Babalarının tüfeğinin ellerinde patlaması sonucu bu iki çocuğun kardeşi olan çocuk ölür..
Buradaki aile anne baba çocuklar ve yakılan ağıt hepsi gerçek çok ama çok acı bir olay maalesef..😔
Dil zazaca:
Şev baş✌️🌙
@KararHaber köleliği, cariyeliği, cinsiyet eşitsizliğini, inanç temelli ayrımcılığı, kulluğu ve itaati meşrulaştıran bir metni eleştirmek suç değil, insan onurunun savunusudur. asıl sorun, insan onuruyla açıkça çatışan şeyleri hala “değer” olarak savunabiliyor olmaktır.
@t24comtr eğer inanç, kişinin manevi dünyasıyla sınırlıysa dikkatli olmak gerekir. ancak eğer inanç, kadın bedeni, hukuk, eğitim, siyaset ve diğer her konuda aktif rol oynuyorsa kamusal sonuç üreten bir güç haline gelmiş demektir ki, bu durumda eleştirilir ve mizah konusu yapılır.
@hzhigsaw ırkçılık, insan hakları ihlalidir ve suçtur. bir toplumun onuruna saldıran @hzhigsaw bizden ‘nezaket’ beklemekte ve faili olduğu suçu, kendini mağdur konumuna yerleştirmeye çalışarak unutturma çabasındadır.
@BlacktoGypsy @hzhigsaw bir toplumu pislikten hoşlanmakla itham etmek eleştiri değildir, o halka saldırıdır ve bu ırkçı bir genellemedir. @BlacktoGypsy insanları etnik kimlikleri üzerinden ‘çamurla’ özdeşleştiren ve insanlık suçu işleyen @hzhigsaw ın nefret söylemini deşifre etmiştir.
@BlacktoGypsy @hzhigsaw @hzhigsaw nın yaptığı paylaşım tam olarak ayrımcılık, aşağılama, nefret söylemi içermektedir ve düpedüz ırkçılıktır. @hzhigsaw sorumluluğu almak yerine, yaptığı hakareti unutturma çabasına giriyor.
@BlacktoGypsy@xebatkar1848@xebatkar1848 ın teorik çerçevesini çizdiği özgürlük savunusu bu coğrafyanın örgütlerince hayata geçirilemediği için mücadele dar ve zayıf kalmaktatır. diğer ezilme biçimlerine yeterince odaklanılmadığından ezilenler arasında bir hiyerarşi üretmekte ve dışlayıcı olmaktadırlar.
@xebatkar1848@BlacktoGypsy ilerici olduğunu iddia eden bir örgüt, sadece dayandığı kitleyi devrimci özne haline getirip diğer ezilenleri bilinçsiz ya da lümpen ya da güvenilmez diyerek konumlandırarak dışlıyorsa @xebatkar1848 ın teorik kapsayıcı ifadelerinin pek bir kıymeti harbiyesi kalmıyor
@HyamanKurd@BlacktoGypsy@HyamanKurd un bilinçli nefret söylemi kullanmaması ve özür dilemesi önemli ancak bu farkında olmadan ırkçı bir dil kullandığı gerçeğini de değiştirmiyor. çünkü, bir tespiti çingeneleşmek gibi bir kavrama çevirince orada analiz bitiyor, genelleme ve indirgeme başlıyor.
@HyamanKurd@BlacktoGypsy statü gibi sosyolojik bir durumu bir etnik kimliği eşitlidiğinde o topluluğu durumun kendisine indirgersin. bu da nesneleştirme artı genelleme olur. yani @BlacktoGypsy dediği bir gibi etnik kimliği statüye çevirdiğin an nesneleştirirsin.
@BlacktoGypsy@HyamanKurd kürtleşmek, çingeneleşmek gibi ifadelerle bir etnik kimliği olumsuz bir duruma metafor yapmak, o kimliği taşıyan insanları doğrudan istenmeyen bir durumun sembolü haline getirir ki bu düpedüz ırkçılıkdır.
KÖYLÜLERİ NİÇİN ÖLDÜRMELİYİZ
Çünkü onlar ağır kanlı adamlardır
Değişen bir dünyaya karşı
Kerpiç duvarlar gibi katı
Çakır dikenleri gibi susuz
Kayıtsızca direnerek yaşarlar.
Aptal, kaba ve kurnazdırlar.
İnanarak ve kolayca yalan söylerler.
Paraları olsa da
Yoksul görünmek gibi bir hünerleri vardır.
Her şeyi hafife alır ve herkese söverler.
Yağmuru, rüzgarı ve güneşi
Bir gün olsun ekinleri akıllarına gelmeden
Düşünemezler…
Ve birbirlerinin sınırlarını sürerek
Topraklarını büyütmeye çalışırlar.
Köylüleri niçin öldürmeliyiz?
Çünkü onlar karılarını döverler
Seslerinin tonu yumuşak değildir
Dışarda ezildikçe içerde zulüm kesilirler.
Gazete okumaz ve haksızlığa
Ancak kendileri uğrarlarsa karşı çıkarlar.
Adım başı pınar olsa da köylerinde
Temiz giyinmez ve her zaman
Bir karış sakalla gezerler.
Çocuklarını iyi yetiştiremezler
Evlerinde kitap, müzik ve resim yoktur.
Bir gün olsun dişlerini fırçalamaz
Ve şapkalarını ancak yatarken çıkarırlar.
Köylüleri niçin öldürmeliyiz?
Çünkü onlar köpekleri boğuşunca kavga ederler.
Birbirlerinin evlerine ancak
Ölümlerde ve düğünlerde giderler.
Şarkı söylemekten ve kederlenmekten utanırlar
Gülmek ayıp eğlenmek zayıflıktır
Ancak rakı içtiklerinde duygulanır ve ağlarlar.
Binlerce yılın kalın kabuğu altında
Yürekleri bir gaz lambası kadar kalmıştır.
Aldanmak korkusu içinde
Sürekli birbirlerini aldatırlar.
Bir yere birlikte gitmeleri gerekirse
Karılarından en az on adım önde yürürler
Ve bir erkeklik işareti olarak
Onları herkesin ortasında döverler.
Köylüleri niçin öldürmeliyiz?
Çünkü onlar yanlış partilere oy verirler
Kendilerinden olanlarla alay edip
Tuhaf bir şekilde başkalarına inanırlar.
Devlet, tapu dairesi, banka borcu ve hastanedir
Devletten korkar ve en çok ona hile yaparlar.
Yiğittirler askerde subay dövecek kadar
Ama bir memur karşısında -bu da tuhaftır-
Ezim ezim ezilirler.
Enflasyon denince buğday ve gübre fiyatlarını bilirler
Cami duvarı, kahve ya da bir ağaç gövdesine yaslanıp
On bir ay gökyüzünden bereket beklerler.
Dindardırlar ahret korkusu içinde
Ama bir kadının topuklarından
Memelerini görecek kadar bıçkındırlar
Harmanı kaldırdıktan sonra yılda bir kez
Şehre giderler!
Köylüleri niçin öldürmeliyiz?
Çünkü onlar otobüslerde ayaklarını çıkarırlar
Ayak ve ağız kokusu içinde kurulup koltuklara
Herkesi bunalta bunalta, yüksek perdeden
Kızlarının talihsizliğini
ve hayırsız oğullarını anlatırlar.
Yoksulluktan kıvrandıkları halde, şükür içinde
Bunun, Tanrının bir lutfu olduğuna inanırlar.
Ve önemsiz bir şeyden söz eder gibi, her fırsatta
Gizli bir övünçle, uzak şehirdeki
Zengin bir akrabalarından söz ederler.
Kibardırlar lokantada yemek yemeyi bilecek kadar
Ama sokağa çıkar çıkmaz sümküre sümküre
Yollara tükürürler…
Ve sonra şaşarak temizliğine ve düzenine
Şehirde yaşamanın iyiliğinden konuşurlar.
Köylüleri niçin öldürmeliyiz?
Çünkü onlar ilk akşamdan uyurlar.
Yarı gecelerde yıldızlara bakarak
Başka dünyaları düşünmek gibi bir tutkuları yoktur.
Gökyüzünü baharda yağmur yağarsa
Ve yaz güneşleri ekinlerini yetirirse severler.
Hayal güçleri kıttır ve hiçbir yeniliğe
-Bu verimi yüksek bir tohum bile olsa-
Sonuçlarını görmeden inanmazlar.
Dünyanın gelişimine bir katkıları yoktur.
Mülk düşkünüdürler amansız derecede
Bir ülkenin geleceği
Küçücük topraklarının ipoteği altındadır.
Ve birer kaya parçası gibi dururlar su geçirmeden
Zamanın derin ırmakları önünde…
KÖYLÜLERİ, SÖYLEYİN NASIL
NASIL KURTARALIM.
Şükrü Erbaş
@zozancofficial bir etnik kimliğe belirli bir görünüm, zeka, kültür standardı atfetmek biyolojik olarak temelsiz olduğu gibi toplumsal olarak da eşitsizlik üretir. bu, mizah değil; periferiyi kendi kibriyle ehlileştirmeye çalışan,üstenci bir taşra patolojisidir.
@sokakkedisitv mübarek aylarında bile alçakgönüllü bir dil ve davranıştan uzaklaşan, eleştiriyi reddeden, sürekli haklı olduğuna inanan empati kurmakta zorlanan siyasal aktörlerin hayat tarzı, dili ve refleksleriyle halk arasında nasıl bir kopuş yaşandığının portresidir özlem zengin.
@sevdaturkusev@istanbulCBS@adalet_bakanlik@abakingurlek türkiyede çocukların; %31’i okula kahvaltı yapmadan gidiyor,%19,2’si maddi imkansızlıklar nedeniyle zaman zaman aç kalıyor, %2’si ise akşam yemeği yiyemediğini, %16,5’i gereğinden daha az besin tükettiğini, %8,4’ü ise aç olmasına rağmen yemek yiyemediğini belirtiyor.