Bugün itibariyle 30 yaşına girmiş bulunmaktayım Yaşıtlarma göre çok fazla farklı tecrübeler yaşadım Özellikle son 10 yılda 50 yıllık hadiseler yaşayıp gördüm En önemlisi ise bunlardan ders çıkarmak oldu Siz ne kadar plan yaparsanız yapın yine de kader çizgisi dışına çıkamazsınız+
@antihistamink Avrupa’nın vize sorunu tr politası kaynaklı, göçmen ile ilgili değil. Öte yandan Avrupa’nın iş gücü göçmenine ihtiyacı hat safhada, okumuş tahsilli adama ihtiyacı yok.
Ayrıca mangal tamamen kuralına uygun yapılmış, ateşin yer ile teması yasak 😀
ṢU TAG'A BİR EL ATSAK GÜZEL İNSANLAR...
Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nda hukuk uzmanı olarak çalışan KHK'lı Yusuf Bilge Tun��,6 Ağustos 2019'dan beri kayıp..
Baba Mustafa Tunç:
"Hapiste olsa gider ziyaret edersin, ne olduğunu bilmemek kadar acı bir şey yok"
Gülistan MilatOlsun
Adli Tıp Kurumu'nun "cezaevinde kalabilir" raporu verdiği Abdullah Tırpan’ın sağlık durumu her geçen gün daha da kötüleşiyor.
Ağır hasta mahpuslara tanınan haklar Tırpan için de gecikmeden uygulanmalı.
AbdullahTırpanın SesiOl
İçim bir türlü soğumuyor😔YUSUF TARIK GÜL'ün adını küçülterek,yok saymaya çalışarak yaptığınız vicdansızlıkla,YUSUF'un adını daha çok yürekler büyük harflerle kazıdınız...
Adın yüreklerde yazılı #gamzelicennetkuşum 🥹😓
İngiliz çiftçiler:
“Artık bize yiyecek üretmeyi bırakıp kır çiçekleri yetiştirmemiz için para veriliyor. Bu delilik.''
-Buna kimler imza attı, tahmin edin: Keir Starmer ve Bill Gates
- 2050’ye kadar çiftlik hayvanlarında yüzde 100 azalma, yani sıfır hayvancılık.”
- Gıdayı kontrol ettiğinizde, insanları kontrol edersiniz..''
Dün akşam KHK ile işinden ve aşından edilen bir ailemizin sofrasına misafir olduk, iftarımızı birlikte açtık.Dinlediğimiz hikayeler, tanık olduğumuz haksızlıklar tek bir gerçeği haykırıyor: KHK zulmü sürdükçe adaletten söz edilemez.
Toplumsal barışın yolu, bu hukuksuzluk iklimini sonlandırmaktan geçer. KHK mağduriyetleri derhal bitmeli. Yurttaşlarımız işlerine iade edilmelidir.
Barselona'daki Filistin yardım etkinliğinde konuşan Guardiola:
"Selamünaleyküm.
Bir çocuğun, enkaz yığınları arasında 'Annem nerede?' diye yalvardığını gördüm; ve o çocuk hâlâ annesine ne olduğunu bilmiyor.
Onları yalnız bıraktık, terk ettik.
Ali Ünal; kıymetli Babam,
10 yıldır hürriyetinden mahkum edilmiş vaziyette, hapiste.
70 yaşını aştı.
Daha ne kadar orada kalacak?
Hiçbir şekilde kaçma şüphesi olmayan, suçlandığı "darbe teşebbüsü"nden beraat eden Babam çok geç olmadan #AliUnalEvineDonsun
Ahmet Kurucan hocamız — kusura bakmasın — bazı konularda bildiğiniz gibi. Önceden kafasını kurmuş, choose and pick yapıyor. “Kolaylaştıracağım” diye kolaya kaçıyor, insanlara sağlıklı kapılar açmıyor.
Detayına girmeyeceğim. “Yılbaşı, Christmas dini değil artık bir kültürdür, onun için kutlanabilirmiş.”
Olayın bir de pedagojik boyutu varmış; çocuklarımızı entegre ediyormuş.
İlk düğme yanlış iliklendi mi gerisi yanlış geliyor. Hizmet hareketindeki arkadaşların en büyük yanlışı “Çocuklarımızı entegre edelim” yanlışlığıdır. Bunu söyleyenler, 30’undan 40’ından sonra diasporaya çıkmış, İngilizceyi sonradan öğrenmiş — benim gibi çoğunlukla taşradan gelmiş — abi ve ablalardır. Burada doğup büyümüş ve İslami kimliği oturmuş yeni nesil bunu savunur mu bilmiyorum. Savunanlar çıkarsa, bu ancak sonradan gelmiş abi ve ablaların yanlış telkinlerinin tezahürü olacağındandır.
Kimlik koruma stratejilerinin tüm diaspora topluluklarında temel bir pedagojik yaklaşım olduğunu da belirtmek gerekir.
Çocuklarımızın entegre edilmelerine ihtiyaç var mı Allah aşkına?
Zaten Amerikan toplumunun içinde büyüyorlar:
· Okulları Amerikan
· Dilleri Amerikan
· Arkadaşları Amerikan
· Medyaları Amerikan
· Sosyal kodları Amerikan
Asıl sorun, bu ortamlarda büyüyen çocuklarımızın entegre edilmesi değil; onların İslami, manevi hatta — kimilerine göre — milli değerlerinin korunmasıdır. “Çocuklarımızı entegre edelim” yanlış paradigmasından vazgeçmek lazım.
Neymiş?… “Bu artık bir kültür”müş!!!
Yılbaşı modern dünyada içki, seküler eğlence ve tüketime dayalı bir kültürün taşıyıcısıdır. “Bu sadece kültürdür” denerek tamamen nötr hâle getirilemez. Kültür nötr değildir; çocukların, gençlerin hatta büyüklerin değer dünyasını şekillendirir.
30–40 sene önce biraz çerez ve meyveyle kutladığımız yılbaşıları — tekrar ediyorum — artık:
· içki kültürü,
· seküler kutlama ritüelleri,
· tüketim kültürü,
· eğlence merkezli bir yaşam felsefesi
gibi çok güçlü değer taşıyıcıları ile iç içedir.
Uber yaptığım zamanlardan biliyorum. Eğlence merkezlerinden otellere kıyamet kadar — genci yaşlısı — insan taşıyorduk. Küçükken evde “kültür” diye çam süsleyen çocuklarımız, büyüdüklerinde “e kültür böyle, flörtümle eğlenceden sonra otele gideceğim” derse ne diyeceksiniz?
“Kutlamazsak çocuk yabancılaşır” ifadesi temelsiz, mantıksız ve özensiz bir iddiadır.
Yabancılaşma sadece “yılbaşı kutlamamakla” olmaz. Kaldı ki buna yabanc��laşma demek de yersizdir.
Kimlik farklılıkları her toplumda vardır ve hayatlarının belli bir zamanında Müslüman çocuklarımız mutlaka Amerikalılardan ayrışacaktır ve ayrışmalıdır. Bu ayrışma doğaldır ve umarım bu ayrışmaya muvaffak oluruz. Çünkü çocuklarımıza diyeceğiz ki:
· içkisiz ve uyuşturucusuz yaşam sürmelisin,
· flörtten uzak durmalısın,
· helal–haram bilincine sahip olmalısın.
· İbadetlerini yapmalısın.
Bunlar zaten belirli bir ayrışma getirecektir. Getirmesin mi? Kızımın bir arkadaşı onu doğum günü icin havuz partisine davet etmiş. Kültürleri böyle, gitsin mi?
Diasporadaki tüm dini topluluklarda (Ortodoks Yahudiler, Mormonlar) bu tür ayrışmalar var — ve bu onların yok olmasına değil, tam tersine kimliklerini korumasına katkı sağlıyor.
Entegre olmak büyükler içindir. O da sisteme entegre olmayı gerektirir; İslam’a ters olan kültürüne değil. Hizmet’te konuşan, yazan abi–ablalar “çocuklarımızı entegre edelim” problemli yaklaşımını akıtmaktan vazgeçmelidirler.
Hizmetteki arkadaşlara gelince, bir “abi–abla fıkhı veya fetvaları” ile hareket etmesinler. Zira bir “abi–abla fıkhı” yoktur. Madem yılbaşı ile alakalı konuşuyoruz: Bir “abi ve abla fıkhı” ile evlerine Noel veya yılbaşı çamları koyup süslemesinler. Öyle israflara girmektense muavenete göndermeleri daha isabetli olur.
https://t.co/O7mhDA3CNP
“Bu 8 milyar insanın;
%11’i Avrupa’da
%5’i Kuzey Amerika’da
%9’u Güney Amerika’da
%15’u Afrika’da
%60’ı Asya’da yaşamaktadır.
%49’u köylerde, %51şehirlerde yaşıyor.
İnsanların;
%12’si Çince
%5 İspanyolca
%5 İngilizce
%3’ü Arapça
%3 Hintçe
%3 Bengalce
%3 Portekizce
%2 Rusça
%2 Japonca
%62’si kendi dilinde konuşuyor.
-İnsanların;
-%77’sinin konutu var. %23’ünün yaşayacak mekanı yok.
-% 25’i yetersiz besleniyor.
-%87’si temiz içme suyuna sahip.
-%75’inin cep telefonu var.
-%30’unun internet erişimi var.
-% 7’si üniversite mezunu.
-%83’ü okuma-yazma biliyor.
İnsanların;
-%33’ü Hıristiyan,
-%22’si Müslüman,
-%14’ü Hintliler,
-%7”si Budist,
-%12’si diğer dinler,
-%12’sinin dini inancı yok.
-Dünyada insanların %26’sı 15 yaşına ulaşamadan ölüyor. 15-64 yaş aralığında ölenlerin oranı % 66’dır.
-İnsanların sadece % 8’i 65 ve üzerindeki yaşlara kadar yaşayabilmektir..”
Kaynak:NEW ENGLAND JOURNAL OF MEDICINE-2024
#dünya #world
Eğer dünyada gerçekten demokrasi diye bir şey olsaydı, şimdiye kadar bu kadar tepki gösteren toplumlara , devletleri kulak verir ve bu soykırıma engel olunurdu.
Bu bir nükleer patlama değil; ABD ve Batı İmparatorluğu'nun desteklediği; 2 yıldan uzun süredir aralıksız ve kasıtlı bir bombalama sonucu ortaya çıkan manzara.
7 Ekim 2025 itibarıyla Gazze’de 2 yılı anlatan rakamlar:
Kayıplar
Toplam ölü: 67 139
Çocuk ölümleri: 20.179
Kadın ölümleri: 12 500
Yaralı: 169 679
Kayıp/enkaz altı: 9 500+
Gazeteci ölümleri: 254
Sağlık çalışanı ölümleri: 1 670
Tamamen yok olan aile: 6 000
Sağlık ve Açlık
Açlıktan ölenler: 460 (154’ü çocuk)
Yetersiz beslenme riski altındaki çocuk sayısı:
650 000
Hepatit A vakası: 71 338
Düşük yapan hamile kadın: 12 000+
Hastalık bulaşan kişi: 2 142 000
Ambulans saldırısı: 197 araç
Yıkım ve Altyapı
Gazze’nin %90’ı yaşanılamaz durumda.
Yıkılan konut sayısı: 520 000+
Kullanılan patlayıcı: 200 000 ton
Elektrik hattı tahribi: 5 000 km
Su kuyusu imhası: 725
Ekonomik kayıp: 70 milyar dolar
Bunun 28 milyar doları konutlardan.
Tarım alanlarının %94’ü işlevsiz.
Balıkçılık tamamen durdu.
Eğitim ve Kültür
Eğitim kurumlarının %95’i hasarlı.
13.500 öğrenci, 830 öğretmen, 193 akademisyen öldü.
835 cami tamamen, 180 kısmen yıkıldı.
3 kilise vuruldu.
60 mezarlıktan 40’ı yok edildi.
BM raporlarında, Gazze’de 730 gündür süren İsrail bombardımanı, sadece askeri değil “insan varoluşuna karşı saldırı - soykırım” olarak tanımlanıyor.
“Bu çağın problemi bilgisizlik değil. Tam aksine, bilgi bolluğu içinde anlam yoksulluğudur.
İnsanlar artık hakikati aramıyor. Zaten bildiklerini düşünüyor.
Sorgulamıyorlar. Sadece onay bekliyorlar.”
Yine mükemmel bir bülten. Emeğinize sağlık @RaufAtillaPolat
Kayıp Hakikatler Çağı...
Bu Hafta Bültende Neler Var?
https://t.co/DfVNgiSO0w
- İnsanlar Üç Kısımdır
- Beddua, Sabır ve Sonuç
- Suudlar ve Amerika
- Çocuklar: İlim ve Anne - Baba
- Şirketinizin İşe Alacağı Bir Sonraki Çalışan Neden Bir Ahlak Filozofu Olmalıdır?
- Motivasyon mu Daha Önemli, Disiplin mi?
- ChatGPT'nin 9 Altın Kuralı
- Yapay Zeka’ya Yazdıklarınız Mahkemede Aleyhinize Delil Olarak Kullanılabilir
- Kur’an’da İletişim Dili
- Azazil’i Şeytan Yapan Kibir
- Zamanı Değerlendirme Sanatı
- %50’si Çinli
- Haftanın Videoları
- Haftanın Makaleleri
- Haftanın Teknoloji ve Yapay Zeka Manşetleri
https://t.co/DfVNgiSO0w