Yine bir grup hırto, yine grupça saldırdıkları bir genç…
İstanbul’da 8-10 kişilik hırto sürüsünün, tek başına bulunan bir gence tartışma sonra saldırdığı anlar ortaya çıkıyor.
Bakar mısınız nasıl vuruyorlar! Resmen ö*dürmek için saldırmışlar ya! Yayalım ki bu sürünün içindeki her bir hırto bulunsun!
Staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarını Meclis’te gündeme getirdik. İktidar partisi, staj ve çıraklık dönemleri için geriye dönük borçlanma hakkı tanımalıdır. Tıpkı askerlik ve doğumda olduğu gibi, stajyer ve çırakların da çalışma süreleri emeklilik için geçerli sayılmalıdır. Devlete yük getirmeyen, aksine mağduriyeti gideren bu kanun teklifi bir an önce yasalaşmalıdır.
Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi’nde dışarıdan getirilen 4 muzlu süt, işletmeden satın alınmadığı hâlde adisyona eklendi.
♦️Takipçi şikâyeti:
“Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi’ne Amerika’dan gelen misafirlerimle birlikte gittik. Toplam 5 yetişkin ve 5 çocuktan oluşan iki aileydik.
Yanımızdaki 2 ve 3,5 yaşındaki iki çocuğun ellerinde, Avrupa Yakası’ndan yaklaşık 1 saat önce satın aldığımız ve büyük ölçüde tüketilmiş iki adet muzlu süt bulunuyordu.
Bir süre sonra işletme çalışanları masamıza gelerek dışarıdan içecek getirmenin yasak olduğunu ve çocukların ellerindeki sütlerin kaldırılması gerektiğini söylediler.
Çocukların elinden sütlerini almanın doğru olmayacağını belirterek, işletmenin ticari gelirine zarar vermemek adına çocuklar da dâhil olmak üzere masadaki herkes için birer içecek sipariş edeceğimizi ve ücretini ödeyeceğimizi söyledik.
Nitekim işletmeden toplam 9 adet içecek ve çeşitli atıştırmalıklar sipariş ettik.
Buna rağmen işletme sorumlusu masamıza gelerek, ‘Bu sütleri kaldırın ya da masanıza iki adet sütü adisyona ekleyeceğim.’ dedi.
Ben de bebek arabasında diğer çocuklar için duran aynı sütten iki adet daha olduğunu söyleyerek, uygulamanın mantıksızlığını ifade etmek amacıyla ‘O hâlde onları da yazın.’ dedim.
Yaklaşık 20-30 dakika sonra hesabı istediğimizde, işletmeden satın almadığımız hâlde çocukların yanında bulunan toplam 4 adet muzlu sütün adisyona eklendiğini gördük.
Bunun nedenini sorduğumda işletme sorumlusu, bunun işletmenin kuralı olduğunu ve dışarıdan yiyecek veya içecekle girişe izin verilmediğini söyledi.
Bunların 2 ve 3,5 yaşındaki çocuklara ait olduğunu söylediğimde ise, ‘Çocuk dedikleriniz 3-5 yaşında, büyük sayılırlar. Çocuk da olsa elinde bir şeyle işletmeye giremez.’ cevabını verdi.
Bu uygulamanın hukuka aykırı olduğunu düşündüğümü ve durumu CİMER ile Ticaret Bakanlığı’na bildireceğimi söylemem üzerine tavrı değişti.
Bu kez, ‘Aslında içmediğiniz şeyleri yazmayacaktık. Ama bebek arabasında da iki tane daha süt var, onları da yazın diyen sizdiniz. Biz de sizin isteğiniz üzerine yazdık.’ dedi.
Oysa sütleri adisyona ekleme fikrini ilk olarak işletme tarafı ortaya atmış ve bunu bize bir seçenek olarak sunmuştu.
İşletmeden ayrıldıktan sonra çevredeki bazı esnaflarla görüştüğümüzde, benzer durumların daha önce de yaşandığını söylediler.
İşletmede yaklaşık 30 dakika kaldık. Ödediğimiz adisyon ile çocukların ellerinde bulunan sütlere ait fotoğraflar da elimizde mevcut.
Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi’nde gerekli denetimlerin yapılmasını, işletmeden satın alınmayan ve özellikle küçük çocukların yanında bulunan ürünlerin adisyona ücretli olarak eklenmesi uygulamasının incelenmesini ve yaşanan durumla ilgili açıklama yapılmasını talep ediyorum.”
Gazilerimizin ısrarı sonucu komisyona alınan Er Şehit ve Gaziler Platformu Başkanı Erdem Çerçioğlu:
“Millî Savunma Bakanlığı bizi ölüme gönderirken hiçbir problem yok. İş sosyal haklarımızı vermeye gelince çöp gibi kenara atıyorsunuz.
Aynı üniformanın içinde, aynı terörist kurşunuyla yaralanmamıza rağmen bizi yok sayıyorsunuz.
Siz milletvekilleri bu masalarda, bu koltuklarda rahat ve huzurlu oturuyorsanız; dışarıdaki arkadaşlarım ve benim sayemde oturuyorsunuz.
Devleti devlet yapan ana unsur şehit aileleri ve gazilerdir.
Buraya oturmuş koca koca adamlar, bize vereceğiniz üç kuruşu konuşuyorsunuz.
Hakkımızı alana kadar Güvenpark’tan ayrılmayacağız.”
Yaklaşık 5 yıl terör örgütünün elinde esir kalan, sonrasında Gara'da haince Şehit edilen Er Müslüm Altıntaş'ın babası..
"Ben oğlumu sol ayak baş parmağından tanıdım.."
@ensonhaber Senin çocuklarının yüzünden şuç akıyor nasıl evlat yetiştirdin insanların canını alan birer cani o kadar şuç kaydını evde televizyon izlerken mi yaptılar Allah kahretsin sizi
Geldim.
O konuşmaları yüzüme yapsınlar diye geldim.
Saat 13.00’te Meclis’in önündeyim.
14 yaşındaki oğlum Mattia Ahmet Minguzzi’nin kanı yerde kaldı.
Onu öldürenler “çocuk” diye yaş indirimi aldı, korundu. 2’si beraat aldı. 21 Ekim’i konuşun, 24 yılın yatarını konuşun.
Ben bir anne olarak orada olacağım.
Çocuğumun üzerine atılan bu toprağı kabul etmeyeceğim.
Bu adaletsizliği de kabul etmeyeceğim.
Katillere hak ettikleri cezalar verilsin diye oradayım.
Bu mevzu kapanmayacak. @TBMMGenelKurulu@TBMMresmi #MinguzziYasasıGeliyor
@ajansmuhbir1923 Ya bu lafları nasıl ediyorsunız ortada terör mü kalmıştı binlerce şehit verdik neden bu itler şimdi göğsünü gere gere devlete millete kafa tutarak yürüyor ve konuşuyor yazıklar olsun bu yasayı cıkaranada destekleyenwde
İş Başa Düştü!
Milyonlarca vatandaşımızın haklı kademeli emeklilik talebi artık daha fazla ertelenmemelidir. Bir günlük fark nedeniyle oluşan 17 yıllık emeklilik farkı, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Çözüm nettir: Kademeli Emeklilik!
@EmadDernegi’nin haklı mücadelesini destekliyor, yetkilileri bu mağduriyeti kalıcı olarak gidermeye davet ediyorum.
#EmadderHaklı #ÇözümKademe