Ben Işıl Öykü Dinç... 14 yaşındaydım, Pendik'te son sürat bir araç canımı aldı. Çarpan sürücü arkasına bile bakmadı, 48 saatte serbest kaldı! "Bir anda caddede hiçbir MOBESE çalışmadı. Ailemi tehdit ederek bu davanın üstünü örtmelerine izin vermeyin, ne olur sesim olun! #IşılÖykü
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Aykut Erdoğdu: O zaman soruyu soruyorum. Şu an bu iddianame, sizin ve benim hakkımda yazılan iddianame ile Anayasa'da belirtilen 309. maddesindeki anayasayı ilga suçunun işlendiğinin farkında mısınız?
Hakim: Soru gereksiz, geçtik soruyu. Bir sıradaki soruya geçelim.
Aykut Erdoğdu: Tamam, siz gereksiz deyin ben sorumu sorayım. Bunun ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektirdiğini, Türk milletinin iradesinin çalınmak üzere bunun yapıldığını biliyor musunuz?
Evet. Sonuçta bu soruları sormamın sebebi şu.
Hakim: Bunları bunları ne, ne amaçla sordunuz?
Aykut Erdoğdu: Bunları gelecekteki yargılamalara delil bırakmak, hiç kimse dürüstlük bu mahkemede değil gelecekte biz şikayetçi olacağız.
Hakim: Gelecekteki yargılamalar, inanın şu an şu an bizim konumuz değil. İstinatlar ile alakalı sorular varsa Aykut Bey onları sorun yoksa.
Aykut Erdoğdu: Sayın Başkanım tam da bak tam da bunu söylemeye çalışıyorum.
Gelecekte ben bir milletvekiliyim. Ben bu davaların peşine düştüğümde bu dava dosyası, bunların hepsi delil.
Ben bu davaların hukuki takibini yapacağım hayatımın anlamı bu artık.
Hapiste yatmışım, üçe beşe kalmışım şu kadar önemi yok. Artık şu kadar önemi yok, tek bitiriyorum son sorumu bitiriyorum.
Yolsuzlukla mücadele etmekte büyük bir yolsuzluk yaparak Türk milletinin iradesinin çalınmasını istenen bu davada sanık olduğunuzu biliyor musunuz?
Hakim: Aykut Bey'in sesini alalım.
Bugün, 3 yıldır devam eden Salacak Sahili’nde uğradığım saldırıyla ilgili davanın duruşması vardı.
Duruşmaya fiziken katılma talebim uygun görülmedi ve cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katılmamın yeterli olduğuna karar verildi. Hiçbir sanığın katılmadığı duruşmaya, Marmara Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan SEGBİS üzerinden katıldım.
Bir kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla saldıran, yaralayan ve linç etmeye çalışan kişiler bugün özgürce hayatlarına devam ediyor, kamu alanlarında ticaretlerini sürdürüyor. Ben ise kamu görevimi yaptığım için tutukluyum.
Sonucun ne olduğunu merak edenler olacaktır. Dosya için Aralık ayına yeni bir duruşma günü verildi. Böylece dava dördüncü yılına doğru ilerliyor.
Patron Bekir Kiremitçi’nin adamları tarafından işletme içerisinden direnen işçiler ve aileleri üzerine silahla üç el ateş edildi. Yaralımız yok. İşçiler ve ailelerle madeni işgal ettik. Buradan dönüş yok ölümse ölüm!
Her türlü ayrımcılık ve kadını hedef alan ithamlar bir şakayla maskelense dahi kabul edilemez.
Başta kadınlar olmak üzere, tüm halkımızı rahatsız eden ve Cumhuriyetimizin onurlu yurttaşlarını mizah adı altında aşağılayan ayrıştırıcı söylemleri kınıyorum.
Halk tepkisi gelene kadar bu olay ile ilgili hiçbir adım atılmadığını, orada bulunan ve kahkahalarla karşılık veren siyasilerin de 86 milyona ve kadınlara bir özür borcu olduğunu hatırlatıyorum.
Güzel Türkiye’mizde herkes değerli, herkes saygın, herkes eşit olacak.
TAHLİYE kararı çıktı!
75 gün tutukluluğunun ardından ilk kez hakim karşısına çıkan @BirGun_Gazetesi muhabiri İsmail Arı hakkında tahliye kararı verildi.
Haksız yere tutuklanan tüm gazetecilere özgürlük!
Çünkü #GazetecilikSuçDeğildir
Bu çok acayipti;
Özgür Özel: Biz partiden atıldıktan sonra hayır lokması dağıtır gibi, çikolata dağıtan, Ferdi elektrik çarpması sonucu canıyla uğraştığı o gün, Yeni Akit gazetesine 'çarpıldı' diye dalga geçen karikatürü çizen o kadın, çikolata dağıtıyor baba evinde.
#Canlı | CHP Lideri Özgür Özel'den 'mutlak butlan' sonrası ilk grup toplantısı
"Gezi eylemlerinde hayatlarını kaybeden kardeşlerimiz Ali İsmail Korkmaz'ı, Ethem Sarısülük'ü, Abdullah Cömert'i, Mehmet Ayvalıtaş'ı, Ahmet Atakan'ı, Medeni Yıldırım'ı, Hasan Ferit Gedik'i ve evladımız Berkin Elvan'ı rahmetle anıyorum. Hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum."
https://t.co/v1eyAu8Cfl
Cumhuriyet tarihimizin en zorlu ve en onurlu görevlerinden birini üstlenen Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel'in başarılı olacağına olan inancım sonsuzdur…
Şimdi size kısa bir hikaye anlatacağım. Ülkemizin son dönemde büyük sempati duyduğu İspanyol Lider Pedro Sanchez ile ilgili.
Biliyor musunuz, 2016'da İspanya'da Pedro Sanchez, kendi partisi PSOE'nin liderliğinden düşürülmüştü.
📌 2015 ve 2016 seçimleri sonrası İspanya’da hiçbir parti tek başına hükümet kuracak çoğunluğu elde edemedi. Geleneksel iki partili sistem sarsılmış, yeni aktörler olan Podemos ve Ciudadanos yükselmişti. PSOE ise ikinci parti olmasına rağmen hükümet kuramıyor, o seçime kadar iktidarda olan Halk Partisi (PP) lideri Mariano Rajoy da çoğunluk sağlayamıyordu.
📌 Bu süreçte Sánchez’in pozisyonu çok netti: “No es no” (“Hayır, hayırdır”).
Yani Sanchez; PSOE’nin, Rajoy’un yeniden başbakan olmasına hiçbir şekilde izin vermemesi gerektiğini savunuyordu.
Ülke kilitlenmişti, 1 sene filan hükümet kurulamadı. Rajoy’un azınlık hükümeti kurmasına izin vermek için PSOE’nin çekimser kalması gerekiyordu. Sánchez ise buna direniyordu. Ciddi yolsuzluk iddialarına karışmış Rajoy’un önünü açacak herhangi bir hamleyi kabul etmiyordu.
📌 Sonunda parti içinde büyük bir bölünme ortaya çıktı. Eylül 2016’da PSOE yönetiminin yarısından fazlası topluca istifa ederek Sanchez’i yalnız bırakmaya ve düşürmeye çalıştı. Sonunda Sanchez istifa etti.
📌 Parti elitleri Sanchez’in siyasi kariyerinin bittiğini düşündü. Fakat tam tersi oldu.
2016 sonu ve 2017 boyunca Sanchez arabasıyla tüm İspanya’yı dolaşıp doğrudan parti tabanıyla temas kurdu.
Topladığı destekle 2017'de parti genel sekreterliğine geri döndü.
2018'de de başbakan oldu.
(Bir Sanchez portresi hazırlıyoruz. Son dönemdeki yolsuzluk soruşturmalarına da değiniyoruz. Meraklıları beklemede kalsın 🌿)
Ben TELE1 sürecininde bu işten bağımsız olmadığını söylediğimde, Kılıçdaroğlu yandaşları bana türlü türlü hakaretler etmişti. Alın işte. Maalesef Kılıçdaroğlu TELE1’in gasp edilmesi dahil tüm sürecin tarafı.
Kılıçdaroğlu "Bu milletin geleceği için arkamızdan sinsice sızan FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum" dedi. Kılıçdaroğlu'nun ByLock kullanan başdanışmanı Fatih Gürsul FETÖ üyesi çıkmıştı.
Bu da 4 yıl önceki AA haberi:
https://t.co/rDUmtfrM17
Kemal Kılıçdaroğlu: "Hesap uzmanlığından genel müdürlüğe, milletvekilliğinden genel başkanlığa devletin her kademesinde görev yaptım; tek kuruş haram lokma yemedim"
Kılıçdaroğlu'nun konuşmasında göze çarpan bir devlet vurgusu var, dinleyenler fark edecektir... CHP Genel Başkanlığı da bir devlet görevi olarak tanımlanıyor.
Kılıçdaroğlu özetle; "önce hesap soracağım, temizlik yapacağım, sonra kurultay yapacağım" dedi.
Zaten ihtimal verilmiyodu ama kendi ağzıyla da itiraf etti, açıkladı kurultay seçimden sonra
Kemal Kılıçdaroğlu’nun birazdan Özgür Özel hakkında doğru olmayan bilgiler paylaşması bekleniyor.
Bayramlaşma adı altında Genel Merkez önünde topladığı kim olduğu belirsiz bir grup insan önünde yeni bir operasyonun startını verecek.