Ey ahali, duyduk duymadık demeyin... Yine bir kara haberle uyandık. Çok yakın olduğum bir ağabeyimin evladı hunharca katledildi. Bir can daha aramızdan koparıldı, bir aile daha tarifsiz bir acının içine sürüklendi.
Soruyorum; neredesiniz? Bu ülkenin güvenliğinden sorumlu olanlar neyi bekliyor? Daha kaç ocak sönecek, daha kaç anne-baba evladının ardından gözyaşı dökecek? Sokaklar korkunun, vicdansızlığın ve suçun gölgesinde kalırken sessiz kalmak da bu acıya ortak olmaktır.
Bugün bir başka babanın yüreğine ateş düştü. Ben bu yükü nasıl taşıyacağım? O babanın yüzüne nasıl bakacağım? Bu acının, bu ihmallerin ve bu kayıpların hesabını kim verecek? Adalet nerede, vicdan nerede? Artık yeter. Bu millet evlatlarını toprağa vermekten yoruldu.
Konya’da 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Hene Ebuzeynep, harçlığını çıkarmak için çalıştığı kafede elleri arkaya bağlı şekilde asılı halde bulundu
Henenin faillerinin bulunması için ses olalım
Yok. Yerde yatan yaralı çocuğa tekme atan, Ahmet hastaneye giderken gülerek pozlar verip, nasıl katlettiğini anlatan, silahlarla poz verenlerin, bayramlaşmalarını paylaşanların utanması olur mu? #AcıyaTuzBasmak
Yiğit Cem 11 yaşındayken akranları tarafından bisikletinin frenleri kesilerek 8 metrelik istinaf duvarından aşağıya uçtu ve yoğum bakımda hayatını kaybetti. Katillerin yaşı 11 olduğu için dosyası "kovuşturmaya yer yok" denerek kapatıldı. Katillerin sonrasında mahalledeki çocukları bıçakla tehdit ederek: "Seni de yiğit gibi öldürürüz." dedikleri halde ceza almadılar. Yiğit Cem için susma adalet yerini bulsun! @Yigiticinadalet #yiğitcemiçinadalet
Kahramanmaraş’ta gerçekleşen okul saldırısında 5/E sınıfında yaralanan Mustafa Aslan kardeşimiz ağır yaralandığı için yoğun bakıma kaldırılmıştı!
Son durumu:
— Vücuduna 9 kurşun aldı, çıkartıldı.
— Durumu hala çok kritik.
— Tam 48 gündür yoğun bakımda yaşam savaşı veriyor!
Ablasının hepimizden talebi var:
“Durumu hala kritik. Dualarınıza ve iyi dileklerinize ihtiyacımız var!”
Umarım en kısa zamanda aramızda olursun gül yüzlü kardeşim! 🙏🏻
Cezaevi ziyaretinde çekilen fotoğrafa duygusal müzik ekleyip,ziyaret ettiği piçi hiç sebepsiz yere bıçaklanıp yere düşen 14 yaşındaki çocuğun kafasına tekme atmamış da; emek mücadelesinde tutuklanmış gibi utanmadan servis etmiş. Bunlar için “rehabilitasyon” mavrası yapanlar da aynı ayarda orrrsopu çocuğu.
Şimdiye kadar hiç anlatmadığım bir detay var...
Ahmet’i yoğun bakımda gördüğümde gözlerim doğrudan alnındaki morluğa takıldı. O morluğun neden olduğunu biliyordum. İşte o an,nefes alamadım, konuşamadım, sadece baktım... Evladımın yüzüne, bana bir daha gülümseyemeyecek olan yüzüne.
Sonra kulağında küçük bir yara gördüm. Doktora sordum: “Bu nedir?” Dediler ki, “Başı uzun süre sol tarafa yatık kaldığı için oluşmuş, annesi.”
O küçücük yarayı duyduğumda bile içim kan ağladı. Günlerce kulağındaki o izi düşündüm. Ama kimse bana alnındaki morluğu unutturamazdı. Çünkü o morluk, evladımın çektiği acının sessiz tanığıydı.
Şimdi size soruyorum; ben kulağındaki küçücük yara için kahrolurken, alnındaki o morluğu görünce neler hissetmiş olabilirim? Bir anne yüreği bunu nasıl taşıyabilir? O gün Ahmet’in alnındaki morluk sadece onun bedeninde değildi; benim ömrüme vurulmuş bir mühürdü. O an kalbim kırılmadı, paramparça oldu. Ve o parçalar hâlâ yerinden toplanamadı.
İsmini dile getirmek istemiyorum, son bayramın olur inşallah.
Celal Şengör, zayıflama iğnesi kullanarak 50 kilo vermiş. Muhtemelen Ozempic adı verilen ve aylık maliyeti 10 bin TL olan bu iğne bir GLP-1 agonsitidir.
Bu iğne tıpkı vücudun kendi ürettiği D vitamini hapı almak gibidir.
Bu iğneyi kullananların büyük bir kısmı evet, kısa zamanda Celal bey gibi oldukça fazla kilo veriyor ama iğneyi bırakınca "hoooop" eski kilolar aynen geri geliyor.
Bu iğnelerin mide felci, bağırsak tıkanması, pankreatit, tiroit tümörü, körlük, böbrek hasarı, kas ve kemik kaybı gibi çok ciddi ve ölümcül de olabilen yan tesirleri de var.
GLP-1 (Glukagon Benzeri Peptit-1), vücudumuzda tabii olarak üretilen bir bağırsak hormonudur. Özellikle yemek yedikten sonra ince bağırsaktaki L hücrelerinden salgılanır.
✅Kan şekerini düzenler: Pankreastan insülin salgısını artırır, glukagon salgısını baskılar (bu sayede kan şekeri dengelenir).
✅Tokluk hissi verir: Mide boşalmasını yavaşlatır ve beyindeki iştah merkezini etkileyerek açlığı azaltır.
✅Kilo kontrolüne yardımcı olur.
Adam gibi beslenenlerde vücut bu hormonu yeteri kadar sentezler.O da adam gibi beslenseydi bu iğneye ihtiyacı olmayacaktı.
İnsanları sağlıklı beslenmeden, adam gibi yiyecek ve içeceklerden uzaklaştırıp onları ilaçlara ve takviye denen saçmalıklara mahkum eden ticari tıp' tan başka ne beklenebilir ki?
@serviansevera@nefissiteIerim Önemli olam şey kilo vermek değil . Yemekle kurulan duygusal bağı gözden geçirmek . Neden ihtiyaç fazlası tüketim yapıyorum sorusunu sormak . Dış müdahale her ne olursa olsun olmamalı . Konuyu psikolojik ele almalı . Aksi durumda kilo geri gelir