32. Gün'deki bu belgeseller hafızayı tazelemek açısından önemli: Özel harp birimi olan 'Gladio', ilk kez 1990 kışında İtalya'da deşifre edildi ve Belçika'daki NATO karargahından yönetildiği saptandı.
https://t.co/QY5cn55hDJ
https://t.co/NLeYyyaTjm
More than 100 people were detained in Ankara after the Communist Party of Turkey organized an anti-NATO protest march ahead of an alliance summit in the city next week https://t.co/xu4xxM5kdz
When a stand-up comedian is arrested in handcuffs as if he were a national security threat, the problem is not comedy. The problem is @RTErdogan ’s fear of free citizens. Days before the NATO summit in Ankara, Turkey is exposing the reality behind the façade: critics, activists and artists are being silenced while leaders prepare for the photo-op. NATO cannot claim to defend democracy abroad while ignoring repression within its own ranks. Free speech is security too.
Deniz Göktaş (@idgoktas) yurt dışından dönüşte havalimanında gözaltına alındı.
Toplumsal muhalefeti kuşatmayı amaçlayan sansür, soruşturma ve baskı politikalarını kabul etmiyoruz.
İfade özgürlüğü yargılanamaz. Deniz Göktaş yalnız değildir!
"Özel Sektör Öğretmenleri'nin talepleri karşılansın, mülakat mağduriyeti giderilsin" diyerek İstanbul'da eylem yapan öğretmenlere polis saldırdı
Öğretmenler, halkın saldır��ya tepki vermesi üzerine serbest bırakıldı
"Polis, bizi asgari ücrete çalıştıran patronları koruyor! Öğretmenler intihar eder, öğrenciler MESEM'lerde hayatını kaybederken bir şey yapmayan polis, öğretmenlere şiddet uyguluyor!"
https://t.co/uuo1eZUp7E
İzlerken nefesi kesiliyor insanın bir çeteye öğretmenleri asgari ücretle çalıştır, yazında gidip kafede, inşaatta çalıştır desen tam olarak bunları yapar.
Kimsede normalleşmesin öğretmenlerin her gün yaşamak için dayak yemesi.
Medeni Yıldırım 19 yaşındaydı.
Başarılı bir öğrenciydi. Kamu Yönetimi okuyup kaymakam olmayı hayal ediyordu. Karikatür çizer, senaryo yazardı. “Ubiler” adını verdiği hikâyesinde uzaylıların Lice’yi istilasını anlatıyordu.
Üniversite sınavından sonra tatil için köyüne gitti.
28 Haziran 2013’te, Lice’deki protestolar sırasında silahla hedef alınarak yaşamını yitirdi.
Sınav sonuçları ölümünden sonra açıklandı.
Hayal ettiği puanı almıştı.
Bahçeye diktiği ağaç, evlerinin tavanına çizdiği gülen surat hâlâ yerinde.
🔗🌿Çocuk ve gençlere yönelik yaşam hakkı ihlallerine ilişkin çalışmalara ulaşmak için: https://t.co/oCqGzevACL #Adaletİyileştirir #Tanıkol #Hatırla #Paylaş
#Adaletİyileştirir #Unutma
Bekleyişimiz devam ediyor. Başaran Aksu:
“Biz işçi sınıfının devrimcileriyiz, işçi sınıfının evlatlarıyız, hizmetkarlarıyız. Gecemiz gündümüz budur, mücadelemiz budur.
Korkunç servetler elde ediyor holdingler. Filistin'de 50 bin insanı katlettiler, İran'da 150 çocuğu okulda bombaladılar. O savaşlar holdinglerden, uluslararası tekellerden bağımsız değil. Oralarda da yoksul çocukları ölüyor, işçi çocukları ölüyor. Ya iş cinayetinde öleceksin ya savaşta. Bunu diyorlar bize. Kavgamız budur!"
#MadencilerAyakta
Bu yıl 60 yaşına giriyorum.
Yaş almanın herkes için aynı şey olmadığını daha iyi anlıyorum artık.
Ben de iki kız çocuğu babasıyım.
Hayatın en büyük armağanlarından birinin, çocuklarının büyümesine tanıklık etmek olduğunu biliyorum. Onların değişen yüzlerini, büyüyen hayallerini, sevinçlerini ve kırgınlıklarını yaşayarak görmek…
Bu satırları yazarken, iki kız çocuğu babası Selahattin Demirtaş’ı düşünüyorum.
53 yaşında.
Hayatının yaklaşık son on yılını cezaevinde geçirdi.
Bir baba olarak bunun ne anlama geldiğini hissedebiliyorum. Çünkü zaman, en çok çocuklarımızın hayatında görünür. Kaçırılan her yıl, geri getirilemeyen bir hatıradır.
Ama mesele yalnızca bir babanın çocuklarından uzak kalması değildir.
Mesele aynı zamanda hukuk, adalet ve özgürlüktür.
Demokratik toplumların gerçek gücü, farklı düşünen insanların da kendilerini özgürce ifade edebilmesinden gelir. Hukuk, yalnızca sevdiğimiz ya da katıldığımız insanlar için değil; herkes için gerektiğinde anlamlıdır. Adalet de ancak herkes için işlediğinde adalettir.
Bugün dünyaya baktığımızda görüyoruz ki, hukukun zayıfladığı yerde kutuplaşma büyüyor, adalet duygusunun aşındığı yerde toplumsal barış yara alıyor.
Bir insanın özgürlüğünden mahrum bırakılması, yalnızca onun hayatını değil; ailesinin, çocuklarının ve yakınlarının hayatını da etkiler.
Bu nedenle Selahattin Demirtaş’ın durumuna yalnızca siyasi bir mesele olarak değil, aynı zamanda vicdani ve insani bir mesele olarak bakıyorum.
On koca yıl... Çok uzun bir zaman...
Bir insanın hayatından, bir babanın çocuklarından, bir ailenin birlikte yaşayabileceği yıllardan alınmış çok uzun bir zaman…
60 yaşıma girerken şuna inanıyorum:
Hukuk intikamın değil, adaletin aracıdır.
Özgürlük bir lütuf değil, temel bir haktır.
Ve adalet geciktiğinde, yalnızca bireyler değil, toplumlar da zarar görür.
Bu nedenle, hukukun evrensel ilkeleri ve adalet duygusu çerçevesinde, Selahattin Demirtaş’ın bir an önce özgürlüğüne kavuşması ve serbest bırakılması gerektiğine inanıyorum.
Çünkü bazen bir insanı özgür bırakmak, yalnızca o insan için değil; hukuk devleti, toplumsal vicdan ve ortak geleceğimiz için de doğru olanı yapmaktır.
#SelahattinDemirtaşaÖzgürlük
Mutlaka Ankara'ya girecek, mutlaka biz kazanacağız!
Doruk Maden işçileri olarak Beypazarı girişindeyiz. Sendikamızın Genel Başkanı Gökay Çakır:
“Burada barikat kuruyorlar bizim önümüze. Biz buradan yine çıkacağız arkadaşlar. Biz çıkacağız dediğimiz yerden çıkarız, biz ölürüz dediğimiz yerde de ölürüz. Ama bu işçilerin hakkını da kimseye yedirmeyiz.”
Tüm halkımızı yarın 4 Haziran saat 12.00’de Yıldızlar SSS Holding önüne çağırıyoruz.
#MadencilerAyakta
🌍 Bolivya |
Bolivya’da haftalardır grevler ve yol blokajları sürüyor. La Paz’ın yerli önderleri:
“Kardeşlerimize sesleniyoruz: abluka noktalarında gardınızı düşürmeyin!”
Ellerinde halkın kanı olanlarla ne diyalog ne de müzakere istiyorlar. Rodrigo Paz gidene kadar barikatların başında kalacaklarını söylüyorlar.
Madenciler, köylüler ve yerli halklar sömürüye, yoksulluğa ve faşist iktidara karşı direniyor.
Direnişe ve halka yönelen tüm saldırılara rağmen Bolivya halkı dimdik ayakta. Yaşasın direnen Bolivya halkı.
Alman devleti, ülkenin her yerinde arayıp 30 yıl boyunca bulamadıkları Kızıl Ordu Franksiyonu (RAF) devrimcisi Daniela Klette’ye yüz tanıma teknolojisini devrimcilere karşı bir silah gibi kullanarak ulaştı. Daniela Klette 13 yıl zindana mahkûm edildi.
Hedef alınan yalnızca Klette değil, düzenle uzlaşmayan devrimci hafıza ve mücadele çizgisidir.
Daniela Klette:
“Hâlâ devrimci mücadelenin içindeyim. Hedef alınan ben değilim, devrimci hareket. Direniş oldukça umut da var. Gerçekten özgür olabilmemiz, herkesin özgür olmasıyla mümkün”
Devrimci mücadele ne yargıyla ne de egemenlerin teknolojik av araçlarıyla bitirilebilir. Tüm devrimci tutsaklara özgürlük.
Var olsun devrimci mücadele.
#FreeDaniela
28 Mayıs 2013,
Tarih yazılırken nerede durduğunuz, insanlığın hâfızasından silinmez.
"Ben, ağaçların da vekiliyim!" deyip iş makinesini durduran güzel adam, seni unutmayacağız.
#Gezi13Yaşında
Demiş ki kızkardeşimiz: «Hâlâ devrimci mücadelenin içindeyim. Hedef alınan ben değilim, devrimci hareket. Direniş oldukça umut da var. Gerçekten özgür olabilmemiz, herkesin özgür olmasıyla mümkün.» Dünyanın her köşesinde kardeşlerimiz var.