"Yıldız Kenter şöyle demiş;
"Görmezden gelmek saflık değil, zekadır. Her şeye karşılık verirsen, tükenirsin. Her sesi dikkate alırsan, aklını kaybedersin. Bazı şeyleri bilerek yok saymak "Ruhunu Korumaktır.""
İnsan belli bir yaşa gelince tahammülünü de seçerek kullanmak istiyor. Herkese, her şeye, her davranışa sabır göstermek zorunda hissetmiyor kendini. Son dönemlerde gönlümün razı olmadığı insanlara tahammül etmek benim için gerçekten zor. Özellikle suistimal edildiğimi ya da aptal yerine konulmaya çalışıldığımı hissettiğim anlarda içimden bir canavar çıkıyor.
Bir de şu pasif agresif tavırlarla kendini çok makul, çok dengeli, çok tarafsız sanan insanlar var. Oysa çoğu zaman yaptıkları şey tarafsızlık değil; risk almadan pozisyon almak. Görüyorum. Anlıyorum.
Umarım bir gün aynı şeyle sınanırsın. Kötülüğünden değil. Bazı şeyleri anlamanın başka yolu olmadığı için.
Yerine 3 kez kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk:
“YSK 3 dönem de adaylığımı önünde bir engel olmadığını ifade etti. 3 dönem Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne aday oldum, yerime kayyım atandı. Kürtler ne istiyor diyorlar; kendimden örnek veriyorum. Kürdistan’da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum. Ama kimliğim yok, dilim yok, halkım yok sayılıyor. İşte Kürt sorunu benim. Kürt sorunu buradadır diyorum.”
@CDDkonferans
Kişinin iç çamaşırına kadar soyunmasının istenmesi halinde, artık arama değil, beden muayenesi söz konusudur. Ceza infaz kurumuna girerken üst araması yapılır; ancak beden muayenesi yapılamaz! Yapılırsa şayet, bu durum salt görevi kötüye kullanma olarak değil, kamu gücü kullanılarak işlenmiş işkence olarak değerlendirilmelidir.
“Metin’e bir gün ‘Oğlum, gazeteden ayrılsan. Başına bir iş gelecek’ dedim. ‘Yok anne’ dedi. ‘Ben bu gazeteyi çok seviyorum. Evrensel’i çok seviyorum.’ Ben de bir daha bir şey demedim… Metin’den sonra çocuklar gelirdi eve. Metin’in gazetesini getirirlerdi. Soğukta geziyorlardı. Üşüyorlardı. Çay yapardım. Camdan çağırır yemek yedirirdim. ‘Fadime Ana biz gidiyoruz, gazete satacağız’ derlerdi. Metin’in gazetesini satıyorlardı. Ben o çocukları çok seviyordum.”
Evrensel bugün 31 yaşında. Kuruluşundan yalnızca 7 ay sonra haber takibi sırasında gözaltında katledilen muhabiri Metin Göktepe’nin adı ise hâlâ gazetenin hafızasında yaşıyor.
Kuruluş yıldönümünde, yalnızca Metin’in değil, gazetecilerin de annesi olan en değerlimiz Fadime Göktepe’nin kapısını çaldık. Oğlunu, kayıpları, öldürülen gazetecileri ve bitmeyen adalet arayışını anlattı.
Röportajın tamamı için link: ⬇️
https://t.co/KaPVyr3XWi
geçmiş, geride kalmıştır bitmiştir. ona dönüp durmanın bugüne kattığı hiçbir şey yok. önümüzde hâlâ şekil bekleyen bir gelecek var. nasıl yaşayacağımıza biz karar veririz. ister inşa eder, istersek onu da enkaza çeviririz. çünkü her şey, bütün ağırlığıyla bizim elimizdedir.