@melike1453_12 “ ☝🏻” Mekanı arşın üzeridir. İstivasının keyfiyeti bilinmez.
Peygamber (s.a.v.): "Peki, ALLAH nerededir?" diye sordu.
Cariye göğe işaret etti.
Bunun üzerine Peygamber: "Onu azad et, o mûmindir" dedi.
(Muslim, el-Mesacid, 33; Ebû Davud, es-Salat, 167,
Cennet ehlinin Allah’ı tazimi
Senin izzetine, yüceliğine ve *mekanının yüksekliğine* yemin olsun ki, insanların ve cinlerin rızıklarını bize taksim etsen onları yedirir, içirir, giydirir ve onlara hizmet ettiririz, ve bununla hiçbirşeyimizden eksilmez.
Taberi tefsiri 19/367-369
@melike1453_12 Ehli sünnet inancına göre Allah kullarının üzerindedir (arşın üzerinde) ilmiyle onları kuşatmıştır. Allah tealayı yarattığı şeylerde tezahür ettiği söylemekten tenzih ederiz.
Hayır (yer yüzünde Allah'ın bir ortağı yoktur, fakat) kâfirlere hileleri güzel gösterilmiştir.. Ra'd 33
Mücahid;
"Onlara şirkleri ve Allah'a isnad ettikleri asılsız şeyler güzel gösterilmiştir"
Unutulmuş Bir Sünnet | Müzik Dinlerken Kulakları Parmaklarla Kapatmak
İbn Ömer (ra) şöyle dedi: "Resulullah (sav)'ın üflemeli çalgılar ve müzik çalındığını duyduğunda parmaklarını kulaklarına tıkadığını gördüm."
[أبو داود ٤٩٤٣ ،احمد ٢\٨ ،صححه الألباني]
Hiçbir musibet Allah'ın izni olmadan gelmez. Kim Allah'a iman ederse, Allah onun kalbini hidayete erdirir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir." (Teğabun, 11)
Ne zaman zorluklar başımıza gelse "Neden?" diye sormuyor muyuz? İşte bu muazzam ayet, imanın en değerli hazinelerindendir.
Kalbin bu şekilde hidayet bulması, acının yok olması anlamına gelmez zorluklar hâlâ zor gelir. Ama fark bakış açısındadır. Karamsarlık içinde kaybolmak yerine, Rabbimizin kusursuz hikmetine güveniriz. O bizim için en hayırlısını bilendir ve bizi bu imtihanla eğitmektedir.
Sahabe için, Allah Resulünden ﷺ daha değerli hiçkimse olmamasına rağmen O'nun hoşlanmadığını bildiklerinden dolayı O'nu gördüklerinde ayağa kalkmazlardı.
(Kurtubi tefsiri)
@dedefirari73406 Âl-i İmrân Suresi, 85. Ayet: "Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, bilsin ki o din kendisinden asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette kaybedenlerden olacaktır."
Hâfız Zehebî رحمه الله şöyle demiştir:
“İhlâslı kimsenin alâmeti şudur: Uyarıldığında kendini temize çıkarmaya çalışmaz; aksine hatasını kabul eder ve ‘Kusurlarımı bana bildiren kimseye Allah rahmet etsin’ der.”
Siyeru A‘lâmi’n-Nübelâ (7/393)
İbn Ömer namaz kılarken Kur’ân okuyordu. ‘Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe asla iyiliğe erişemezsiniz’ (Âl-i İmrân 3/92) âyetine gelince, namazın içindeyken sahip olduğu bir câriyeyi âzat etti. Bunu ona eliyle işaret ederek bildirdi.
ed-Dürrü’l-Mensûr fi’t-Tefsîr bi’l-Me’sûr
Amellerin karşılığı cennettir; tevhidin karşılığı ise Aziz ve Celîl olan Hakk'a bakmaktır.
Râbia (radıyallahu anhâ) ise şöyle derdi:
“Allah'ım! Dünyayı, içinde Seni zikredebilmek için seviyorum; ahireti de Seni orada görebilmek için seviyorum.
Tefsîru't-Tusterî , s. 182
«İyi ameller işleyenlere, güzellik (Cennet) ve ziyâdesi (daha fazlası/Allah’ın yüzüne bakmak) vardır» kavlindeki “ziyâde” ile kastedilen şeydir. Zira seven için, sevdiğinin yanında olmaktan başka bir bayram yoktur.
"Gerçekten Rablerine dönecekler diye, vermekte olduklarını kalpleri ürpererek verenler..." (Mü'minun, 60) ayeti hakkında
"Onlar, yaptıkları iyilikleri,bunun onları aziz ve yüce Allah'ın azabından kurtaramayacağından korkarak yaparlar."
Abdullah b. Mübarek, kitabu'z zühd. sf/24