. Bu alanlar başka hiçbir amaçla kullanılamaz.
♻️ Saha analiz çalışmalarının ardından uygun görülen tüm yanan alanlar bir sonraki yılın sonuna kadar tohum ve fidanla buluşturulur.
🏆 23 yılda 7.5 milyar fidan ve tohumu toprakla buluşturan ülkemiz,
FAO (Gıda ve Tarım Örgütü) tarafından hazırlanan Küresel Orman Kaynakları Değerlendirmesi (FRA) raporuna göre;
🏅 Ağaçlandırmada Avrupa'da 1., dünyada 4. konumdadır.
27 uçak ve 105 helikopterle havadan 78 ton olan su atma kapasitemizi 438 tona çıkardık.
Hava ve kara ekiplerimiz, yangınlarla mücadelede koordinasyon içinde görev yapıyor.
Ancak bir noktayı özellikle hatırlatmak istiyoruz:
Orman yangınları yalnızca havadan müdahaleyle kontrol altına alınamaz.
📌 Hava araçları; yangının ilk tespiti, erken müdahale ve alevlerin yayılmasını yavaşlatma açısından hayati rol oynar.
Ancak yoğun duman, görüş mesafesinin düşmesi, rüzgârın yön ve şiddetindeki ani değişimler gibi etkenler, hava müdahalesinin etkisini ciddi şekilde azaltır.
Ayrıca suyun yere ulaşmadan buharlaşması veya rüzgârla hedef dışına savrulması gibi fiziksel sınırlılıklar da vardır.
🔻Yangını tamamen söndürebilen ve çevre hatlarını kapatarak ilerleyişi durdurabilen asıl güç, kara ekipleridir.
Kahraman personelimiz, gönüllülerimiz yoğun ve zorlu arazi şartlarında, alevlerin önüne hat çekerek, söndürme hortumları, iş makinaları, dozerler ve elle yapılan müdahalelerle yangını kontrol altına alırlar.
Bu mücadelede hava araçları kara ekiplerine destek sağlar.
🔴 Unutulmamalı ki şu anda olağanüstü meteorolojik koşullar altındayız.
Sıcaklıklar mevsim normallerinin çok üzerinde, nem oranı düşük ve rüzgâr kuvvetli. Bu da yangınların hem çok kolay başlamasına hem de hızla yayılmasına neden oluyor.
Ve ne yazık ki…
Tüm uyarılarımıza rağmen, bazı kişiler ihmalleriyle bu yangınlara sebep olmaya devam ediyor.
🔥 Yangına sebep olanlar tespit edilerek, yasa gereği ağır cezalarla cezalandırılıyor.
Bu basit bir ihmal değil, ciddi suçtur. #SebepOlma
Ormanlarda ateş yakma, izmarit ve çöp atma! Küçük bir ihmal, büyük bir felakete dönüşebilir. Yangına sebep olma, geleceğimizi yakma!
Bu uyarıyı paylaş, daha fazla kişiye ulaşsın.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti dimdik ayaktadır ve hatta düne göre çok daha kudretlidir, azametlidir, gururludur, onurludur, istikbali için çok daha umutludur.
Hamdolsun 41 yıllık parantez kapanmaktadır, milletimizin fertleri arasına örülen terör duvarı yıkılmaktadır.
Bırakınız tedirgin olmayı, aziz milletimizin her bir ferdi bu tablodan dolayı sevinmeli, bayram etmeli; Türkiye’nin her sokağı, caddesi, her hanesi ay yıldızlı bayrağımızla donatılmalıdır.
Son günlerde, ülkemizin yangınla mücadelesine yönelik yürütülen dezenformasyon içerikli değerlendirmeler; alınan tedbirleri ve verilen mücadeleyi yetersiz göstermeye yöneliktir.
Bu tür söylemleri, sahada canı pahasına görev yapan #OrmanınKahramanları'nın emeklerine ve yangınların öncesinde planlama ve koordinasyon gerçekleştiren personellerimize karşı bir saygısızlık olarak görmekteyiz.
Bu nedenle, kamuoyunu doğru bilgilendirme adına, bazı hususları tekrar hatırlatmak istiyoruz.
2024 yılına ait veriler üzerinden sunulacak bazı bilgi ve istatistikler, ülkemizin orman yangınlarıyla mücadelesindeki konumunu ve performansını uluslararası düzeyde daha net bir şekilde ortaya koymaktadır.
🔍 Orman yangınları açısından ülkemizin performansı
Orman varlığına oranla yanan orman alanı incelendiğinde, Türkiye özellikle Akdeniz iklim kuşağındaki ülkelerle kıyaslandığında, yangınla mücadelede daha başarılı bir performans sergilemektedir.
Yangınların büyük çoğunluğu insan kaynaklı olup çok kısa sürede afet boyutuna ulaşabilmektedir. Türkiye, yangına müdahale süresi açısından ortalama 11 dakikayla dünya çapında öne çıkan ülkeler arasındadır.
☀️ Ancak; yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgâr gibi meteorolojik faktörler, yangının enerjisini çok kısa sürede artırmakta ve birkaç dakika içinde büyük alanlara yayılmasına neden olmaktadır.
🚁 Hava müdahalesi ve etkinliği
Erken müdahaleye rağmen bazı yangınlar bu koşullar nedeniyle hızla büyümektedir. Bu tür yangınlarda hava aracı sayısı ne kadar fazla olursa olsun, tek başına hava müdahalesiyle istenilen sonuçlara ulaşmak mümkün olamamaktadır.
Hava araçları, yangının ilerleme yönüne veya sıçrama sonucu oluşan lokal yanmalara odaklanarak kara ekiplerine destek sağlama amacıyla çalışmaktadır.
📍 Ayrıca, dağlık araziler, dar vadiler ve sarp yamaçlar gibi riskli alanlarda uçaklara kıyasla helikopterle müdahale daha etkili ve güvenlidir.
🛩️ Karma hava gücü yapımız ve görev paylaşımı
Yangınla mücadelede kullanılan hava araçlarımız, uçak ve helikopterlerden oluşan karma bir yapıya sahiptir. Her iki tür farklı avantajlar sunmakta ve kara ekiplerinin çalışmalarına destek amacıyla görev yapmaktadır.
Yangının kontrol altına alınması ise esasen, kara ekiplerinin yangını çevrelemesi ve doğrudan müdahalesiyle sağlanmaktadır.
📊 Mevcut kapasitemiz ve teknik donanım
Orman Genel Müdürlüğü; Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın rezerv güçleriyle beraber 27 uçak, 105 helikopterle müdahale kapasitesine sahiptir. Buna ek olarak, 14 insansız hava aracı (İHA) tespit ve koordinasyon görevlerinde aktif şekilde kullanılmaktadır.
Ayrıca OTAĞ isimli, ileri düzey teknolojiyle donatılmış yangın yönetim uçağımız, operasyonların anlık takibi ve koordinasyonu görevini üstlenmektedir.
🎖️ Sahadaki asli güç: Kara ekipleri
25 Bin yangınla mücadele personeli, eğitimlerini kurumumuzun verdiği 131 bin yangın gönüllüsü, 1786 arazöz, 2742 ilk müdahale aracı 831 iş makinası kullanılmakadır.
Özetle; hava araçları, kara ekiplerinin etkili çalışmasına destek amacıyla görev yapmaktadır.
Yangının kontrol altına alınması, söndürülmesi ve soğutulması süreçleri ise, kahraman personelimizin insanüstü emeği, gayreti ve fedakârlığıyla başarıya ulaşmaktadır.
Ülkemiz dünyada yangınla mücadele konusunda tecrübe ve teknik donanım konusunda önemli bir yerdedir.
Ancak, meteorolojik koşullarla her yangının afet boyutuna ulaşabileceği ve yangınların %84'ünün insan kaynaklı başladığı unutulmamalıdır.
Bugüne kadar 7,5 milyardan fazla fidan diktik.
En çok ağaçlandırma yapan ülke sıralamasında Avrupa’da 1’inci, dünyada 4’üncüyüz.
Yaz aylarında hepimizin yüreğini sızlatan orman yangınlarına karşı hem insan hem makine hem de teknoloji gücümüzü çok önemli ölçüde artırdık.
Yaptığımız ağaçlandırma çalışmalarıyla ormanlarımızı hem nitelik hem de nicelik olarak geliştirdik, geliştirmeye devam ediyoruz.
Bu boykot değil;
İhanet!
Milli değerlere ekonomiye zarar verme çabası!
Yarınımızı sabote etme planı!
Unutmasınlar ki bu millet, değerlerine sahip çıkmayı çok iyi bilir!
Asıl boykot nasıl yapılır; sandıkta göreceksiniz!
#BoykotDeğilMilliZarar
Her şey gelip geçer ama tavrımız kalır.
Tarafımız da tavrımız da bellidir.
Ülkemizin yanında, yerli milli üretimin tarafındayız.
#BoykotDeğilMilliZarar