Köy enstitüleri 86 yıl önce 17 Nisan 1940 açılmaya başlandı.
Eğer Köy Enstitülerine sahip çıkıp geliştirebilseydik.
Türkiye bugün bambaşka seviyede olurdu.
Hasan Alî Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç'u saygıyla rahmetle anıyorum.
Bilemedik kıymetinizi 😔
Nenem derdi ki "Çocuktan al haberi"
Münferit diye diye duymazdan gelinen Çocuklar bize diyor ki
"Toplumsal çürümüşlüğünüz en küçük bireyinize kadar indi. Yarınlarımızı yok ettiniz."
Köy okulları sağlık ocakları kapatılarak camilerde merkezi sistemle ezan okutarak köyün devletle bağını kesildi. Hizmet almak isteyen şehre gelsin dersen,
Tarım ve Hayvancılık hızla geçim kaynağı olamayacak hale getirirsen,
Çoçuklarını okutmak isteyen büyük şehre iner.
Böylece
Köyde Atan yalnız şehirde sen
Evde çocuğun kimsesiz.
Kendi kendine yetişen nesil.
Okuyup adam olacak Çocuklar Eğitimin kaldırıldığı çoktan seçmeli Öğretimle yarış adına dönen çocuklar, meslek liselerinin de işlevsizleştirilmesi ile yönsüz ve çaresiz bir gençlik oluşturuldu.
En büyük acılar içinde iken hala ayrıştırıcı bir dil kullananlar acı ile süslenmiş cümlelerle ideolojik düşüncelerin üstünlemeye çalışanlar iğreniyorum sizden
Zaman elbirliği ile daha da geç olmadan bu bataklığı kurutmanın zamanın
Yeter durun kendinize gelin artık
“Türküm, doğruyum, çalışkanım.
İlkem;
küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak,
yurdumu, milletimi, özümden çok sevmektir.
Ülküm;
yükselmek, ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk !
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe
durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım,
Türk varlığına armağan olsun.
”Ne mutlu Türküm diyene!”
Sor !
Allah rızası için sende sor!
@rtukkurumsal
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na soruyorum:
Gelişmişliğini yıllardır konuştuğumuz, son 15–20 yılda teknoloji, altyapı ve kamu düzeni bakımından büyük sıçrama yapan Çin’de; devlet ya da özel televizyonlarda, bizdeki kadar silah taşıyan, adam öldüren, şiddeti gündelik hayatın normal dekoru haline getiren diziler ana akımda bu kadar yaygın mı?
Çin’de polisiye yapımlar elbette var. Ama şiddetin parlatılması, suçun cazibeye dönüştürülmesi, kanlı ve taklit edilebilir suç dilinin serbestçe dolaşıma sokulması ciddi biçimde sınırlandırılıyor.
Bizde ise ailelerin oturma odasına neredeyse her akşam aynı şey taşınıyor: silah, intikam, mafya dili, erkeklik gösterisi, öldürmenin sıradanlaştırılması.
Sorum basit: Toplumu korumakla görevli kurumlar, reyting uğruna şiddetin kültüre dönüşmesine neden bu kadar sessiz?
Mesele sanat değil. Mesele, suçun estetik bir tüketim nesnesine çevrilmesidir.
Biz ana bildiğimiz toprağı bile belleyerek,kazarak altını üstüne getiren toprağın çocuklarıyız.Her kışın baharı her baharın bir harmanı vardır. Yeter ki elbirliği ile yabani ot temizleyelimnO yabani otlardan da verim almak için gübre yapmayı öğrenelim.
Toprak Anadır.Çocuk Vatan
Ekranda mafya, okulda şiddet… Tesadüf değil, bir zincirin sonucu.
Kınıyoruz demek yetmez. Bu, çocuklarımızın ve yarının meselesi.
Yeni yazım: “Ekranda Mafya, Okulda Şiddet: Bir Ülkenin Sessiz Çöküşü”
Okuyun, yüzleşin. 🇹🇷
@trhalkmeclisi
EKRANDA MAFYA, OKULDA ŞİDDET: BİR ÜLKENİN SESSİZ ÇÖKÜŞÜ https://t.co/Mz0hY4qJqg
@KSevda67338@trhalkmeclisi Çok haklısınız.🙏🏻Sosyalleşme ve spor rehabilite olmak için var ancak ne sokaklar güvenli ne bunlar için vakit ve maddi imkanları yeterli değil ailelerin maalesef .